logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
tarih

101’inci Yıldönümünde 2’nci İnönü Savaşı ve Hava Harekâtı

Bugün, 23 Mart 1921 saat 09.30’da düşman Yenişehir, İnegöl şoselerinden ve iki yol arasındaki araziden ilerlemektedir. 1’nci Uçak Bölüğü’nden uygun bir uçak uçurularak düşmanın Hava Kuvvetleri durumu ve hareketi hakkında süratle bilgi toplanması

1’inci İnönü Savaşı Sonrası Durum:

1’inci İnönü Savaşı’nda mağlup olan Yunanlar, aldığı yenilgiyi telafi etmek, milli ordunun kuvvetlenmesine meydan vermemek ve Londra Konferansı’ndaki barış önerilerinin kabul etmeyen TBMM Hükümetini cezalandırmak amacıyla İngilizlerin teşviki ile taarruza geçmiştir. Yunan ordusu, Eskişehir ve Kütahya’yı alarak demiryolu ulaşımını ele geçirmeyi ve Ankara’ya ulaşarak TBMM’ne Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmeyi amaçlamıştır.

2’nci İnönü Savaşı Öncesinde Uçak Durumu:

2’nci İnönü Savaşı, Millî Mücadele’nin önemli aşamalarından birisi olmuş, Türk havacılığı oldukça az sayıda uçakla savaşa katılmış ve cephede sınırlı sayıda uçak kullanılmıştır. 1’inci İnönü Savaşı’ndan sonra uçakların tamiri ile uğraşılmış ve elde bulunan keşif uçağı tamire alınmış, Yunanlardan ganimet olarak ele geçirilen iki uçak, bakımdan çıkan iki av uçağı ile iki av uçağı daha savaşa hazır hale getirilmiştir. Hamiyetli vatanperver iş adamı Erzurumlu Nazif Kotan tarafından İtalya’dan iki uçak satın alınarak Hava Kuvvetlerine bağışlanmış ve bu dönemde havacılık tarihinde bağış uçaklarının önemli bir örneği yaşanmıştır. Uçak, İstanbul’dan-İnebolu ve Akçaşehir üzeri uçuş ile Eskişehir’e getirilmek istenmiş, Akçeşehir’de iniş meydanı hazırlanması ve uçağa Türk işaretlerinin takılması kararlaştırılmıştır. Ancak, uçağın Eskişehir’e intikali uzun sürmüş, uçak önce Bolu’ya intikal etmiş, tecrübe uçuşu esnasında iniş takımı ve pervanesinin kırılması nedeniyle harekâta iştirak etmesi mümkün olamamıştır.

2’nci İnönü Savaşı Nasıl Başladı:

2’nci İnönü Savaşı, bütün olumsuzluklar ve imkânsızlıklar içerisinde 23 Mart 1921 tarihinde sabah saatlerinde; 3ü’ncü Yunan Kolordusu Yenişehir-İnegöl istikametinden ve 1’inci Yunan Kolordusu Dumlupınar-Afyon istikametinden taarruza geçmesi ile başlamıştır. 23 Mart 1921 günü saat 13.30’da, Karargâhı Pazarcık’ta olan Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü; Eskişehir’deki Hava Kuvvetleri Şubesine gönderdiği mesajda; “Bugün, 23 Mart 1921 saat 09.30’da düşman Yenişehir, İnegöl şoselerinden ve iki yol arasındaki araziden ilerlemektedir. 1’nci Uçak Bölüğü’nden uygun bir uçak uçurularak düşmanın Hava Kuvvetleri durumu ve hareketi hakkında süratle bilgi toplanması” istenmiştir.

Bunun üzerine 23 Mart 1921 saat 15.00’de, Muttalip Meydanı’nda bulunan 1’nci Uçak Bölüğü’nden Svl.Plt.Hasan Fehmi ve Rasıt Ütğm.Hasan Basri, keşif uçuşu için havalanmış, ancak uçak motor arızası nedeniyle geri dönmüş ve bu nedenle keşif görevi yerine getirilememiştir.

Takiben Plt.Astsb.Vecihi Hürkuş, 40 dakika içinde görev uçuşuna kalkmış, Yenişehir-Bilecik ve İnegöl-Pazarcık yolundaki keşifte düşman kuvvetlerinin yürüyüş kollarını görmüş, birliklere bomba ve makineli tüfekle taarruz etmiştir. 24 Mart 1921’de Vecihi Hürkuş, keşif uçuşunda Yenişehir-Söğüt-Bilecik-İnegöl yolunda ilerleyen Yunan düşman kuvvetlerini bombalayıp makineli tüfek ateşine tutmuştur.

2’nci Uçak Bölüğünde; tecrübeli ve başarılı havacılardan Plt.Yzb.Fazıl ve Tğm.Halil Ziver görev yapmış, savaş süresince tek uçak ile harekâta katılmış ve savaşın ilk iki günü 23/24 Mart 1921’de uçuş yapmamıştır. Yzb.Fazıl 25 Mart 1921 tarihinde gerçekleştirdiği keşif uçuşunda, bir Yunan alayının Dumlupınar-Düvertepe civarında istirahat ettiğini ve Uşak-Paşacık-Dumlupınar yolunda süvari yürüyüş kolu olduğunu tespit etmiştir. 25 Mart 1921 saat 11:00 civarında 1’inci Uçak Bölüğünden Plt.Astsb.Vecihi, düşmanın Hamamlı Domaniç yolu üzerindeki kuvvetinin; sınıfı, miktarı, kol başının yerini tespit için keşif uçuşuna hazırlanırken, Eskişehir’e iki Yunan uçağının yaklaştığı bilgisi gelmiştir. Uçağı önlemek üzere havalanmış, motoru arızalandığı için geri dönmüştür. Yemen doğumlu Plt.Ütğm. Hasan Fehmi, uçağın arızası giderildikten sonra Yunan uçaklarını önlemek için kalkış yapmış, uçak kalkıştan sonra motor arızası nedeniyle meydana dönüşünde düşmüş ve Millî Mücadele’nin 2’nci hava şehidi olmuştur.

Uçakların Durumu:

Vecihi Hürkuş yaşananları anılarında; “O, kutsal davada derme çatma uçaklarla boğuşmuştuk. Yerde çürüyen, havada yırtılan kanat bezlerini, paça jelâtini ve nişasta karışımdan yapılan maddeyle gererek uçuruyorduk” sözleri ile anlatmıştır.

26 Mart Günü Yapılan Uçuşlar:

26 Mart 1921’de 1’inci Uçak Bölüğü’ne takviye amacıyla 27 Mart’ta 2’nci Uçak Bölüğü’nden bir av uçağı ile Tğm.Halil Ziver Eskişehir’e intikal etmiştir. Bu intikalin amacı, düşman birliklerinin Afyon’a çok yaklaşmış olmaları nedeniyle gerçekleşmiş, ancak bu intikalden kısa süre sonra Afyon işgal edilmiştir. 26 Mart 1921’de, 2’nci Bölük’ten Plt.Yzb.Fazıl’ın keşfinde; Afyon-Altıntaş-Dumlupınar yollarında Yunan birliği olmadığını, fakat bir Yunan yürüyüş kolunun saat 10.00’da Sinan Paşa’ya girdiğini, diğer bir kolun Karaköse-Çiftlik arasında yürüyüşte olduğunu tespit etmiştir. Yine, aynı gün saat 11.45’de Tğm.Halil Ziver’ın keşfinde; Balmahmut’daki Türk mevzilerine doğru ilerleyen Yunan kuvvetlerine ait süvari öncüleri Küçükhöyük-Sinan Paşa arasına geldiğini, 3-5 km. uzunluğunda topçu bataryası ve muhtelif birliklerden kurulu yürüyüş kolunun yanında 2 süvari bölüğü olduğunu belirtmiştir. Yine, Yunanların, 2 piyade tümeni ve 1 süvari alayı ile birlikte Sinan Paşa-Saraylık-Balmahmut-Köprülü hattına doğru ilerledikleri görülmüştür. Saat 16.00’daki keşifte ise Yunan birliklerinin Örenköy güneyindeki Türk mevzilerine yaklaştığı tespit edilmiştir.

27 Mart Uçuşları:

27 Mart 1921’de Tğm.Halil Ziver keşif uçuşunda Yunan kuvvetlerinin Sinanpaşa’ya doğru ilerlemekte olduğunu ve aynı gün saat 16:00’daki keşifte, Yunan birliklerinin Örenköy civarındaki Türk birliklerine yaklaştığı belirtilmiştir. Plt.Astsb.Vecihi, aynı gün Söğüt bölgesindeki keşif uçuşunda; Söğüt’ün kuzeyinde çadırlı 1 ordugâh ve 2 tabur, güneyinde 1 piyade alayı, 1 bölük kuvvetinde Yunan birliği ve çeşme mevziinin 15 km. doğusunda 2 bölük kuvvetinde yürüyüş kolu olduğunu tespit etmiştir. 27 Mart 1921’de Yzb.Fazıl, 1 Yunan topçu bataryası ile 2 süvari bölüğünün Afyon-Altıntaş yönünde ilerlediğini, aynı gün saat 09.00’da bu birliklerin Çatalçeşme hizasına geldiğini ve 2 Yunan bölüğünün Balmahmut istasyonuna girdiğini belirtmiştir. Yunan topçusunun Büyükçorca bölgesine geldiğini, birliklerinin Afyon’a yaklaştığı ve şehrin tehlikede olduğu bildirilmiştir.

28 Mart Uçuşları:

28 Mart 1921’de, 2’nci Uçak Bölük envanterindeki tek uçağının düşmanın eline geçmesini önlemek amacıyla Plt.Tğm.Halil Ziver ile Eskişehir’e nakledilmiş, Afyon’un işgali üzerine bölük personel ve malzemeleri ile geri çekilmiştir. Aynı gün Vecihi, keşifte Söğüt’ün 1 km. kuzeyinde; iki tabur ve çadırlı ordugâh, 1 km. güneyinde ise yol kenarında gizlenmiş yürüyüş kolunda bir tabur ve bir alaylık ordugâh olduğunu belirtilmiştir. 28 Mart 1921’de öğleden sonra Tğm.Halil Ziver’in keşfinde, İnönü-Bozüyük arasında yaklaşık 50’ye yakın Yunan nakliye aracının Karaköy istikametinde hareket ettiğini, Düzdağ tepesi sırtlarının kuzeyinde ve vadi içinde batıya doğru yönelmiş bir Yunan taburunun yürüyüş halinde olduğunu tespit etmiştir.

29 Mart Uçuşları:

29 Mart 1921’de öğleden sonra Plt.Astsb.Vecihi, İnönü savaş alanı üzerinde yaptığı keşif uçuşu ile Bozalan’ın kuzeydoğusunda savaş siperleri olduğunu bildirmiştir. 30 Mart 1921’de Tğm.Halil Ziver saat 12.22’de, Bozüyük-Çepniyörük istikametinde yaptığı keşif uçuşunda, Kızılcapınar’a 2 km. mesafede portatif çadırlı ordugâh ve Bozüyük’e girmekte olan yaklaşık 300’e yakın Yunan süvarisi tespit edilmiştir. 31 Mart 1921’de öğle üzeri Plt. Vecihi’nin İnegöl-Bozüyük-Yayla ve Bozüyük-Söğüt-Gündüzbey yönündeki keşifte, İnönü’nün kuzey sırtlarında 1 Yunan taburunun istirahat ettiğini belirtmiştir. Yunan Kuvvetleri’nin 23 Mart 1921’de başlayan taarruzu 1 hafta sürmüş, 30/31 Mart 1921 tarihlerinde öğleden sonra keşifte, Dumlupınar mevziilerine çekildikleri tespit edilmiştir.

İkinci İnönü Zaferi:

Vecihi, 1 Nisan 1921 günü saat 14.20’de; Gündüzbey’de 60-70 kamyonluk bir konvoyun istirahat ettiğini, Ertuğrul Gazi’nin Türbesinden Bilecik şose üzerinde dağınık yürüyüş kolları ve ağırlıklar ile kuzeye doğru çekildiğini tespit etmiştir. Bilecik İstasyonu’nda çok sayıda Yunan askeri ve nakil aracı olduğunu belirtmiştir. Yunanların sağ ve sol kanatlarda makineli tüfek kıtalarıyla takviye edilmiş kuvvetli artçı birliklerinin himayesinde kesin olarak geri çekilmekte olduğunu belirtmiştir. Keşif uçuş sonrasında düşmanın geri çekilmekte olduğu bilgisi ve müjdesi, Millî Mücadele’nin 2’nci önemli zaferi havacılar tarafından birliklere rapor edilmiştir. 1 Nisan 1921 tarihinde saat 14.45’de keşif uçuşunda; Yunan kuvvetlerinin birbirini takip eden aralıklı gruplar halinde çekildiği gözlemlenmiş ve bu bilgi üzerine İsmet İnönü, Metristepe’den Atatürk’e çektiği telgrafla; “Düşman binlerce ölüleri ile doldurduğu savaş alanını silahlarımıza bırakmıştır.” Yunan ordusunun yenilgisini bildirmiştir.

İkinci İnönü Zaferi Sonrasındaki Uçuş Faaliyetleri:

Eskişehir’e gelen Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü, ordu ve havacılardan memnuniyetini ifade etmiş ve kutlamıştır. Atatürk, İsmet İnönü’ye verdiği tarihi yanıtta; “Bütün tarihte, sizin İnönü Meydan Muharebelerinde üstelendiğiniz görev kadar ağır bir görevi üstlenmiş kumandanlar azdır. Siz oraya yalnız düşmanı değil, milletin kötü talihini de yendiniz.” zafer coşkusundan duyduğu mutluluğunu belirtmiştir.

10 Nisan 1921 tarihinde, Batı Cephe Komutanı İsmet İnönü, 61, 24 ve 1’nci Tümen Komutanlıklarına; “11 Nisan 1921’de hava müsait olursa, İtalyanlardan satın alınan uçağımız, Bolu’dan Eskişehir’e getirilecektir. Uçakta İtilaf Hükümetine ait işaret bulunması muhtemeldir. Bir kaza vukuuna meydan verilmemesini rica ederim.” şeklinde bir telgraf çekmiştir.

11 Nisan 1921 tarihinde Yunanlar, Afyon’u boşaltıp Dumlupınar mevzilerine çekilmiştir. 2’nci Uçak Bölüğü, 1 av uçağı ile birlikte Tğm.Halil Ziver Eskişehir’den tekrar Afyon’a intikal etmiş ve 13 Nisan 1921’den itibaren uçuşlarına başlamıştır. Yaptığı 2 keşif uçuşunda; Büyükoturak Köyü ile tren istasyonu arasında ve köyün etrafında 2 Yunan piyade alayı ile 40 arabalık bir nakliye kolu, Banaz yönünde iki piyade bölüğünün yürüyüş halinde olduğu belirtilmiştir. 2’nci uçuşta, Oturak-İslamköyü yolu üzerinde 15 km. bir saha içinde ordugâh ve araba kolları görülmüş ve makineli tüfek ateşine tutulmuştur. 15 Nisan 1921’de 09.45’de keşifte; Oturak Köyü’ndeki çadırlı ordugâhın köyün batısındaki sırtların gerisine taşındığı ve Oturak-Karaköse arasında bir ordugâh tespit edilmiştir.

17 Nisan 1921 tarihinde, 2 hava keşfinde; İslamköy’ün kuzey doğusundan, Kaplanlıdağ üzerinden Paşacık güneyine kadar olan yolda yeni 1 Yunan mevzii hazırlandığı, mevzilerin gerisinde 2 Alaylık Yunan kuvveti ve Uşak İstasyonu civarında Yunan ordugâhının kurulduğu belirtilmiştir. Güney Cephesi Komutanı Refet Bele, “Tehir edilemez” uyarılı yazıda; güneyde başlayan düşman hareketlenmesini takip edebilmek için Sinanpaşa, Dumlupınar, İslamköy ve Uşak mıntıkası üzerinde Batı Cephesinin emri altındaki uçaklardan keşif uçuşu yaptırması istenmiştir. Plt.Astsb.Halil 19/20 Nisan 1921, 3 ve 7-8 Mayıs 1921’de 2 hava keşfinde; Dumlupınar-Afyon-Uşak bölgesinde Yunanların yeni bir hareketi ve faaliyeti olmadığı bildirilmiştir. 12 Mayıs 1921’de keşifte; İslamköy’deki Yunan birlikleri sayısının arttığı ve Hasanköy civarında bir tümenin toplandığı, Uşak’ın batısında 1 tümenin ordugâhı ve menzil çadırlarının kurulduğu belirtilmiştir. Afyonkarahisar Hava Meydanı, harekât alanına uzak olması nedeniyle 15 Mayıs 1921’de 1 keşif ve 2 av uçağı ile takviye edilen 2’nci Uçak Bölüğü, Porsuk Çayı-Zivra Köyü’ndeki Kütahya Meydanı’na intikal etmiş ve Altıntaş-Dumlupınar-Uşak bölgesinde keşiflere başlamıştır. Bölük, Mayıs ayı ortasında 1 keşif ve 2 av uçağı ile Altıntaş, Dumlupınar ve Uşak bölgesinde keşif uçuşları gerçekleştirmiştir.

13 Haziran 1921 tarihinde 2’nci Uçak Bölük Komutanı Plt.Yzb.Fazıl, üç uçağın uçuşa hazır olduğu ve hava durumuna göre uçuş yapılacağını, Kütahya’da havanın kötü olması durumunda Afyon’da 5 kişilik bir ekibin meydandan yararlanması için gönderileceğini bildirmiştir. Yzb.Fazıl 19 Haziran 1921’de keşifte; Uşak’ın 10 km. kuzeyinde Yunan taburunun çadırlı ordugâh kurduğu, istasyonun iki tarafında büyük çadırlar ve İslamköy yolu üzerinde Kızılca-Iksağ Köyü arasında bir Alay karargâhı görüldüğü belirtilmiştir. Derbent mevziinde iki Alay gücünde çadırlı bir ordugâh ve Banaz’da malzemelerin olduğu bir ordugâh tespit edilmiştir. Eskişehir’de bulunan meydanın zaman zaman Porsuk Çayı’ndaki su taşkınlarının etkisi altında kalması nedeniyle 1i’nci Uçak Bölüğü Kütahya’ya intikal ettirilmiştir. 20 Haziran 1921 tarihinde Batı Cephesi Komutanlığı’nın emriyle 1 ve 2’nci Uçak Bölükleri geçici olarak birleştirilerek “Mürettep Bölüğü (Birleştirilmiş Bölük)” ismini almış ve komutanlığına Plt.Yzb.Fazıl tayin edilmiş, 2 keşif ve 3 av uçağından oluşmuştur.

Yaz Dönemi Uçuş Faaliyetleri:

21 Haziran 1921 tarihinde 7 uçaktan oluşan bir Yunan filosunun Kütahya istikametinde yaklaşmakta olduğu belirtilmiştir. Yzb.Fazıl, av uçağı ile havalanmış ve Altıntaş bölgesinde 7 Yunan uçağı ile karşılaşmış, 4 Yunan uçağı hava muharebesine girmemiş ve geri dönmüştür. 3 Yunan uçağının Yzb. Fazıl’ın uçağına taarruz etmesine karşılık, onun kahramanca 2 makineli tüfek ile ateş açması sonucu uçaklar yüksek hızları sayesinde kaçmayı başarmıştır. Plt.Yzb.Fazıl, Yunan 7 uçağının harekâtını başarı ile önlemesi ile 2’nci gazilik beratını almış ve Askeri Havacılığının 2’nci büyük hava muhaberesini yaşamıştır. Türk uçaklarının yaptığı harekât, Yunan askerlerinin ilgisini çekmiş ve siperlerinden çıkıp uçakları seyretmeleri nedeniyle birçok zayiat vermişler, bu nedenle Yunan ordugâhı emir vererek Yunan askerlerinin Türk uçaklarını seyretmek için siperlerinden çıkmalarını yasaklamıştır. 29 Haziran 1921’de keşif dönüşü uçağın motorunun Pazarcık üzerinde durması nedeniyle pilot mecburi iniş yaparken uçak hasara uğramıştır. İniş sonu bakım onarımı tamamlanarak Polatlı’ya gönderilmiştir.

3 Temmuz 1921 tarihinde 1’inci Uçak Bölük Komutanı Yzb.Mehmet Nuri, Batı Cephesi Komutanlığına uçağın uçuşa hazır olduğunu, ancak deposundaki benzinden başka benzini olmadığını belirtmiştir. Plt. Hayrettin 4 Temmuz 1921’de, Kütahya Havaalanına yaklaşan 4 Yunan uçağından oluşan bir kolu önlemiştir.

İkinci İnönü Savaşının Hava Harekâtı Açısından Değerlendirilmesi:

2’nci İnönü Savaşı’nda; 1’nci Uçak Bölüğü 2 keşif ve 2 av uçağı ile teşkil edilmiş, ancak tek av uçağı ile hava harekâtı icra etmiştir. Çünkü 2 keşif ve 1 uçağı arızalı olduğu için etkili yararlanılamamış, pilotlar 1 veya 2 av uçağı ile 9 keşif ve bombardıman görevini başarı ile yapmıştır. 2’nci Uçak Bölüğü ise sadece 1 av uçağı ile 6 keşif ve bombardıman görevi yapmıştır. Birleştirilmiş Cephe Uçak Bölüğü; 4 uçak, 5 pilot, 9 rasıt ve 3 makinist ile Temmuz-Ağustos döneminde 26 keşif ve 1 bombardıman ile 2 av önleme uçuşu yapmıştır. Av önleme görevinde Yzb.Fazıl 7, Plt. Hayrettin 4 Yunan uçağına karşı hava muharebesine girmiştir. Bu savaşta; 2 uçak, 2 Plt. ve 1 rasıt kaybedilmesine rağmen hava bölükleri; zor şartlar altında yapılan keşif uçuşları ile orduya yararlı bilgiler vermiş, düşmanı bombalamış ve makineli tüfek ile taarruzları ile düşmanı caydırma görevini başarıyla yerine getirmiştir. Bu harekâtın önemi, tecrübesi artan Türk havacılığının kara unsurları ile koordinasyon içinde çalışabilecek kabiliyete ulaşması olmuştur.

Atatürk’ün Kutlama Telgrafı:

Batı Cephesi’nde 1’nci ve 2’nci İnönü Zaferleri, Türk Havacılık tarihi açısından çok önemli bir yer tutmuştur. Mustafa Kemal Atatürk bu düşüncesini İsmet İnönü’ye; “Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşları’nda yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, çok üstün yönetiminiz altında şerefle görevlerini yapan komutan ve silah arkadaşlarımızın duyarlılığına ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyoruz. İstila altındaki talihsiz topraklarımızla birlikte bütün vatan, bugün en ücra köşelerine kadar zaferiniz kutluyor. Düşmanın istila hırsı, azminizin ve vatanseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu. Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz” düzenli ordu kendini ispatlamış ve milletin güvenini kazanmıştır.

Sonuç:

TBMM’nin içeride ve dışarıda güç ve otoritesini artırmış, üstelik kendisinden daha güçlü bir ordu karşısında Türk ordusu üstünlüğü elde etmiştir. Bu zafer, Türk milletinin inanç ve moralini yükseltmiştir. Fransızlar ve İtalyanlar Anadolu’dan çekilmeye başlamışlardır. İnönü Savaşlarında kazanılan zafer ile millet bağımsızlığına göz koyan düşmana ve çaresizlik içinde bulunan İstanbul Hükümetine benimsetilmiş ve İtilaf Devletlerine varlığını kabul ettirmiştir. Yunan ordusunun ilerlemesi durdurulmuş ve Türk ordusunun kendisini toparlaması için gerekli çok değerli zaman yaratılmıştır. Türk havacıları, mücadeleye büyük destek vermiş ve bağımsızlık mücadelesinin önemli bir parçası olmuştur. Temmuz’da yapılan keşiflerde; Yunan yığınağının arttığı, Uşak ve Bursa-İnegöl bölgelerinde büyük bir kuvvet toplamakta olduğunu, düşmanın önemli hareket içinde hareket ederek taarruza geçeceği değerlendirilmiştir. Yunan ordusu, İnönü Savaşları’nda uğradığı yenilgiden sonra İtilaf Devletleri karşısında itibarını yeniden sağlamak için yeni bir taarruzun hazırlıklarına başlamıştır.


Google Ads