logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
tarih

Dünya Havacılığının Doğuşu ve Havacılık Tarihinde Türkler

Sizlere Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN yaşamı boyunca havacılık alanında yaşadıklarının ve yaptıklarının genç nesillere aktarılması, gelecek kuşaklara ışık tutması ve rehberlik etmesi açısından önemli bir işlev görecek ve kaynak teşkil edecek “İstikbal Göklerdedir” Mustafa Kemal ATATÜRK ve Türk Havacılığı kitabında ele aldığım konuların özetini kapsayan ilk makale ile merhaba diyorum.

Dr. Cengiz Tatar
Dr. Cengiz Tatar

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 29.11.2021
  • Süre : 6 dk
  • 232 kez okundu

Sayın STRASAM okuyucuları sizlere Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN yaşamı boyunca havacılık alanında yaşadıklarının ve yaptıklarının genç nesillere aktarılması, gelecek kuşaklara ışık tutması ve rehberlik etmesi açısından önemli bir işlev görecek ve kaynak teşkil edecek “İstikbal Göklerdedir” Mustafa Kemal ATATÜRK ve Türk Havacılığı kitabında ele aldığım konuların özetini kapsayan ilk makale ile merhaba diyorum. Gelecek makalelerde Türk havacılık tarihindeki gelişmeler, THK, Türkkuşu, Hava Harp Sanayi, Uçak ve Motor Fabrikalarının kuruluşu (Kayseri, Eskişehir, Etimesgut) ve kapanma nedenleri, Ankara Rüzgâr Tüneli, Vecihi HÜRKUŞ, Nuri DEMİRAĞ, Selahattin ALAN, Şakir ZUMRE, Emrullah Ali YILDIZ’IN girişimleri, Sivil Havacılık Kuruluşu çalışmaları ve Türk Havacılık Tarihine dair birçok bilinmeyenleri sizler ile paylaşacağım.

Uçak, birçok yeni buluş gibi başlangıçta askeri amaç güdülmeden, insanoğlunun yüzyıllarca özlemini duyduğu uçma duygusundan doğmuştur. Uçmak bir tutku, arzu ve umut olmuştur. Eski uygarlıklarda uçan makine yapmak ve kanat takmak suretiyle uçmak konusunda girişimlerde bulunulmuştur. İnsanlık tarihinin en büyük gelişmesi kuşkusuz ki insanoğlunun ayağının yerden kesilerek yüzyıllardan beri hayalindeki büyük tutku olan uçmayı gerçekleştirmesi olmuştur. İnsanoğlu, uçan kuşlara özenmiş ve uçmanın yollarını aramış ve icat ettiği uçak ile hayalini gerçekleştirmiştir. 

Gökyüzünün derinliklerine girmek hayal olarak kalmamış ve hayaller gerçek olmuştur. İnsanoğlu üstesinden gelebileceğine inandığı uçmak konusunda yüzyıllar boyu bıkmadan, usanmadan sürdürdüğü çalışmalar sonucu, doğadaki diğer canlılardan kendisini ayıran en büyük silahını, aklını kullanarak sorunun üstesinden gelmeyi başarmıştır. Uzun mesafelere uçabileceğini kanıtlanmıştır. Uçaklar, ülkelerin orduları arasında denge ve üstünlük aracı olarak kullanılmıştır.

İnsanların icat ettiği araçlar ile havalara çıkmak ve seyahat etmek fikri, insanlık tarihi kadar eskidir. Dünya’da havacılık alanındaki çalışmalar ise Rönesans döneminde başlamıştır. Leonardo Da Vinci uçuş konusunda bilimsel çalışmalar yapmıştır. Vinci, kuşları incelemiş ve insanların da bir gün kuşların uçuşundan esinlenerek uçma girişiminde bulunacaklarını belirtmiş ve havacılık tarihinde önemli bir yer almıştır. 16’ncı yüzyılda Dr.Wilkins ’in “Yeni Bir Dünyanın Keşfi” eserinde insanların bir gün uçabileceğini ve Ay’a gideceğini belirtmesi havacılık alanında önemli bir öngörü ve tespiti olmuştur. Kuşların ağırlıklarını, kanat aralıklarını ölçmüş ve bir makine yaparak deneme yapmıştır. Roketlerin hareketi ve yükselişi, uçuş yapmaya ilham olmuştur. İngiliz George Cayley, 1796-1855 yılları arasında 55 uçak etüdü ve projesi geliştirmiştir. Cayley, kuşların kanat çırpınışlarını uçuş için yeterli bulmamış ve uçmak için az bir kuvvete ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Yine, Jean De Lowrier, 1863-1865 yılları arasında uçak, tepkili motor ve füze dinamik dediği üç projesini gerçekleştirmiştir. Fransız Victor Tanin, 1878’de 300 gram ağırlığında bir uçak motoru yapmıştır. Uçak, monte edilen motor sayesinde 1.5 metre kadar yükselmeyi başarmıştır. Bugün kullanılanlara benzeyen ilk balonu Joseph Montgolfer yapmış ve uçurmuştur. Aynı yıllarda Montgolfer, kardeşi ile birlikte bezden dikip hazırladığı 800 metre küplük bir balonun üzerine kâğıtla kaplayan, sıcak hava ile şişirdiği balonu 5 Haziran 1883’te halk önünde uçurmayı başarmış ve 1500 metre yüksekliğe kadar çıkmıştır. Maxim Hiram, İngiltere’ye yerleştikten sonra 1894’te ilk rüzgâr tüneli denemesi ile büyük bir uçak yapmıştır. Yine aynı yıllarda önemli bir gelişme de planörün keşfidir. Otto Lilienthal, 1889’de uçuş konusunda önemli bir eser yayınlamış ve iki sene sonra planörü icat etmiş ve ilk uçuşunu Berlin’de gerçekleştirmiştir. Pamuk bezle kaplı bambu ve kamıştan yapılmış planörü ile 300 metrelik mesafeli 2000’den fazla süzülüş yapmış, bu denemelerin çoğunda havalandığı noktadan daha yükseğe çıktığı gibi dönüşler yapmayı başarmıştır.

Günümüzde modern ve ileri teknolojiye sahip olan havacılık, ilk uçağı uçurarak havacılık tarihinde önemli bir yer edinen Wilburve Orville Wright kardeşlerdir. Havacılığa, planör yaparak ve uçarak başlamışlar ve başarılı denemelerden sonra planörlerine yapımları olan 12 beygirlik gücü bir motor takmışlar ve icat ettikleri uçağa “The Flyer” ismini vermişlerdir. Wilbur Wright, uçak ile 17 Aralık 1903’te 5 görgü şahidinin önünde 4 kez uçuş yaparak toplam 59 saniye havada kalmayı başarmış, 284 metre uçuş gerçekleştirmiş ve uçuculuğun ilk temel taşı atılmıştır. Bu uçuşlar havacılığının dünya ve modern havacılığın ilk uçuşu kabul edilmiş ve başlangıcı olmuştur. 1903’te uçuş, gelişmiş ülkeler tarafından doğru ve zamanında değerlendirilmiş ve Avrupa’da kısa sürede uçak ve uçak motor fabrikası kurulmuştur. Wright kardeşler, 1905’te yaptıkları uçak ile 38 kilometrelik mesafeyi uçmayı başarmışlardır.

Wright kardeşleri takiben 1907’de Farman, “Voisin” isimli uçak ile 771 metre uçuş yaparak saatte 53 km. sürat yapmıştır. Wright kardeşlerin ve Farman’ın Avrupa’da uçuşlar yapması, dünyada uçak üzerinde yapılan çalışmaları hızlandırmıştır. Bu uçuşlar ile Dünya Hava Harp Sanayinde gelecek için önemli gelişmeler yaşanmıştır. Maurice ve Henri Farman kardeşler ve Bleriot yeni uçak fabrikası kurmuştur. Bu dönemde; Voisin, REP, Breuget ve Nieuport uçak fabrikaları ilk modellerini geliştirmeye başlamışlar ve Hava Harp sanayinde önemli yer tutmuşlardır. 

Havacılık tarihinde Türkler, havacılık çalışmalarına Balkan ülkeleri ve Rusya’dan önce başlamıştır. XI. yüzyılda, Orta Asya’da yaşayan Nişabur’lu Türk asıllı bilim adamı İmam İsmail Cevheri, Türk ve İslam dünyasında ilk uçuş denemesini yaparak tarih sayfasında yerini almıştır. Cevheri, kuşların eksen alındığı matematiksel çalışmalara dayanarak insanların kuş gibi uçacağına inanmıştır. Cevheri, 1002 tarihinde Ulu Cami’nin damında halka, dünyada ilk buluşu olduğu, insanın geleceği için bu bilimsel savını kanıtlayacağını, vücuduna iplerle iki büyük satıh bağlayarak uçacağını söylemiştir. İmam Cevheri, bu söylemden sonra Nişabur’daki Ulu Cami’nin tepesine çıkmış ve kendini boşluğa bırakmıştır. O, belli bir süre kanatlarıyla sürdürdüğü uçuşunun matematiksel hesabı tutmamıştır. Ani çıkan şiddetli rüzgârın etkisiyle yere çarparak şehit olmuş ve ilk Türk hava şehidi olarak havacılık tarihindeki yerini almıştır. İmam Cevheri, insanoğlunun uçma hayalini eyleme dönüştürmüştür. Uçuş denemesinde bulunan başka bir Türk ise 1159 tarihinde Bizans’ta yaşayan Doğulu Siracettin’dir. Sultan II. Kılıçarslan onuruna Bizans İmparatoru tarafından düzenlenen şenlikte uçma girişiminde bulunmuştur. Sultanahmet alanında Hipodrom’daki kuleye çıkmış, kollarına bağladığı kanatları rüzgârın doldurması ile el ve kollarını açıp, kendini boşluğa bırakmıştır. Biraz süzüldükten sonra yere çarparak hayatını kaybetmiştir.
1632’de IV.Murat döneminde, havacılık açısından oldukça önemli adımlar atılmıştır. Uçağın kısa sürede etkili bir silah olacağı gerçeğini ilk görenlerden biri Türkler olmuştur. Hezarfan Ahmet Çelebi, kendi yaptığı kuşkanadına benzer bir aracı sırtına takıp Galata Kulesi tepesinden atlamıştır. 3200 metrelik mesafeyi rüzgârın etkisiyle aşarak Üsküdar-Doğancılar meydanına inmiştir. Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden birisi olmuştur. Padişah IV.Murat, bu cesur girişimi Sarayburnu’ndaki Sinan Paşa Köşkü’nden izlemiştir. Uçuş sonrası kendisini bir kese altın ile ödüllendirmiştir. 1633’te Lagari Hasan Çelebi, roket mantığını kullanarak barutlu uçuş denemesi yapmış, Sarayburnu’nda hünkâr huzurunda rokete binmiş ve Sinan Paşa Köşkü önünde kartal kanatlarını açıp denize inmiştir. Lagari Hasan Çelebi'nin yaklaşık 300 metre kadar havalandığı ve 20 saniye boyunca havada kaldığı ölçülmüş, kullandığı roket 50 okka barut macunundan ve yedi kollu fişekten oluşmuştur. Hezarfan Ahmet ve Lagari Hasan Çelebi’nin uçuşlarının aerodinamik yapısı ile bilimin ışığında olabilirliği görülmüş, Roket ile inen ilk insan olarak tarihe geçmiş ve havacılık alanında önemli çalışma olmuştur. Mart 1785’te, İranlı bir baloncu iki Türk bostancı başı ile Sultan I. Abdülhamit’in hazır bulunduğu törende, Topkapı Sarayı’ndan havalanmıştır. Uygun bir rüzgârla Kadıköy’ü geçerek Bursa’ya kadar başarılı bir iniş yapmıştır. Bu, Türkiye’deki 120 kilometrelik uçuş ile havacılık tarihinde ilk kıtalararası balon uçuşu olmuştur. 26 Haziran 1861’de, Sultan Abdülaziz’in tahta çıktığı gün Bebekli Atıf Bey, gövdesi gürgen ağacı ve parçaları ince saçtan yapılmış, kanat, kuyruk ve pervaneden oluşan bir uçak ile kolej bahçesinde uçmayı başarmıştır. Türkler, tarih boyunca havacılığın gelişmesine katkı sağlamıştır. Türk tarihinde İmam Cevheri, Doğulu Siracettin, Lagari Hasan Çelebi, Hezarfan Ahmet Çelebi, Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi, Veli Direko ve Oflu İsmail çalışmalarda bulunmuştur. Türk havacılığının önderi sayılan bu kişiler gerek yapma kanat ile gerekse roketlerin ataları sayılabilecek araçlarla uçma denemelerinde bulunmuşlardır. Türkler, havacılığın gelecekte harbin sonuçlarına etkili olacağını yıllardan önce öngörmüştür. Bir ülkenin tek başına ayakta kalması ve bağımsız olarak yaşaması için kendi imkân ve kabiliyeti ile teknolojik gelişmelere paralel “Kendi Uçağını Kendi Yapacak” seviye ulaşmasıdır.

Kaynakça

İLMEN, Süreyya. Türkiye’de Tayyarecilik ve Balonculuk Tarihi, Hilmi Kitapevi, İstanbul, 1948.
KANSU, Yavuz, Sermet ŞENSÖZ ve Yılmaz ÖZTUNA. Havacılık Tarihinde Türkler Cilt-I, Hv.K.K.lığı Hava Basım ve Neşriyat Müdürlüğü, Ankara, 2006.
KARAKÖS, M.Emre. Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2004.
KURTER, Ajun. Türk Hava Kuvvetleri Tarihi Cilt-I, (1910-1914),Hv.K.K.lığı, Ankara, 2009.
TATAR, Cengiz. Türk Havacılık Tarihi (1909-1954), Doktora Tezi, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi, 2018.
TAYHANİ, İhsan. Atatürk’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayii (1923-1950), THK Yayınları, Ankara, 2001.
VEREL, Oktay. İstikbal Göklerdedir Gökler Bizimdir, Cilt-I, THK Yayınları-3, İstanbul, 1985.
YALÇIN, Osman. Türk Hava Harp Sanayii Tarihi, (1913-2009), Hv.K.K.lığı Tarihçe Şb.Md.lüğü, Ankara, 2009.


Google Ads