Site İçi Arama

tarih

Türk Hava Kuvvetleri Tarihinde Uçuş Okulları ve Pilotlar Günü Kutlaması

Tayyare Mektebi Kurulması İhtiyacı:

Osmanlı Devleti’nde Askerî Havacılık alanında ilerleme kaydedebilmek için öncelikle bir Tayyare Mektebinin açılmasının gerekli olduğu kanaati, bu alanda o dönemde görev yapanlar arasında kabul görmeye ve dillendirilmeye başlanmıştır.

Bu kişiler arasında öncü bir yeri olan Yarbay Süreyya Bey de, Tayyare Mektebi’nin açılmasının gerekçeleri hakkındaki düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:

“... Bir subayımızın Avrupa’da öğretimi çok pahalıya mal olduğunu ve sonuçta ancak elimizde Avrupa’dan dönmüş, öğrenim görmüş birkaç subaydan başka bir şey kalmayacağını anlamıştım. Halbuki, İstanbul’da bir Tayyare Mektebi ve merkezi kurulduğu takdirde, yeniden memleketimizde birçok havacı subay yetiştirmekle beraber, yetişmiş olanlarında eğitim ve öğretimleri ile alışmalarının (intibakların) yapılabileceğini; alet (uçak) kırmak ve tamir etmek sorunlarının da hava okulunda kurulacak tamirhanelerde az bir masrafla ve kolaylıkla halledilebileceğini ve elimizde daima bir havacı okulu bulunacağını, şimdiden de bu sayede ordumuzda bir de uçak merkezi kurulmuş olacağını düşünerek, ısrarımda bütün bütün direnmeye karar verdim. Sonuçta, düşüncem kabul edilerek Maliye’den küçük bir ödenek çıkmıştır.”

Görüldüğü gibi, Tayyare Mektebi’nin kurulması, başlangıçta, pilot yetiştirmenin yanı sıra, çok yönlü hizmet verecek bir havacılık merkezinin esasını oluşturmak şeklinde düşünülmüştür.

R.E.P. Tayyaresi

Bu arada, önceki yazımızda belirttiğimiz üzere, beş subayın pilotaj eğitimi almak maksadıyla, yurtdışına gönderilmesine karar verilmiştir. Bu konuya yönelik pilot olmaya istekli adayların belirlenmesi için Osmanlı Ordusu içerisinde yazışmalar yapılmıştır. Bu yazışmalardan birisi, örnek olması yönüyle, aşağıda dikkatinize sunulmuştur.

Subayların Pilotaj Eğitimine Gönderilmesi:

Konusu: Beş subayın Avrupa’ya pilotaj eğitimine gönderileceği Hk. [*] 17 Ocak 1912

Memleketimizde tayyare mektebi tesis edilinceye kadar Orduyu Hümayun için beş zabitin Avrupa’ya tayyare mekteplerinde tahsil eylemek üzere izamları mukarrer olduğundan, Fransa’daki tayyare mektebinde iki ay zarfında tayyarecilik tahsil eylemek üzere, muhtelif sınıflarda görev yapan zabitandan bünyesi kuvvetli ve Fransızcaya aşina olanların kolorduya müracaatları ehemmiyetle tavsiye olunur.

 Birinci Kolorduyu Humayun

Erkanıharbiye Birinci Kumandanı Ferik

--------------------

[*] ATASE Arşiv no.  7 – 2036, dolap 74, göz 9, dosya 4

Birinci Kolordu tarafından 17 Ocak 1912 tarihi ile yayınlanan yazıdaki, “İstanbul’da Tayyare Mektebi kuruluncaya kadar, Osmanlı Ordusu için beş subayın Avrupa’ya uçak okullarında öğretim görmek üzere gönderilmeleri kararlaştırılmış olduğundan ifadesine bakılacak olursa; Tayyare Mektebi’nin kurulması için çalışmalar, 1912 yılının Ocak ayı başlarında yoğunlaşmıştır.

Nitekim, 12 Mart 1912 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’nın da, yapılan incelemelerden sonra, bu konudaki düşünceleri ve Kıtaatı Fenniye Müfettişliğine verdiği emir şöyleydi:

Tayyare Mektebi Kurulması Hakkındaki Yazı:

Konusu: Tayyare Mektebi Kurulması Hk.                           12 Mart 1912

İstanbul’da ortalama olarak yılda 30-40 havacı subay yetiştirmek üzere yapılacak masraf on beş bin lira olup, adı geçen okulun (Tayyare Mektebi) yıllık masrafı da, havacı öğretmenlerle makinistlerin maaşı dahil olduğu halde, beş bin lira kadar tahmin edilmektedir.

Bir uçak fiyatı bin ile bin beş yüz lira kadar olduğuna göre, 1912 yılında öğrenim görecek subaylar için 15 ile 20 kadar uçak satın alınması gerektiğinden, bu satın alma için de yirmi bin lira hesap edilmiştir. Bu amaçla okul kurma, sürekli masraflar ve uçak satın alınması ile birlikte 40.000 liranın sarfı Genelkurmay tarafından kararlaştırılarak, 13 Şubat 1911 tarih ve 923 sayılı yazı ile Harbiye Bakanlığı’ndan sorulmuştur.

Paris Askeri Ataşeliğinden gelen rapora göre; İstanbul’da hükümet hesabına bir uçak üretim fabrikası kurulması, fabrikayı kurma ve işletme sorumluluğunun Harbiye Bakanlığına bağlı bir şube tarafından yürütülmesi, bir uçak yapım fabrikasının kurulması için beş bin lira ile gerçekleştirilebileceğinin dikkate alınması, bu kapsamda Fenniye Müfettişliği tarafından konunun tüm yönüyle incelenmesi gerekmektedir.

Büyük devletler ile civar komşu hükümetlerde (Yunanistan ve Bulgaristan) havacılığa olağanüstü önem verilmeye başlanmıştır. Osmanlı Ordusu’nun bu sınıf silahtan yoksun olması kesin olarak uygun olmayacağından, Fenniye Müfettişliğine bağlı bulunan balonculuk, telgrafçılık ve diğerleri gibi fenne dayalı olan tayyareciliğin (havacılığın) de ayrı bir kuruluş olarak Müfettişlik tarafından geliştirilmesi önemli ve gerekli bulunduğundan, daha önce (Harbiye Bakanlığı tarafından) izin verildiği bildirilen 40.000 liranın takibi ve hızla (pilotaj eğitimine gönderilecek) subayların eğitimlerinin tamamlanması ile, uçak okulunun kurulması ve gerekli uçakların satın alınması hakkındaki işlemlerin bir an önce tamamlanması.

                                                                                     Genelkurmay Başkanlığı

Deperdussin Tayyaresi

Mahmut Şevket Paşanın Uçak Bağışı İçin Emri:

Konusu: Uçak Bağışı Hk.  [*]                   14 Mart 1912 (1 Mart 1328)

Ordumuzda esaslı bir surette tayyareciliğin tesisi için, Erkanı Harbiyeyi Umumiyece (Genelkurmay Başkanlığı) teklif ve kabul edilen plan dairesinde Dersaadet’te (İstanbul) bir merkezi umumiye muhtevi bir tayyare mektebi ve bazı ordu merkezlerinde birer şube teşkiline, lüzuma kadar tayyare alımı için 50.000 lira kadar bir meblağın şu suretle az bir zamanda yardım olarak toplanabileceği tabii görülmektedir.

Bu bapta 6 ayda taksitle tediye olunmak üzere maaşlarından kesinti yaptırmak üzere ordu karargahı umum erkan, memur ve zabitanın da iştirak edeceklerin şüphe duyulmadığı cihetiyle, keyfiyetin ordu müfettişlikleriyle, kolordu ve müstakil fırkalar ve kumandanlıklarına bu telgraf ile tebliğine ve tamamen ihtiyara muallak olmak üzere ciheti mülkiyeden dahi, şu vatana hizmete iştirak arzusunda bulunacakları tabii görüldüğünden bahisle dahiliye nezareti çalışanlarının da dahil edilmesine müsaade buyrulması maruzdur.

Mahmut Şevket

[*] ATASE Arşiv no. 1- 4, dolap 71, göz 9, dosya 35

Tayyare Mektebine Deperdussin Tayyarelerinin Seçilmesi:

Kurul çalışmaya başlamış, bir yandan para tahsilatı ve havacılık hakkında tetkikatla meşgul olurken bir yandan da sefaret vasıtasıyla Fransa’dan satın alınan iki tayyare için meydan aranmaya başlanmıştır.

Mahmut Şevket Paşa meydanın Anadolu yakasında olmasını istiyordu. Fakat Anadolu cihetinde böyle bir yer bulunamadı ve Rumeli yakasına geçildi. Avrupa’dan satın alınan iki kişilik 50 beygirlik bir Deperdussin tayyaresi ile bir kişilik 25 beygirlik Deperdussin küçük mektep tayyaresi 15 Mart 1912 tarihinde İstanbul’a geldi.

Bu uçaklar Avrupa’dan pilotluk tahsilini tamamlayarak 1912 yılının Şubat ayında yurda dönmüş olan Yüzbaşı Fesa ile Teğmen Yusuf Kenan’a teslim edildi.

Yüzbaşı Fesa ordumuzun bir numaralı pilotu olup Fransa’nın (780) numaralı pilot diplomasını haizdir. Teğmen Yusuf Kenan (Bröve No 797) az zaman sonra tayyarecilikten ayrılmıştır.

Tayyareler Yeşilköy’de seçilen tayyare meydanında kurulan çadırlar içinde muhafaza edilmiştir.

Tayyare Mektebinin kurulması ve havacı yetiştirilmesi için, çeşitli Avrupa uçak kuruluşlarıyla görüşmeler yapılmıştır. Bunların içerisinde de Fransız REP Uçak Fabrikasının önerileri en uygunu görülerek, bu firmayla bir sözleşme imzalanmıştır.

Bu sözleşmeye göre, REP Fabrikası, hava okulunun ihtiyaçları olarak on pilot, on beş de uçak makinistini ücretsiz olarak yetiştirmeyi ve İstanbul’a bir havacı mühendis göndererek okulu üç ay içerisinde kurmayı, ayrıca okulun kısa sürede Türk subayları eliyle tam olarak idare edilebilecek düzeye getirilmesini yüklenmiştir. Bundan sonra da, okulun kurulacağı yerin belirlenmesi çalışmalarına başlanmıştır.

R.E.P. tayyare fabrikası direktörü ile yapılan temaslar neticesinde Yarbay Süreyya kurulunca belirlenen şartlar ve hazırlanan rapor dahilinde Tayyare Mektebinin kurulması aşamasına geçilmiştir.

Yeşilköy’de Tayyare Mektebinin Yerinin Belirlenmesi:

20 Mart 1912 tarihinde REP fabrikasından alınan tayyareler için Tayyare sandığından 4000 lira talep edilmiştir. Milletin bu yardımdan başka ordu ve donanma subay ve mensupları altı ayda ödenmek üzere maaşlarının dörtte birini tayyare sandığına vermişlerdir.

Mahmut Şevket Paşa, Hava Okulu ve Merkezi’nin Üsküdar civarında kurulmasını istemiştir. Ancak yapılan incelemelerde, bu bölgede pist yapmak için uygun bir yer bulunamamıştır. Bunun üzerine İstanbul’un Rumeli yakasına geçilerek, uygun bir yer aranmıştır.

Sonuçta, Tayyare Mektebi ve Merkezi için, Yeşilköy’den Safraköy’e İstanbul’dan Küçükçekmece’ye giden yolun kesiştikleri kavşağın kuzey kısmı en uygun yer olarak kabul edilmiştir. Burasının rüzgâr yönü, arazi durumu ve demiryoluna yakınlığı dolayısıyla aranılan nitelikte olduğuna kanaat getirilmiştir.

Bu karar üzerine Belediye Başkanlığı, 6 Nisan 1912 tarihli yazısı ile Genelkurmay Başkanlığı’ndan, Yeşilköy’de yapılacak uçak pistinin yerini belirlemek için bir haritacının gönderilmesi istenmiştir

Düzenlenen plana göre, seçilen bu arazi üzerine yapılacak okul, aynı zamanda havacılığın merkezi olacaktı. Burada pilot, rasıt, makinist yetiştirilecekti. Bundan sonra eleman ve malzeme sağlandıkça Ordu Müfettişliklerine birer bölük, daha sonra da yetişkin personel çoğaldıkça Kolordulara kadar birer tayyare bölüğü dağıtılacaktı.

Kurul tarafından Yeşilköy’de seçilmiş meydana 1912 ilkbaharında iki hangar yapılmaya başlandı.

26 Nisan 1912 Pilotlar Günü Kutlamasının Hikayesi:

1912 senesi 27 Nisan’ında Hürriyet abidesinde yapılacak olan büyük askeri törene tayyaremiz de uçarak iştirak edecekti. Bunun için hazırlık yapılırken Mart nihayetinde bir gece ansızın çıkan bir fırtınadan çadırlar yıkılmış ve tayyarelerin kanatlarıyla dümenleri uçulamayacak derecede kırılmıştı.

Bu sıralarda satacağı tayyareler hakkında mukavele yapmakla uğraşan (REP) tayyare fabrikası müdürü ile anlaşılarak alınacak olan iki REP tayyaresinden bir tanesi pilot Gordon Bell ile acele olarak 20 Nisan 1912 tarihinde Yeşilköy’e getirilmiş ve 26 Nisan 1912 de uçularak denenmiştir. Böylece 27 Nisan 1912 tarihinde sabah törene iştiraki sağlanmıştır.

26 Nisan 1912 öğlen vaktinde Tayyareci Yzb. Fesa Bey, Deperdüssen tayyaresi ile Yeşilköy’de uçarak Türk toprakları üzerinde, Türk tayyaresi ile uçan ilk Türk tayyarecisi olmakla ünlenmiştir. Bu nedenle, 26 Nisan günü, bu tarihten tam 88 yıl sonra, 26 Nisan 2000 tarihinde “TÜRKİYE PİLOTLAR GÜNÜ” olarak ilan edilmiş ve kutlanmaya başlanmıştır.

R.E.P Tayyareleri

R.E.P. Türk Hava Kuvvetleri’ne katılan ilk uçağımızdır. Ronald-Esnold-Pieteri (REP) tarafından tasarlanan ve üretilen bu uçak ilk uçuşunu 1912 yılının başlarında yapmıştır. Aynı yıl servise girmiş ve Firma ile Harbiye Nezareti (Savunma Bakanlığı) arasında varılan anlaşma gereğince Osmanlı Ordusu’nda havacılığı geliştirmek üzere alınması planlanmıştır. İlk REP uçağı 15 Mart 1912 tarihinde, Sultan Reşad’ın tahta çıkma yıldönümü törenlerinde Osmanlı Ordusu’na katılmıştır. 7 adet sipariş edilen bu uçağın beşi bir kişilik, ikisi ise iki kişiliktir. Tek kişilik uçaklardan biri yerde yalnızca rule eğitimi yapmak için kullanılmıştır. Son uçak trenle İstanbul’a nakledilirken Sırplar tarafından el konulmuştur.

Deperdussin Tayyareleri

1912 yılında Fransız Deperdussin firması tarafından yapılan uçağın tek (Deperdussin) ve iki kişilik (Deperdussin D) modelleri Hava Kuvvetlerimizin ikinci savaş uçağıdır. 12 Mart 1912 tarihinde Harbiye Nazırının baskısı üzerine Heyeti Vekile tarafından kabul edilmiş ancak tahsisat bulunmaması nedeniyle konu Mahmut Şevket Paşa tarafından Muavenet-i Milliye Cemiyeti’ne götürülmüştür. Cemiyetin verdiği paralara 30 altın da Paşa ilave etmiştir. Kampanyaya Mısırlı Prens Celaleddin ve Sultan Reşat da katılmış ve toplanan paralarla Fransa’dan ikisi tek kişilik, biri iki kişilik olmak üzere üç uçak alınmıştır. İki kişilik uçaklardan birine “Osmanlı” diğerine “Prens Celaleddin” ismi verilmiştir.

Bir kişiliği eğitim, iki kişiliği keşif uçağı olarak alınmasına karşılık her ikisi de eğitim amaçlı kullanılmıştır. “Prens Celaleddin” isimli uçak Nuri Bey komutasında İstanbul-Kahire yolculuğunu yaparken 14 Mart 1914 tarihinde Yafa civarında düşmüş, pilotu da şehit olmuştur. Deperdussin’ler 1914’de servis dışı bırakılmışlardır.

Araştırmacı Yazar ve Kaptan Pilot  Celal UZAR
Araştırmacı Yazar ve Kaptan Pilot Celal UZAR
Tüm Makaleler

  • 11.03.2022
  • Süre : 7 dk
  • 1423 kez okundu

Google Ads