Site İçi Arama

tarih

İç Savaş Nasıl Kazanılır: Sezar (Gaius Iulius Caesar) Örneği: Bölüm-4

Pompeus’un birlik komutanları kaçtığından, Sicilya kolayca ele geçirildi. Bu başarılar üzerine Sezar, birliklerini toplayarak Roma’ya girdi. Başkent artık onun kontrolüne geçmişti. Senato’yu toplayıp kendisine yapılan haksızlıkları, Pompeus’un hatalarını ve kendisinin tüm barış çabalarına karşılık vermediğini anlattı. Devleti kendisi ile birlikte yönetmeleri için onları teşvik etti.

Sezar Roma şehrini ele geçiriyor

Sezar, tüm dikkatini ve gücünü savaşa vermek zorunda olduğuna karar verdi. Sezar’ın şiddetli taarruzları, Pompeus’un gözünü korkutmuş olmalı ki askerlerini gemilere bindirerek o sırada bulunduğu Brundisium şehrinden uzaklaştı. Bunun bir sebebi de şehir halkının Pompeus’un hakaretleri ve askerlerinin zulmünden bıkmış olması ve Sezar’ı desteklemesiydi. Nitekim şehir halkı, Pompeus’un ayrıldığını hemen Sezar’a haber verdi. Haberi alan Sezar, askerlerini şehre gönderdi. Askerler, henüz limandan ayrılmamış olan iki gemiyi baskınla ele geçirdiler. 

Sezar, gemilere binip Pompeus’u takip etmeyi düşündü ancak Pompeus bütün gemileri götürdüğünden elinde yeterince gemi yoktu. Bu sebeple, İspanya’ya yönelmeye karar verdi. Birliklerinin bir kısmını da Sicilya’yı tamamen ele geçirmek ve sonra Afrika’ya çıkmakla, bir lejyonunu ise Sardinya’ya göndererek adayı ele geçirmekle görevlendirdi. Pompeus’un birlik komutanları kaçtığından, Sicilya kolayca ele geçirildi. Bu başarılar üzerine Sezar, birliklerini toplayarak Roma’ya girdi. Başkent artık onun kontrolüne geçmişti. Senato’yu toplayıp kendisine yapılan haksızlıkları, Pompeus’un hatalarını ve kendisinin tüm barış çabalarına karşılık vermediğini anlattı. Devleti kendisi ile birlikte yönetmeleri için onları teşvik etti. 

Pompeus’a görüşme için bir elçi gönderilmesi görüşüldü ancak gönderilecek elçi bulunamadı. Çünkü Pompeus Senato’da, kendisi Roma’dan ayrıldıktan sonra şehirde kalanları Sezar’ın ordugahındaki kişilerle bir tutacağını söylemişti. Bunun üzerine Sezar, Roma’dan ayrılarak Galya’ya gitti. Bölgedeki şehirler ve barbar kabileler Sezar’a desteklerini gösterdiler. Fakat Massilialılar, Pompeus’un generallerinden biri gelince onu ve askerlerini şehre aldılar. Bunun üzerine Sezar şehri kuşattı. Bu sırada çok sayıda gemi inşa ettirdi. Böylece şehir denizden de kuşatıldı.

İspanya’daki muharebeler

Bu sırada İspanya’nın çoğu Pompeus’un birliklerinin kontrolündeydi. Sezar, harekata başlamadan önce yerel yöneticilerden borç para alıp askerlerine dağıttı. Böylece, onların sadakatlerini güven altına aldı. Ondan sonra, ordugahını tahkim ettirdi. Fakat İspanya’daki Pompeus’a bağlı askerler, klasik Roma tarzındaki gibi düzenli muharebeler yapmıyor, barbar kavimlere benzer şekilde hareketli ve esnek bir muharebe tarzı uyguluyorlardı. Bu durum düzenli muharebeler yapmaya alışık olan Sezar’ın ordusunu zorlamaya başladı.

Öte yandan, bu sırada doğal afet sayılabilecek kadar şiddetli yağmurlar yağdı. Pompeus’a bağlı birlikler meskûn mahallerde olduğundan bundan pek etkilenmediler ancak Sezar ikmal ve barınma sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Bunu gören Pompeus’un askerleri, gece baskınları yapmaya başladılar ancak Sezar’ı destekleyen Galyalı kabile süvarilerinin gayretiyle bu baskınlar başarılı olamadı. Galyalı kabileler ayrıca, besi hayvanları temin ederek Sezar’ın ordusunun aç kalmamasını sağladılar.

Bu gelişmeler Roma’ya Sezar’ın çok zor durumda olduğu şeklinde abartılı bir şekilde ulaştığından bazı kişiler Pompeus’a katılmak için şehri terk etti. Ancak Sezar, inisiyatifi ele aldı ve gece baskınlarıyla Pompeus’a bağlı askerlerin hayvanlara ot toplamasını ve erzak teminini engellemeye başladı. Bu sırada Sezar’ın az sayıda gemiden oluşan donanması da Pompeus’a bağlı donanmayı İspanya açıklarındaki bir muharebede yenilgiye uğrattı. 

Bunun üzerine, bir kısmı Pompeus’un ordusunu destekleyen çok sayıda kabile ve yerleşim yeri elçiler göndererek Sezar’a bağlılıklarını sundu. Bu durum, erzak ikmalini kolaylaştırdı. Kabilelerin desteği sayesinde Sezar, süvari açısından da üstün duruma geldi. Bu sayede, hızlı yürüyüşler ve çevik manevralarla Pompeus’a bağlı birlikleri oldukça zorladı. Morali bozulan askerler, komutanlarından habersiz Sezar’ın askerleriyle görüşmeye başladılar. Birçok küçük birlik komutanı ve kabile lideri Sezar’a teslim oldu. Sezar onlara nezaketle davrandığından katılımlar daha da arttı.  Fakat Pompeus’a bağlı birliklerin komutanlarından biri olan Petreius, sert tedbirler alarak duruma hâkim oldu ve Sezar’ın askerleri ile görüşenleri öldürttü.

Bununla birlikte, erzak ve su ikmalindeki zorluklar sebebiyle birliklerini çekmeye karar verdi. Sezar, çekilme esnasında süvarileriyle sürekli olarak artçıları taciz etti. Bu taktikle, düşmanın ana unsuruna taarruz etmek yerine yıpratma muharebesiyle onu zayıflatmaya çalışıyordu. Bunun sonucunda Pompeus’a bağlı ordunun komutanları çaresiz kalıp Sezar ile görüştüler. Sezar ordunun derhal terhis edilmesi koşuluyla kimseye zarar verilmeyeceği sözünü verilince Pompeus’a bağlı birlikler dağıldılar. Bunun ardından, güney İspanya’daki askeri birlikler de Sezar’ın komutasına girdiler. Böylece, Galya ve İtalya’dan sonra İspanya da Sezar’ın eline geçti.

Sezar’ın diktatör seçilmesi

Sezar, tapınaklardan alınan paraları geri iade edip her yere yöneticiler atadıktan sonra gemileriyle batıya doğru yola çıktı. Bu sırada Senato’da ülkeyi yönetmek için bir diktatör seçilmesine karar verildiğini ve bunun için kendisinin aday gösterildiğini öğrenince Roma’ya yöneldi. Sezar’ın şimdiye kadar karşılaştığı tek felaket, Sicilya’yı aldıktan sonra Afrika’ya geçen birliklerinin Pompeus’a bağlı birlikler ve yerel bir kralın ordusu tarafından tamamen imha edilmesiydi. Ancak Roma’nın kalpgahı olan İtalya ve onu çevreleyen zengin kaynaklara sahip Galya ve İspanya’nın yanında Afrika’nın ülkeye hâkim olma açısından çok fazla önemi yoktu.

Sezar, Roma’ya vardıktan sonra diktatör olarak konsül seçimlerine nezaret etti. Seçimden sonra görevinden ayrılarak ordusunu topladı ve Pompeus’u tamamen ortadan kaldırmak için yola çıktı. O sırada Yunanistan, Anadolu, Suriye ve Afrika onun kontrolünde değildi. Yeterince gemisi olmadığından, askerlerinin tümünü gemilere bindiremedi. Bu sırada Pompeus, bir yıldır çatışmadan uzak kaldığından büyük bir ordu ve çok sayıda gemiden oluşan bir donanma teşkil etmişti. Kontrolü altında bulunan bölgelerdeki halkı zorlayarak büyük miktarda para da toplamıştı. Gemilerini bu günkü Yunanistan, Arnavutluk ve Hırvatistan sahillerine konuşlandırmış ve böylece Sezar’ın gemilerle gelmesini önleyecekti.

Balkan Yarımadası’ndaki muharebeler

Sezar, gemileriyle yola çıktı ve askerlerini Arnavutluk güneyinde karaya çıkarmayı başardı. Erzak sıkıntısı çeken Pompeus’un ordusunun kontrolündeki bazı yerleşim yerleri Sezar’a haber gönderip yardım istediler. Sezar yaklaşınca da halk Pompeus’un askerlerine saldırarak şehirlerinden kaçmalarını sağladılar. Sezar, yeniden bir elçi göndererek Pompeus’a barış teklifinde bulundu. Fakat Pompeus, barış yapmak yerine iç kesimleri kolayca ele geçiren Sezar’ın kıyı şeridini ele geçirmemesi için tedbir almayı tercih etti. 

Yerli halk olan Yunanlar, Sezar ile savaşmayacaklarını söyleyerek Pompeus’un birliklerini şehirlerinden kaçırmaya ve Sezar’a katılmaya devam etti. Bu durum Pompeus’un ordusunda korkuya sebep oldu. Bütün Epirliler ordudan ayrıldı. Havalar soğumaya başlayınca Sezar, kışı geçirmek için Arnavutluk güneyinde ordugâh kurdu ve İtalya’dan gelecek olan birliklerini beklemeye başladı. Pompeus’un birlikleri, onun askerlerinin gemiyle gelmesini engelliyor, Sezar’ın ordusu ise onların iç kesimlerden su ve erzak teminine engel oluyordu. O sırada Sezar, Roma’nın resmi görevlisiydi. Pompeus’un ise herhangi bir resmi unvanı yoktu. Bu yüzden yerli halk, hemen her yerde Sezar’a biat ediyordu.

Sezar’ın ordusu ile Pompeus’un ordusu Apsus Nehri’nin iki tarafında karşı karşıya kış için ordugâh kurdular. Havalar ısınmaya başlayınca, iki ordu da harekete geçti. Sezar kıyı şeridini temizlemeye başlayınca; Pompeus, Batı Anadolu’daki birliklerinden yardım istedi. Bu birliklerin gelmesiyle birlikte, Makedonya ve Yunanistan’da taraflar arasında birçok muharebe yaşandı. 

Bu sırada deniz muharebeleri de yaşanıyordu ve sahillerde hala Pompeus hâkim durumdaydı. Karada ise Pompeus, ısrarla bir meydan muharebesinden kaçınıyordu. Bunun üzerine Sezar, Pompeus’un ordugahının etrafındaki tepeleri ele geçirip hisarlar kurmaya ve böylece hareket alanı sınırlı dar bir alana sıkıştırmaya çalıştı. Bunu gören Pompeus, çevresindeki tepeleri Sezar’dan önce ele geçirip hisarlar inşa etmek suretiyle hareket alanını geniş tutmaya gayret etti fakat kuşatılmaktan kurtulamadı.

Bunun üzerine, kuşatmayı yarmak için huruç hareketi düzenledi. Ordusu daha küçük olan Sezar, meydana gelen çatışmalarda zor durumda kaldığından geri çekildi. Çekilmesinin diğer bir maksadı da eğer Pompeus onu takip ederse, kontrolü altındaki İyon Denizi’nden uzaklaşacağı için ikmal zorlukları yaşamasını sağlamaktı. Sezar, çekilmesini tamamlayıp diğer birlikleri ile buluşarak Teselya’da kamp kurdu. Teselya’da yapılan muharebeyi, Pompeus kaybetti. 

Pompeus’un ölümü ve iç savaşın sona ermesi

Pompeus, az sayıda adamıyla önce Larissa’ya, oradan da sahildeki gemilerine kaçtı ve denizyolu ile Mesena’ya gitti. Pompeus’un geride kalan birlikleri teslim oldu. Sezar onları affetti ve kendisine katılan bu birlikleri de alarak Larisa’ya gitti. Bu sırada Sezar’a bağlı donanma Mesena’ya hücum etti ve çok sayıda gemiyi yaktı. 

Pompeus, Mesena’da da barınamayacağını anladı. Önce Midilli’ye oradan da Kilikya’ya ve Kıbrıs’a geçti. Pompeus, Kıbrıs’tan sonra Suriye’ye gitmeyi planlıyordu ancak Sezar’ın onu takip ettiğini duyunca Mısır’a kaçtı. Mısır’da krallık için Kleopatra ve kardeşi Ptolomeaus arasında iç savaş yaşanıyordu. İktidarı Ptolomeaus ele geçirmişti. 

Kral, Pompeus’un gelişini iyi karşıladı. Ancak Pompeus, karaya çıkınca askerler tarafından öldürüldü. Bu sırada Sezar, Anadolu’ya gelmiş ve Pompeus’un kaçtığını öğrenince az sayıda gemi ile Mısır’a doğru yola çıkmıştı. İskenderiye’ye çıktığında burada Pompeus’un öldürdüğünü öğrendi. Böylece iç savaş sona erdi ve Sezar Roma’nın tek hâkimi oldu.

Not:

Bu yazının hazırlanmasında; Doğubatı Yayınevi tarafından yayınlanan Sezar’ın İç Savaş Üzerine Notlar eserinden, Köprü Yayınevi tarafından yayınlanan Montesquieu’nün Romalıların Yükselişi ve Çöküşü eserinden, Kum Saati Yayınevi tarafından yayınlanan Sezar’ın Gallia Savaşı eserinden ve Wikipedia gibi internet kaynaklarından yararlanılmıştır.

Dr. Mehmet ÇANLI
Dr. Mehmet ÇANLI
Tüm Makaleler

  • 20.08.2022
  • Süre : 4 dk
  • 719 kez okundu

Google Ads