logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
tarih

Siyah Beyaz mantık

Geçen sene yazmışım, baktım ki değişen bir şey yok, bir daha hatırlatayım dedim.

Dr. Öğr. Üyesi Ersoy ÖNDER
Dr. Öğr. Üyesi Ersoy ÖNDER

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 16.10.2021
  • Süre : 1 dk
  • 129 kez okundu

Geçen sene yazmışım, baktım ki değişen bir şey yok, bir daha hatırlatayım dedim.

“Bundan neredeyse 1000 yıl önce Anadolu’ya Malazgirt savaşıyla merhaba dememizi, büyük törenlerle kutladık. 

Kutlayalım elbet. 

Kurtuluş savaşı ve cumhuriyetin kurulması öncesinde kazanılan zaferleri ve yapılan tüm fetihleri de kutlayalım. 

Sonuçta, Türkiye Cumhuriyeti, kendisinden önce kurulan 16 Türk devletinin sonuncusu Osmanlı İmparatorluğu’nun, devam eden devleti statüsündedir. Dolayısıyla, Cumhuriyet tarihimizin bazı dönemlerinde yaşandığı iddia edilen Türk Tarihi’nin Cumhuriyet öncesini yok sayma, görmezden gelme veya önemsememe saçmalığından kurtulmamız ve geçmişe sahip çıkmamız doğru bir yaklaşımdır. 

Öte yandan, Cumhuriyet tarihinde yaşadığımız zaferler ve milli bayramlar, geçmişe nazaran çok daha özel ve önemlidir, yakın tarihimizdir, şu anki devletimizin kuruluşu ve kurtuluşu ile ilgilidir ve coşkuyla kutlanmayı, hem de fazlasıyla, hak eden günlerdir.

Dolayısıyla; Malazgirt savaşının, İstanbul’un fethinin büyük törenlerle kutlanması ne kadar doğruysa, 19 Mayıs-30 Ağustos gibi cumhuriyet dönemi milli bayramlarımızın kutlanmasının çeşitli bahanelerle kısıtlanması, o kadar yanlıştır. 

Birinde tedbir alınıyorsa, öbüründe de alınabilir, alınmalıdır. 

Fuzzy mantıkta nasıl sadece siyah ya da beyaz yoksa, biri ötekini reddetmezse, kavramlar iç içe geçmiş, belirsizlik ve bulanıklık varsa; tarih okuma ve kutlamalarında da tek taraflılık, ötekileştirme ve diğerini reddetme olmaz.

Alparslan da, Fatih de, Kanuni de bizim değerimizdir. Mustafa Kemal  Atatürk’ün ise bu milletin ekseriyetinin gönlünde, öncekilerden çok daha fazla özel ve güzel bir değeri, önemi ve yeri vardır. Onun yaptıklarını yok saymanın, küçümsemenin, değersizmiş, yanlışmış gibi göstermenin ve milli bayramların çeşitli bahanelerle kutlanamamasının hiç kimseye hiç bir faydası olmaz.

Zaferleri kutlayanlar, o zaferleri kazananlarla kendilerini aynı safta ve mantalitede görenlerdir; bahane üretenler değil.”


Google Ads