Site İçi Arama

ua-iliskiler

14 Mayıs’ta, Seçim Yoluyla İktidarı Bırakmayabilir mi?

Bazı spekülasyonların varlığına rağmen, 14 Mayıs’ta seçimlerin nispeten özgür ve adil bir atmosferde yapılması bekleniyor. Öte yandan, iktidarın uzunca bir süredir muhalefetin altını oymaya çalıştığı iddia ediliyor. Son yıllarda bazı muhalifler, hükümetin hedefi haline gelmekten kendini kurtaramadı. Bu durum, muhalefetin güç kazanmasını engelleyici bir durum olarak gösteriliyor. Ayrıca, Yüksek mahkeme gibi seçim komisyonu da iktidar tarafından kontrol ediliyor. Her şeye rağmen muhalefetin kazanmaya daha yakın olduğu iddiası dünden bugüne geçerliliğini koruyor.

Tayland’da Genel Siyasi Durum

Tayland’ın resmi yönetim biçimi 1932 yılından bu yana Meşruti Krallıktır. 1946 yılında tahta çıkan Kral Bhumibol Adulyadej 13 Ekim 2016 tarihinde vefat etmiştir. Veliaht Prens Maha Vajiralongkorn, 2 Aralık 2016 yeni Tayland Kralı olarak ilan edilmiş olup; Kral'ın taç giyme töreni 4-6 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. 

Yaklaşık 70 milyon nüfusu bulunan Tayland’da, halkın %75 Taylandlı, %14 Çinli, %3 Malay ve %8 diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Tayland’da yaklaşık 2.000 Türk vatandaşı yaşam sürmektedir. Buna karşılık Türkiye’de, çeşitli sebeplerle ikamet eden yaklaşık 800 kadar Tayland vatandaşının bulunduğu bilinmektedir.

Ordunun 2014 yılında yönetime el koymasının ardından, 24 Mart 2019 tarihinde yapılan seçimlerin sonucunda, çok sayıda küçük partinin de dahil olduğu bir koalisyon Hükümeti kurulabilmiştir. Yeni Parlamento’nun oluşmasının ardından, Senato ve Tayland Parlamentosu, 250 üyeli Senato ve 500 üyeli Temsilciler Meclisi’nden oluşmaktadır. Senatörler atamayla, meclis üyeleri halk tarafından seçilmektedir. Prayut Chan-o-cha 5 Haziran 2019 tarihinde Temsilciler Meclisi'nin oylarıyla Tayland’ın 29. Başbakanı olarak seçilmiştir.

Koalisyonun ülkeyi iyi yönetemediğini değerlendiren yeni Kral, Temsilciler Meclisi’nin dört yıllık süresinin sona ermesine çok az bir süre kala, parlamentoyu feshetme gereğini duydu. Ardından, Tayland Seçim Komitesi seçim tarihi olarak, Türkiye ile aynı seçim tarihini, 14 Mayıs’ı ilan etti. Krallıkla yönetilen Tayland'da oy kullanmak zorunlu bir vatandaşlık görevi olarak kabul ediliyor. 70 milyonluk ülkede, yaklaşık 52 milyon kadar kişi oy kullanma hakkına sahip bulunuyor. 

Tayland, özellikle tarım alanında kendi kendine yeterli, sanayileşme seviyesi yükselmekte olan, gelirinin büyük bölümünü turizm, dış ticaret ve yabancı yatırımdan elde eden, sermaye birikimi ve yatırım kapasitesi oldukça iyi sayılabilecek bir ülkedir. Güney Doğu Asya bölgesindeki merkezi coğrafi konumu dolayısıyla pek çok ülkenin ilişkilerini geliştirmeye önem verdikleri bir ülke olarak görülmektedir.

14 Mayıs Seçimleri Öncesi Durum

Ülkede, 2014 yılında askeri darbe ile iktidara gelen bir cunta var. Askeri darbe krala dokunmadan ülkeyi yönetmeye devam etti. Askeri cuntanın lideri General Prayut Chan-o-cha, 2019 yılındaki seçime rağmen, dokuz yıldır kesintisiz bir şekilde ülkeyi ‘Başbakan’ olarak yönetiyor. 14 Mayıs’taki seçime, Prayut, Birleşik Tayland Halk Partisi çatısı altında katılıyor.

Başbakan Prayut’un seçimlerdeki en kuvvetli rakibi, muhalif Pheu Thai Partisinin lideri 36 yaşındaki Paetongtarn Şinavatra. Ülke siyasetinde söz sahibi olan bir ailenin ferdi. Eski Tayland Başbakanı Taksin Şinavatra’nın kızı. Tayland'da eski Başbakan Taksin Şinavatra, yolsuzluk ve krala saygısızlıkla suçlanarak, askeri darbeyle 2006'da görevinden uzaklaştırılmıştı.

Eski Başbakan Taksin Şinavatra'nın kardeşi Yinglak Şinavatra da 2011'de, ağabeyinin ardından seçimle iktidara gelmiş ancak onu “ağabeyinin kuklası” olmakla suçlayan bir kesim kendisine karşı ayaklanmışlardır. Yinglak, kendisinin istifasını isteyenlerin ayaklanmasını bastıramayınca, Generel Prayut’un komutanlığını yaptığı Tayland ordusu, 22 Mayıs 2014'te yönetime el koydu. O dönem Tayland Kraliyet Ordusu Komutanı olan Prayut, 2014-2019 yıllarında ülkeyi yöneten askeri hükümetin başbakanı olmuştu. Eski General Prayut, Mart 2019'da yapılan seçimlere cunta destekli Palang Pracharath (Halkın Devlet İktidarı) Partisinin adayı olarak girmiş, seçimlerin ardından seçilmiş milletvekillerinin oluşturduğu Temsilciler Meclisi ile cunta tarafından atanan askerlerden oluşan Senato'nun ortak oylamasıyla yeniden başbakanlık görevine getirilmişti.

Şimdi Paetongtarn ile Prayut arasında geçecek bir seçim yarışı yaşanması bekleniyor. Ülkedeki son anket yoklamalarına göre seçime kazanmaya en yakın aday Paentongtarn. Halihazırdaki Başbakan ve cunta lideri Prayut’un diğer bir rakibi de, kendisinin hükümetinde yer alan Tayland Sağlık Bakanı Anutin Charnvirakul.

Ülkede son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar ve geçiş dönemindeki siyasi istikrarsızlık nedeniyle 14 Mayıs genel seçimlerinin gergin geçmesi bekleniyor. Mevcut iktidarın ülkedeki özellikle ekonomik krize bir çözüm sunamaması nedeniyle, muhalefetin ezici çoğunlukla bu seçimlerde ipi göğüslemesi ve Paetongtarn’un yeni başbakan olarak ülkenin geleceğinde söz sahibi olması en olası senaryo olarak görülüyor.

Tayland'da 14 Mayıs'ta yapılacak ulusal seçimler muhalefetin ezici zaferiyle sonuçlansa bile, ordunun tavrının sonucu belirleyecek ana faktör olacağı konuşuluyor. Kral ve mevcut başbakanın yanında yer alması beklenen ordunun, halkın tercihine rağmen, sonuçları manipüle etme gayretlerinin bir parçası olmasından korkuluyor. 2014 darbesiyle zaten gerilen demokratik hayat için bunun feci bir gerileme olacağı değerlendirmeleri yapılıyor.

Başbakan Prayuth, yarı-otokrat bir lider. Ekonomiyi ve pandemiyi iyi yönetememesine rağmen, kendisine yönelik tepkilere karşı sergilediği sert tavır nedeniyle, halkın gözündeki popülaritesini iyice yitirdi. Seçimler gerçekten özgür bir ortamda yapılırsa, kazananın Prayuth olmayacağını herkes söylüyor. Bu arada, Prayuth gibi Kral Maha Vajiralongkorn da otokrasiyi seven bir kişiliğe sahip. Özellikle kamu maliyesi, siyaset ve stratejik meseleler üzerinde babasına kıyasla daha fazla yetki ve otorite elde etti.

ABD tarafında Tayland seçimleri önemsiyor. Zira, Tayland’ın otokrasiye kayması ve Çin ile ilişkilerini ilerleterek, Amerikan çıkarları aleyhine Tayland’ın Çin’e daha fazla yakınlaşmasından endişe ediliyor. Bu nedenle, olabildiğince özgür ve adil seçimlerin yapılması yönünde artan bir şekilde Amerikan telkinlerine rastlanıyor. Tayland’da eğer demokrasiye geçiş yönünde 14 Mayıs seçimleri bir değişikliği beraberinde getirebilirse, bunun bölgedeki diğer ülkelere de sirayet etmesi umut ediliyor. Yeni hükümetin ABD-Tayland ilişkilerini artırması ve bu ülkenin Çin'e stratejik bağımlılığının giderilmesi bekleniyor.

Muhalefet büyük bir zafer kazanırsa, ordunun tepkisi ne olur?

Bu arada, Tayland Ordusu, kendince başka bir seçenek görmezse, Kral Vajiralongkorn tarafından onaylanan bir darbeye öncülük edebilir türünden değerlendirmelere rastlanıyor. Anketler muhalefetin ezici bir üstünlük sağlayacağını gösterse de, ordu ve kralın, muhalefetin kontrolüne girecek bir hükümetin kurulmasına izin vermeyebileceği konuşuluyor. Toplamda 13 başarılı darbeye imza atmış bir ordu için 14 Mayıs’ta 14. darbe de olabilir şüphesiz. Bu olasılık hep var. 

Her hâlükârda eğer ordu, kralla işbirliği yaparak halkın iradesini engellerse, Myanmar da dahil olmak üzere bölgedeki siyasi gerilemenin daha da ivme kazanmasından endişe duyuluyor. Bu türden bir hareket tarzının ise bölgesel istikrarsızlıkların arttığı bugünlerde, ABD-Tayland ilişkilerine de ağır bir darbe vurabilir. 2014 darbesinden sonra Pekin'le yakınlaşan Bangkok'u Washington’dan daha da uzaklaştırabilir. 

Prayuth'un başında bulunduğu, ordunun da desteklediği Birleşik Tayland Halk Partisi’nin Bangkoklular arasında yüzde 14'lük bir oy oranına sahip olduğu tahminleri yapılıyor. Bu oy oranının karşılığı mecliste bir avuç sandalye demektir. Orduyla bağlantılı bir diğer üst düzey siyasetçi olan Başbakan Yardımcısı Prawit Wongsuwan ise Palang Pracharat Partisi'nin lideri. Prawit daha usta bir siyasetçi ama onun partisi de seçmenlerin tercih ettiği bir parti olmaktan oldukça uzak duruyor. 

Popülist iş adamı Taksin Şinavatra tarafından yönetilen ve artık resmi bir rolü olmamasına rağmen ülkedeki en büyük muhalefet partisi Pheu Thai'dir. Özellikle, bir diğer önde gelen muhalefet partisi olan İlerici Hareket, geçen yıl monarşi ve onu koruyan yasalar hakkında Kraliyet ile bir diyalog başlatmıştı. Mevcut yasalarının monarşiyi koruduğu Tayland için bu yasaların tartışılmaya başlanması önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle genç Taylandlılar arasında oldukça popüler olan parti, muhalif oylar için Pheu Thai ile ciddi bir mücadele veriyor olmasına rağmen, seçim sonuçlarına bağlı olarak koalisyon hükümetinde yer almaya istekli bir duruş sergiliyor.

Bazı spekülasyonların varlığına rağmen, 14 Mayıs’ta seçimlerin nispeten özgür ve adil bir atmosferde yapılması bekleniyor. Ancak bunun öncesinde, Prayuth liderliğindeki askeri-monarşik yapının uzunca bir süredir muhalefetin altını oymaya çalıştığı iddia ediliyor. Seçimin, muhalefeti desteklediklerini açık bir şekilde gösteren üniversite öğrencilerinin sınavlara gireceği gün olan 14 Mayıs tarihine bilinçli bir şekilde alındığı iddia ediliyor. Ayrıca son yıllarda binlerce muhalif, hükümetin hedefi haline gelmekten kendini kurtaramadı. Bu durum, ülkedeki muhalefetin güç kazanmasının önünde bir engel olarak gösteriliyor.

Ayrıca, Tayland'ın en yüksek mahkemesi gibi seçim komisyonu da Prayuth'un müttefikleri tarafından kontrol ediliyor. Tayland yasalarına göre bir parti ya da koalisyonun hükümet kurabilmesi için alt meclisin çoğunluğu yanında ülkenin en üst meclisi olan ve ordunun kontrolü altında bulunan 250 üyeli Senato'nun çoğunluğunu kazanması gerekiyor. 

Her durumda muhalefetin 14 Mayıs'ta büyük bir zafer kazanması bekleniyor. Son tahminler Pheu Thai'nin tek başına beş yüz sandalyeli alt mecliste mutlak çoğunluğu kazanabileceğini gösteriyor. Bazı anketler seçmenlerin, Taksin'in karizmatik kızı Paetongtarn'ı diğer olası liderlere ikiye bir oranında tercih ettiğini gösteriyor. Anketler Taylandlıların yaklaşık yüzde 67'sinin muhalefet lehine oy kullanacağını öne sürüyor.

Sonuç

Türk ve Taylandlı seçmenler aynı tarihte, 14 Mayıs’ta sandığa gidiyorlar. Her iki ülkede de mevcut iktidarlar otokratlıkla suçlanıyor. Her iki ülkede de halkın iradesinin muhalefeti tercih etmesi halinde, mevcut hükümetlerin, iktidar koltuğunu muhalefete devretmemek için türlü yollara başvurabileceği yönünde değerlendirmeler, spekülasyonlar yapılıyor. 

Tayland için bir şey dememiz bir anlamda mümkün değil ama güzel ülkem Türkiye için bu yorumlamaları, biraz zorlama spekülasyonlar olarak gördüğümü ifade edeyim. Halkımız eğer seçimlerin sonucunda Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı derse; şüphesiz Erdoğan ve Cumhur İttifakı, 21 yıllık iktidarını demokratik bir olgunluk içerisinde, halkın iradesine uygun olarak yeni sahibine teslim edecektir. Tersi bir durumun, iddianın konuşulmasını bile ülkemiz demokrasisi, 100 yıllık Cumhuriyet kültürü için ‘yakışıksız’ buluyorum. 

Velhasıl, 14 Mayıs’ta adil bir seçim bekliyorum ve öyle de olacağına yürekten inanıyorum. Tersi durumun vebalini kimse kaldıramaz.

Kaynakça:

CNN Haber, “Tayland’da seçim tarihi 14 Mayıs olarak güncellendi”, 21 Mart 2023, https://www.cnnturk.com/dunya/taylandda-secim-tarihi-14-mayis-olarak-guncellendi

Joshua Kurlantzick, Council on Foreign Relations, “Thailand’s Elections Are a Critical Moment for the Kingdom—and the Region”, 17 April 2023, https://www.cfr.org/in-brief/thailands-elections-are-critical-moment-kingdom-and-region

Tayland’ın Siyasi Görünümü, Dışişleri Bakanlığı Sayfası, https://www.mfa.gov.tr/tayland-siyasi-gorunumu.tr.mfa

Son Dakika, “Tayland'da mayıs seçimleri öncesi parlamento feshedildi”, 20 Mart 2023, https://www.sondakika.com/haber/haber-tayland-da-mayis-secimleri-oncesi-parlamento-15710543/

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 05.05.2023
  • Süre : 7 dk
  • 926 kez okundu

Google Ads