Site İçi Arama

ua-iliskiler

Çok Merkezli-Çok Medeniyetli Dünyanın Ana Gücü: Avrasya

Avrasya bugün en geniş coğrafi sınırları ile Batı da Portekiz Doğu’da Japonya Kuzey’de Rusya ve Güney’de Hindistan ile dünya GSMH’nın %60’ına sahip ve dünya nüfusunun %70’ini barındırmaktadır.

Avrasya kelime olarak Avrupa ile Asya kelimelerinin birleştiği yani “Avr’’ ile “Asya’’ sözcüklerinden meydana gelir. Avrupa ile Asya kıtasını içine alan coğrafyaya verilen addır. Eski dünyanın güç merkezi Avrasya neredeyse tüm büyük medeniyetlere ve büyük dinlere ev sahipliği yaptı. Avrasya dünyanın ana kıtasıdır. Avrasya’yı artık dar çerçevede tanımlamak yetersizdir. Zaten Avrasya’nın tanımı konusunda ortak bir görüş birliği de yoktur. Günümüzün hızlı ulaşım araçları ve dev altyapıları ile birbirine bağlanan Avrasya coğrafyası sosyal ağlar ile 21. yüzyılda yüksek bir etkileşim içindedir. Avrasya bugün en geniş coğrafi sınırları ile Batı da Portekiz Doğu’da Japonya Kuzey’de Rusya ve Güney’de Hindistan ile dünya GSMH’nın %60’ına sahip ve dünya nüfusunun %70’ini barındırmaktadır. Ayrıca dünya enerji kaynaklarının dörtte üçü yine bu coğrafyadadır. Avrasya kıtası 55.000.000 kilometre kare ile dünya toplam arazi alanının %36’dan fazlasını kapsar. Bu rakam dünyanın kara kütlesinin 1/3’üne denk gelir.

Böyle her yönden zengin bir coğrafya örneği yoktur. Köklü uluslara, dev medeniyetlere ve kıtasal ülkelere ev sahipliği yapan tarihin yazıldığı bir coğrafyadır. Avrasya bir medeniyetler coğrafyasıdır. Bu coğrafyayı Hint, Arap, Türk, Çin, Fars, Rus, Yahudi, Hristiyan ve İslam medeniyetleri paylaşmaktadır. Avrasya’nın kalbi Türk medeniyetidir. Aklı Çin medeniyetidir. Gözleri Rus medeniyetidir. Kolları Avrupa medeniyetidir. Bacakları ise Hint medeniyetidir. Arap ve Fars medeniyetleri ise kıtanın damarlarıdır. Avrasya dünyanın en güçlü ve en köklü medeniyetlerinin taşıyıcısı olan devletlerin ana vatanıdır. Ayrıca Avrasya, Süveyş körfezi yakınındaki dar bir toprak şeridi ile Afrika’ya bağlanır. Bu 3 kıta birlikte Afro-Avrasya olarak adlandırılır. Burada her medeniyetin her ulusun her ülkenin ortaya koyacağı değerler, zenginlikler ve vizyonlar vardır. ABD dışında dünyanın en büyük ekonomileri bu coğrafyada yer alır. Yine ABD dışında tüm nükleer güçler Avrasya’dadır. Avrasya nasıl geçmişe ev sahipliği yapan önder bir coğrafya ise günümüzde de dünyanın değişimini ve dönüşümünü başlatan ana coğrafyadır. 

21. yüzyıl Avrasya merkezli bir dünyanın inşasına tanıklık ediyoruz. Jeopolitik olarak Avrasya çok merkezli-çok medeniyetli yeni dünyanın ana çekirdeğini oluşturuyor. Avrasya yeniden dünyanın merkezi ve önderi olmaya aday kıtadır. Avrasya, bize Batı medeniyeti ile birleşme, ortak bir yol ve iş birliği yapma şansı verebilir. Burada önemli olan Avrupalı devletlerin tutumudur. Avrasya terazisinin birini Avrupa diğerini Asya oluşturur. Avrupa hem bizim için hem de dünya için bilinendir. Lakin Asya hem bizim için hem de dünya için yeniden keşfedilecektir. 

Dünyanın en büyük kıtası olan diller ve dinler diyarı Asya, 48 egemen devlet, 6 BM dışı devlet ve 6 bağımlı bölgeden oluşur. Dünyanın nüfus bakımından en kalabalık kıtasıdır. Asya nüfusu 4,5 milyarın üstündedir. Dünya nüfusunun beşte üçünü barındırmaktadır. Yine Dünya’daki Müslümanların ise %62’si Asya’da yaşıyor. Bugün dünyanın en büyük 30 şehrinden 21’i Asya’da olduğu gibi dünyanın en büyük 10 limanı da Asya’da bulunmaktadır. Dünya ekonomisinin ilk 5’inde Çin-Japonya-Hindistan vardır. Dünyanın en büyük şirketleri Global 500’de yer alan şirketlerin yarısı Asya’dandır. Yeni uluslararası ve bölgesel kuruluşlar Asya merkezli olarak Avrasya sahasında doğmuştur. BRICS, ŞİÖ, KGAÖ, Avrasya Ekonomik Birliği, Asya Kalkınma Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi Asya merkezli kuruluşlar ortaya çıktı. Dünyanın sayılı ordularının birçoğu yine Asya’dadır. Yeni teknoloji merkezleri Asya’da yükselirken, ekonomik ve siyasi merkezlerin gücü de hızlı bir şekilde Asya’ya kayıyor. Bunların yanında günümüzde Asya’nın kadim medeniyetleri dünyaya bir vizyon sunuyor. Nasıl geçmişte tüm dünyayı ve Asya’yı kalkındırdı ise bu kadim medeniyetler şimdide milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarına kavuşmasına ve fakirlikten kurtulmasına yardımcı oluyor. O yüzden Asya’nın yükselişi Avrasya’nın inşası için Batıyı tehdit etmeyen bir temele oturtulmalıdır. Şuan Avrupa ile Asya’yı birleştiren Çin’in Kuşak ve Yol projesi, Hindistan’ın Doğu’ya Bak/Hareketi ile Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru, Türkiye’nin Kalkınma Yolu Projesi, Rusya’nın Kuzey Deniz Rotasının devreye girmesi ile Avrasya’nın birleşmesi hızlanmıştır. 

Asya’da Çin, Hint, Rus, Türk, Arap, Fars, Kore, Japon gibi uluslar dev projeleri ile Asya’yı yeniden inşa ederken kıtaları ve okyanusları birbirine bağlıyorlar. Asya’da bölge ve ülke çoktur. Ortak projeler için dev pazarlar ve dev ortaklar vardır. Aslında Asya’da seçenek çoktur. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Avrasya coğrafyasının ya da kelimesinin hayat bulmasında Asya değerli olandır. Artık Asya’sız bir Avrasya ve Avrasya’sız bir dünya düşünülemezdir. Avrupalı devletlerin artık Asyalı devletleri eşitleri olarak görme zamanı geldi. Bu konuda öncelikle Türkiye’den başlamaları gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin ağırlığını koyduğu ittifak ya da taraf daha önde olacaktır. 

Nitekim Asya’nın yükselişi, Batı’da derin bir kaygı uyandırdı. Avrupa Birliği için söylenen ekonomik dev askeri cüce açıklaması Asya’nın uyanışı ile daha da kötü bir duruma evrilerek sermayesi azalan, üretkenliğini kaybeden Avrupa, yaşlı bir dünyaya dönüştü. Amerika’nın ise şuan yaptırım ve ambargolarla uğraştığı ülkelerin çoğu Asya’dadır. Hukuk tanımaz ve tek taraflı politikalarını artıran bir ABD vardır. Asya’nın ekonomik, teknolojik, askeri, siyasi olarak yaşadığı değişim ve gelişim Batı tarafından baltalanmak istenmektedir. İlan edilmemiş bir şekilde Batı medeniyeti için Asya en büyük düşman mottosudur. Avrasya’nın geleceği için Batı medeniyetinin Avrupa ayağı bu tehlikeli düşüncelerden kurtulmalıdır. Çünkü Avrasya kıtası dinsel, ırksal, kültürel ve medeniyetsel olarak çeşitliliğe sahip dev bir çekim merkezidir. Avrasya kıtasının geçmişte olduğu gibi bugün de küresel entegrasyonun ana çekirdeği olacağını görememek geleceği okuyamamaktır. 

Siyaset Bilimci Umur Tugay YÜCEL
Siyaset Bilimci Umur Tugay YÜCEL
Tüm Makaleler

  • 05.05.2024
  • Süre : 4 dk
  • 483 kez okundu

Google Ads