Site İçi Arama

ua-iliskiler

Hindistan Başbakanı Modi’in Yunanistan Ziyaretinin Türkiye Açısından Önemi Nedir?

İki ülke savunma ve güvenlik sektöründe askeri bağlarımızı ve savunma sanayimizi güçlendirme konusunda mutabakata vardı. 2030 yılına kadar ikili ticareti ikiye katlamayı hedefliyorlar. Savunma ve güvenlik sektörlerinin yanı sıra altyapı, tarım, eğitim ve teknoloji alanlarında ikili ilişkileri güçlendiriyorlar.

40 Yıl Sonra Gerçekleşen Ziyaretin Önemi

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yunanistan’ın başkenti Atina’da Başbakan Kyriakos Miçotakis ile bir araya geldi. İki liderin görüşmesi, 40 yıl sonra ülkeler arası başbakanlık düzeyinde yapılan ilk görüşme olması yönüyle dikkat çekiciydi. İki ülkenin stratejik ortaklık mekanizmasını kurduklarını ilan etmesi ise, Hint-Yunan yakınlaşmasının kalıcı olacağının işareti olarak görüldü. Pek çok alanda iki ülkenin aralarındaki temasları artırmaları, bu ilişkiyi sürekli bir angajmana dönüştürmeleri bekleniyor.

Yunanistan, 2008 mali krizinden sonra sancılı bir dönemden geçmişti. O yıllarda NATO’da birlikte görev yaptığımız Yunan subaylarının bir anda maaşlarının neredeyse yarı yarıya düşürüldüğüne, bazılarının arabalarını dahi satmak zorunda kaldıklarına şahit olmuştum. Yunanistan’a 2009 yılında gittiğimde konuştuğum Yunanlılar ise Avrupa Birliği’nin avroya geçmesi sonrası ülkede enflasyonun arttığından, hayat pahalılığı yaşadıklarından ve hatta AB’den çıkmaları gerektiğinden bahsediyorlardı. Şimdilerde Grexit olasılığı gündemden düştü, o günler artık geride kaldı sayılabilir. Yunanistan'ın deniz kıyıları turistlerle dolup taşıyor. Ülke 2008 mali krizinin sancılarını atlatmışa benziyor. Öyle ki Yunanistan bugünlerde avro bölgesinin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında gösteriliyor. Yunan ekonomisi geçen yıl yüzde 5.9 oranında büyüdü.

Bu yıl Haziran ayındaki genel seçimi kazanan Başbakan Kiryakos Miçotakis, bu zaferle ülkesini “dönüştürmek için güçlü bir yetki” kazandı. Yeni hükümet, seçim sonrasında dışarıyla ilişkilerine de daha fazla önem vereceğinin işaretini veriyordu. Bu bağlamda, Miçotakis’in beklentileriyle Hindistan Başbakanı Modi’nin vizyonu uyumlu seyrediyor. Modi de dünya açılan bir politika izliyor. Özellikle Batı dünyasıyla daha sıkı bir angajmana girme gayretinde olan bir Modi stratejisinin olduğu görülüyor. İki yıl önce, Modi’nin Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, 2021 yılında Yunanistan'ı ziyaret etmişti. Ardından Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da 2022 yılının Mart ayında Hindistan'ı ziyaret etti. Dışişleri bakanları seviyesindeki karşılıklı ziyaretlerden sonra, Modi, 25 Ağustos’ta Yunanistan’a ziyaretini gerçekleştirdi. Bu ziyaret, 40 yıl sonra bir Hindistan Başbakanı tarafından Yunanistan’a yapılan ilk ziyaret oldu. Modi'nin ziyareti, Hint-Yunan ilişkilerini ticaret, yatırım, güvenlik, savunma, enerji, göç, altyapı, turizm, bağlantı ve tarım alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi amaçlayan stratejik bir ortaklık düzeyine yükselterek, iki ülke arasındaki çıtayı bir anda yükseltiverdi, geleneksel “gevşek” görünümlü Hint-Yunan ilişkisi seyrinin aksine oldukça agresif bir dönem böylece başlatılmış oldu. Modi-Miçotakis ikilisi statükoyu altüst etti.

Modi, "Savunma ve güvenlik sektöründe askeri bağlarımızı ve savunma sanayimizi güçlendirme konusunda mutabakata vardık. İki ülke ayrıca 2030 yılına kadar ikili ticareti ikiye katlamayı hedefliyorlar. Savunma ve güvenlik sektörlerinin yanı sıra altyapı, tarım, eğitim ve teknoloji alanlarında ikili ilişkileri güçlendirmeye karar verdik" dedi.

Miçotakis ise görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, Hindistan ile Yunanistan arasındaki ticaretin 2022'de 1,32 milyar avro seviyesine çıktığını ifade etti. Turizm, ilaç ve teknoloji sektörlerinde ekonomik iş birliğine dikkat çeken Miçotakis, Yunanistan ile Hindistan arasında doğrudan uçuşların olmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Hindistan, Hint ve Pasifik'ten sonra Akdeniz’e de Açılıyor

Son yılların yükselen gücü Hindistan'ın dış politikası, ekonomi diplomasisiyle orantılı çalışıyor. 1991 yılında yaşadığı ödemeler dengesi krizi sonrasında Hindistan kademeli olarak liberal ekonomiye geçiş yaptı. Dünya Ticaret Örgütüne üye oldu. Ekonomi alanında yapılan reformlarla birçok sektörde özelleştirmelere gidildi. Doğrudan yabancı yatırımların önündeki kısıtlamalar kaldırıldı ve aynı zamanda dış ticareti canlandırmak amacıyla da gümrük tarifelerinde indirimler yapıldı. 1991 yılında 270 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomisi olan Hindistan; bugün 3 trilyon dolar büyüklüğünde bir ekonomiye sahip. Satın alma gücü paritesine göre Çin ve ABD'nin ardından dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi, son 30 yılda 10-11 kat büyüdü. Hindistan’ın artık içine kapanması, üçüncü yolda kalması söz konusu değil. Ekonomideki istikrarlı büyümenin devamı için reformların ve dolayısıyla küresel ekonomi ile entegrasyonun devam etmesine ihtiyaç var. 

Göstergeler; ekonomi temelli olarak Çin ile başlayan Asya'daki ve dünyadaki güç değişimi Hindistan ile devam edeceğe işaret ediyor. Önümüzdeki yıllarda Hindistan'ın bölgesel ve küresel düzeyde ekonomik yükselişine şahit olmaya devam edeceğiz.

Aslında Hindistan, komşusu ve rakibi Çin’in ayak izlerini takip ediyor. Çin'in güçlü bir güvenlik ve ekonomik varlığa sahip olduğu Akdeniz bölgesinde yer almak istiyor. Modi’nin Yunanistan'a gerçekleştirdiği ziyareti, Akdeniz’e çıpa atmak olarak görebiliriz. Denizci bir millet olan Yunanistan’ın Akdeniz ticaretindeki potansiyelinden ve dünyanın en büyük deniz ticaret filosuna ev sahipliği yapmasından Hindistan istifade etmek istiyor. Hindistan için Yunanistan, deniz üzerinden AB'ye açılan potansiyel bir kapı olarak görülüyor olabilir. Özellikle de bölgenin en büyük limanı ve Asya-Avrupa bağlantısı için kilit bir merkez olan Pire limanı üzerinden Avrupa'ya giriş yapmak isteyen Hintli şirketler için, Modi’nin Yunanistan çıkarmasının hayati çıktıları olabilir. Özellikle AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri tüm hızıyla devam ederken, Yunanistan'ın limanları, stratejik konumu ve önde gelen gemicilik sektörüyle gelişmiş lojistik altyapısı, kıtanın Hindistan ile ticari bağlarının derinleşmesine katkıda bulunması umuluyor.

Savunma Alanında Hint-Yunan İşbirliği Derinleşiyor

İki ülke arasında epey bir süredir savunma alanında işbirliği devam ediyor. 1998 yılında iki ülke arasında savunma işbirliği mutabakat zaptı imzaladı. Bu kapsamda Hindistan ve Yunanistan, Akdeniz'de ortak deniz tatbikatları gerçekleştirdiler. Bu INIOCHOS-23 çok uluslu hava kuvvetleri tatbikatına Hindistan da katılım sağladı. Ekim-Kasım aylarında gerçekleştirilmesi planlanan Hindistan'ın en büyük çok uluslu hava tatbikatı olan Tarang Shakti tatbikatına Yunan F-16 savaş uçaklarının da katılması planlanıyor. Tatbikatı Fransa, İngiltere gibi Batılı ülkeler de katılıyor. Bu arada Türkiye’nin de bu uzak diyardaki tatbikatlarda boy göstermesi gerektiğine inanıyorum. Eski bir tatbikatçı olan Savunma Bakanı Yaşar GÜLER tarafından, gelecek yıllardaki Tarang Shakti hava tatbikatlarına katılımın değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu kanaatini taşıyorum.

Savunma ve güvenlik konuları gündeme gelince, ister istemez Türk-Yunan çekişmesi akla geliyor. Benzer bir çekişme Hindistan ile Pakistan arasında 1947 yılından beri yaşanıyor. Dolayısıyla konuyu ‘düşmanın düşmanı dostumdur’ noktasında getirmeden ele almak gerekiyor. Örneğin, Türk ve Pakistan donanmaları geçmişte Akdeniz'de ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirmişti. Pakistan F-16'ları Anadolu Kartalı tatbikatlarına katılım sağlamıştı. Hatta TUSAŞ’ta Pakistan'a ait F-16’lar modernize edilmişti. MİLGEM alanında stratejik bir işbirliği tesis edildi. ATAK satışı ABD tarafından bloke edilmemiş olsaydı, 30 helikopterin satışı ve 1,5 milyar dolar büyüklüğünde bir dışsatımın Pakistan’a Türkiye tarafından gerçekleştirilmesi söz konusu olacaktı. Her ne kadar Türkiye-Pakistan arasındaki siyasi söylemler ‘kardeş ülke’ retoriği üzerine oturtuluyor olsa da, Türkiye, rasyonel akla dayalı pragmatizm esaslı bir dış politikayı takip ediyor. Çok yönlülüğe ve çok taraflılığa 1964 yılından beri artan bir şekilde önem veriyor. Bu kapsamda, Türk Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Modi’nin ziyaretini Hint-Yunan yakınlaşması olarak görmediğini ancak dikkatle takip ettiklerini düşünüyorum.

Uluslararası basında bu yönde değerlendirmelere rastlıyorum. Bazı yazarlar, Hindistan-Yunanistan ilişkisini, deniz güvenliğinin korunmasının yanı sıra, güçlü jeopolitik zorunluluklara dayandırmaya çalışıyorlar. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” parolasından yürümek istiyorlar. Gergin bir jeopolitik ortamla karşı karşıya olan Hindistan'ın Yunanistan ve Ermenistan ile ilişkileri, Türkiye-Pakistan-Azerbaycan askeri ekseni bağlamında ele alınabiliyor. Ankara’nın Keşmir meselesini her uluslararası forumda kavgacı bir şekilde gündeme getirdiği iddia edilirken, Atina’nın da Yeni Delhi'nin Keşmir konusundaki tutumunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daimî üyelik talebini sürekli olarak desteklediğinden bahsedilerek, Yunanistan-Hindistan yakınlığından dem vuruluyor. Buna karşılık Hindistan da Yunanistan'ın Türkiye ile yaşadığı ihtilaflarda Yunanistan’ın tutumundan yana olduğu söyleniyor. Jaishankar'ın geçen yıl Aralık ayında Güney Kıbrıs Rum Kesimine yaptığı ziyaret, iki ülke arasında kilit jeopolitik konulardaki uyumun yansıması olarak gösteriliyor. 

Türkiye’nin savunma ve dış ticaret dahil tüm alanlarda Hindistan’la ilişkilerinde, Pakistan-Türkiye bağlamındaki yakın işbirliğinden bağımsız bir şekilde geliştirilecek bir yol haritasının izlenmesi gerektiğini değerlendiriyorum. En az Yunanistan kadar Türkiye’nin de dünyanın yakın bir dönemde ikinci büyük ekonomisi olacak Hindistan’la ilişkilerini Yunanistan boyutuna indirgemeden geliştirmesi gerekiyor. 

Hint-Yunan Ticaret Hacmi Artırılıyor

Hindistan ve Yunanistan, halihazırda yaklaşık 2 milyar dolar olan ticaret hacmini 2030 yılına kadar iki katına çıkarmayı hedefliyorlar. Yunanistan için Hindistan, ihracatının üçte birinden fazlasını oluşturan zeytin, beyaz peynir, Yunan yoğurdu, Retsina ve Assyrtiko şarapları gibi gıda ürünleri için muazzam bir potansiyel Pazar olarak görülüyor. Yunanistan, Hintli şirketler için pek çok bayındırlık ve altyapı yatırımları için fırsatlar sunuyor. Yaklaşık 20,000 Hintlinin halihazırda Yunanistan'da çalışmakta oluşu, Hint firmalarının ciddiyetini sergiliyor. Ayrıca ilaç, yenilenebilir enerji, teknoloji ve tarım gibi stratejik sektörlerde Hint yatırımlarını Miçotakis ülkesine çekmek istiyor.

Bu arada turizm sektörü Yunan ekonomisinin %25’ini oluşturuyor. Yunanistan, Hintliler açısından popüler bir turizm destinasyonu olarak biliniyor. Modi’nin ziyaretinin, iki ülke arasında doğrudan uçuşların da önünü açması bekleniyor. 

Hindistan son yıllarda İskandinav ülkeleri, Orta ve Doğu Avrupa devletleriyle ilişkilerini geliştirerek kıtadaki ortaklıklarını çeşitlendirme arayışı içine girdi. Yunanistan bu yönüyle, Güneydoğu Avrupa’dan Avrupa Birliği ülkelerine çıkarma yapılabilecek bir zemin vazifesi görecek. Hindistan’ın beklentisinin bu yönde olduğu anlaşılıyor.

Sonuç

40 yıl sonra bir ilk gerçekleşti, Hindistan Başbakanı Modi, 25 Ağustos’ta Yunanistan’ı ziyaret etti. İki ülke arasında yakalanacak ivmeye bağlı olarak, Miçotakis’in de önümüzdeki bir iki yıl içerisinde Hindistan’ı ziyaret ettiğini görebiliriz. Türk Dışişlerinin bu ziyareti Türkiye-Pakistan stratejik ortaklığına bir cevap olarak Hint-Yunan yakınlaşması olarak görmesi bir yönüyle normaldir. Ancak, Türkiye’nin Hindistan gibi dev bir ekonomiye sırtını dönmesini de kimse beklememelidir. Bunun Türkiye’ye orta ve uzun vadede çok pahalıya mal olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu bağlamda Türkiye, Pakistan’la olan mevcut yakın ilişkisine zarar vermeden, Hindistan’la da temeli güçlü bir diplomasi kanalı açmasını faydalı buluyorum. Esasında 2017 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yönde stratejik bir adım atmış ve Hindistan’a resmi bir ziyarette bulunmuştur. Ziyaret sırasında tertip edilen Hindistan-Türkiye İş Forumu’na iki ülkeden toplamda 350 işadamı iştirak etmiştir. Bu ziyarette, karşılıklı yatırımların arttırılması, ikili işbirliği alanlarının çeşitlendirilmesi, nükleer enerji, sivil havacılık, ilaç, uzay ve teknoloji alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi kararları alınmıştır. Ayrıca iki ülke, BMGK’nın revizyonu konusunda ortak bir politika izleyebilir kanaatindeyim. Bu konuda, Modi ve Erdoğan’ın söylemleri birbirine benziyor. Savunma alanında da işbirliği düşünülebilir. Hindistan da Türkiye gibi kendi savunma sanayisini geliştirmeye çalışan bir ülkedir. Birçok alanda işbirliğine gidilebilir, bazı savunma projelerinde ortaklık düşünülebilir. 

Türkiye-Hindistan arasındaki ilişkiler ‘Pakistan’ bağlamından uzak tutulmak suretiyle pragmatist bir düzlemde ne kadar yakın tutulabilirse, olası Hint-Yunan ekseninde gelişebilecek stratejik ortaklık ilişkinin önünün de başarıyla kesilebileceği kanaatini taşıyorum.

Kaynakça

GK Today, https://www.gktoday.in/tarang-shakti/

Ümit Alperen, “Hindistan: Dünyanın yükselen yeni ekonomik gücü”, Independent Türkçe, 12 Ekim 2021, https://www.indyturk.com/node/422881/türki̇yeden-sesler/hindistan-dünyanın-yükselen-yeni-ekonomik-gücü

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Web Sayfası, https://www.mfa.gov.tr/hindistan-ekonomisi.tr.mfa

NTV Haber Merkezi, “Hindistan’dan Yunanistan’a 40 yıl sonra ilk ziyaret”, 25 Ağustos 2023, https://www.ntv.com.tr/dunya/hindistandan-yunanistana-40-yil-sonra-ilk-ziyaret,GdlhAqrn8EmD8lthZxZxLA

Shairee Malhotra, “A new dawn in India-Greece relations: Ancient Civilisations to Strategic Partners”, Observer Research Foundation, 28 August 2023, https://www.orfonline.org/expert-speak/a-new-dawn-in-india-greece-relations/

https://twitter.com/direndogand/status/1699131009176834533

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 07.09.2023
  • Süre : 6 dk
  • 1422 kez okundu

Google Ads