logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
ua-iliskiler

Yunan İddialarına Karşı Türkiye'nin Cevapları: Bölüm-6

1944 tarihli Chicago Konvansiyonu dahil, uluslararası hukuk kurallarına göre bir ülkenin hava sahasının genişliği, o ülkenin karasularının genişliği ile sınırlanmıştır.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 03.07.2022
  • Süre : 4 dk
  • 223 kez okundu

3) Hava Sahası Sorunları

b. Milli Hava Sahaları, Hava Sahasının Genişliği (6-10 Mil)

1944 tarihli Chicago Konvansiyonu dahil, uluslararası hukuk kurallarına göre bir ülkenin hava sahasının genişliği, o ülkenin karasularının genişliği ile sınırlanmıştır. 

NATO terimler ve Tanımlar Sözlüğü (AAP-6), Chicago Konvansiyonu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi benzeri uluslararası antlaşmalarda ve dokümanlarda bir devletin hükümran hava sahası, “Devletin kara sınırları ve bunun karasuları üzerindeki hava sahası (the airspace above any NATO nation and its territorial waters) olarak tarif edilmektedir.

Yunan İddiası:

Yunanistan, 6/18 Eylül 1931 tarihinde çıkarttığı bir kraliyet kararnamesi ile, o tarihte karasuları 3 mil olduğu halde, sivil havacılık ve hava polisliği amaçlarıyla karasularının 6 mil ve hava sahasını da 10 mil olduğunu ilan etmiştir. Yunanistan’a göre Ege’de Yunan karasuları 6 mil, hava sahasının genişliği 10 mildir. Yunanistan’a göre 10 millik hava sahasına izinsiz giren uçaklar, Yunan hava sahasını ihlal etmektedir. 

İddianın Geçersizliği:

Bir ülkenin hava sahası ülkenin kara parçaları ile bunlara bitişik karasularının üzerindeki hava sahasıdır. Türkiye açısından ulusal hava sahası kara ülkesi ile karasuları üzerindeki hava sahasıdır. Zaten bu husus 1944 Chicago Konvansiyonu’nun 1 ve 2’nci maddeleri ile de teyit edilmiştir. Hava sahasında egemenlik iddiası, esas itibariyle bir uluslararası hukuk konusu olarak diğer devletleri ve uluslararası yasal enstrümanları ilgilendirmekle birlikte, Yunan iç hukuku da bu iddia ile çiğnenmiş olmaktadır. 

Bu sorunun kaynağı, 5017 sayılı Yunanistan Sivil Havacılık Kanununda belirtilen ‘hava seyrüseferinin tanzimi ile polisliği hususlarını’ sağlamak maksadıyla, Yunanistan’ın hava sahasını 10 deniz miline çıkaran 1931 tarihli Kraliyet Kararnamesidir. 

Yunanistan bu kararnameye dayanarak, 6 deniz mili olan karasuları genişliğini, hava sahasında ‘sivil havacılık ve hava polisliği’ kapsamında 10 deniz miline kadar uzatabileceğini iddia etmektedir.

Öte yandan Yunanistan, 1944 tarihli Chicago Sivil Havacılık Sözleşmesi’ne taraf olmuş ve bunu bir yasa ile kabul ederek iç hukukuna egemen kılmıştır. Yunanistan’ın 6-10 mil iddiasına mesnet teşkil ettiği 1931 tarihli hava polisliğini ve hava trafiğini düzenleyen Kraliyet kararnamesinin geçerliliği Yunan iç hukukuna göre de kalmamıştır.

Türkiye, Yunanistan’ın kendi siyasi çıkarları gereği uygulamak istediği 10 mil hava sahası uygulamasına en başından beri karşıdır ve Yunanistan’ın bu iddiasını kesin olarak reddetmiştir. Türkiye kendi politikası doğrultusunda, Yunanistan’ın hava sahası genişliğinin en fazla karasuları ile eşit büyüklükte olabileceğini kabul etmekte, 6 mil dışındaki hava sahasını ise uluslararası hava sahası statüsünde görmektedir. Bu kapsamda, Yunanistan’a ait kara parçalarının 6 miline kadar Türk hava araçlarının kullanma hakkı Türkiye tarafından titizlikle takip edilmekte, 6 milin içine girmeden, örneğin 6.1 milden geçen Türk hava araçlarının ihlal yaptığına dair Yunan ikaz ve iddialarını Türkiye kabul etmemektedir. Bu politikasını da hem Yunanistan’a hem de NATO dahil ilgili uluslararası kuruluşlara bildirmiştir.

Esasen, Yunanistan’ın ‘güvenlik gerekçesiyle’ uyguladığını iddia ettiği 10 mil uygulamasına ihtiyaç da yoktur. Zira, Türk devlet uçaklarının izleri, özellikle Ege’de 1997 yılından itibaren tanımlanmış hava resmi (Recognized Air Picture-RAP) karşılıklı değişimleriyle, Türkiye ve Yunanistan hava otoriteleri tarafından karşılıklılık esasına göre takip edilebilmektedir. Bu nedenle, ortada güvensizliğe neden olabilecek bir ‘iz bilinmezliği’ bulunmamaktadır. Türkiye’nin Ege adalarının 6-10 mil içerisinde yapmış olduğu uçuşların ‘ihlal’ olduğu yolundaki Yunan iddiaları, Ege’deki tüm trafik bilgisini takip etmekte olan NATO otoriteleri tarafından da kabul görmemektedir.

Buna rağmen Yunanistan, 10 millik hava sahası iddiasına dayanarak, Türk askeri uçaklarının gerek eğitim uçuşları gerekse tatbikat uçuşları esnasında hava sahası ihlallerinde bulunduklarını iler sürmeye devam etmektedir. Böylece uluslararası hukukun temel kurallarını ve mevcut düzenlemelerini hiçe sayarak Ege’nin uluslararası hava sahasının bir bölümünü Yunan hava sahası haline getirecek bir emrivaki yaratmak istemektedir. Türk uçakları 6 millik Yunan hava sahasına kesinlikle girmediği halde, ‘ihlal’ iddiaları gülünç kalmaktadır. 

Yunanistan yazışma ve mesajlarda, ‘karasuları hava sahası (territorial airspace)’ terimini kullanmayı tercih etmekte, esasında hava sahasının genişliği 10 mil derken, karasularını da en az 10 mile çıkarmak istediğini ‘territorial’ ifadesiyle zihinlere kazımaktadır. Bu yaklaşım dikkatle ve özenle takip edilmeli, her yerde Yunan iddialarına itiraz edilmeye devam edilmelidir.


Google Ads