Yehova Şahitlerinde Tanrısal Egemenlik Anlayışı
Yehova Şahitleri, Hristiyanlık içerisindeki Teslis inancını reddetmeleri nedeniyle Hristiyan mezheplerinden ayrılmaktadır. Yehova Şahitleri, Yehova Tanrı’nın tek olduğunu ve Yehova Tanrı haricinde dünya üzerinde başka bir Tanrı’nın hiç var olmadığını öne sürerler.
Yehova Şahitleri, Amerikalı Charles T. Russel tarafından kurulmuş bir tarikattır. 1930’lu yıllardan sonra Yehova Şahitleri olarak tanınan tarikat, bünyesinde çeşitli milletleri barındıran evrensel bir inanç sistemi olarak ortaya çıkmıştır. Yehova kelimesi, İbranice’de יהוה (YHWH) şeklinde yazılan ve Yahudilik ile Hristiyanlıkta Tanrı’nın özel adı olarak kabul edilen ifadeyi karşılamaktadır. (1) Yehova Şahitleri, kutsal metinlerini Eski Ahit ve Yeni Ahit’in kendi çevirilerinden oluşan, ‘Yeni Dünya Çevirisi’ olarak adlandırılan bir kitap aracılığıyla tanımlamaktadır. (2)
Yehova Şahitleri, Hristiyanlık içerisindeki Teslis inancını reddetmeleri nedeniyle Hristiyan mezheplerinden ayrılmaktadır. Teslis inancında, Tanrı’nın Hristiyanlara üç farklı şekilde ulaştığı düşünülür. Bunlardan ilki, yaratıcı olan ve Eski Ahit’te belirtildiği üzere kâinatın yaratıcısı kabul edilen Baba figürüdür. İkincisi, Tanrı’nın İsa Mesih’in bedenine bürünmesi ve insanoğluna yol göstermek için İsa Mesih’in bedeniyle aralarına karışması; üçüncüsü ve son olanı ise İsa Mesih’in göğe yükselmesi sonrası Tanrı’nın kutsal bir ruh olarak insanoğlu ile etkileşim hâlinde kalmasıdır.
Yehova Şahitleri, Yehova Tanrı’nın tek olduğunu ve Yehova Tanrı haricinde dünya üzerinde başka bir Tanrı’nın hiç var olmadığını öne sürerler. Bunun en sağlam örneği, Yehova Şahitlerinin Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi) olarak yayımladığı kitabın Kanunun Tekrarı bölümünde görülmektedir. (3)
Yehova Şahitlerinin, ahiret inancı ve yönetilme biçimleri birbirleriyle direkt olarak bağlantılıdır. İnsanoğlu Yehova Tanrı tarafından yaratıldıktan sonra Tanrı, yarattığı bu yeni varlığa bolca erzak verdi ve onu yeryüzüne hâkim kıldı. Doğu’da Aden’de bir bahçe yaptı ve yarattığı bu varlığı o bahçeye yerleştirdi. Fakat insanoğlu, önceleri melek olan, daha sonrasında Tanrı’nın yarattığı varlığı saptırmaya çalışan İblis’in tuzağına düşerek Tanrı’nın yapmamalarını emrettiği bir şeyi yaptı. Yehova Şahitlerinin inancında, diğer dinlerde olduğu gibi, kötülük bu şekilde insanoğlunun içine işledi. Bu yapılan hatanın sonuçlarından biri de İnsanın insana egemen olması olmuştur. Yehova Şahitler, insanın insana egemen olmasının yarattığı kötü sonuçları ortaya koyarak hükmetme yetkisinin yalnızca Tanrı’nın Krallığına ait olduğunu savunurlar. (4)
Tanrı’nın krallığını vurgulayan önemli bir kısımda Yahuda Kralı Yehoyakim’in Babil Kral’ı Nebukadnezar’a yenilmesi olmuştur. Bu yenilgiden sonra Kral, saray Baş Memuru Aşpenaz’a İsrailoğulları arasından kral soyundan ve soylu ailelerden bazı kişilerin getirilmesini emreder. Kral getirilen çocuklar için kendi tükettiği yiyeceklerden ve içtiği şaraplardan her gün bir miktar ayrılmasını ve üç yıl boyunca bu şekilde beslenmelerini Aşpenaz’a emreder. Yahudaoğullarından Daniel, Hananya, Mişael ve Azarya ismindeki çocuklar getirilenler arasındaydı. Fakat çocukların arasından Daniel kendisini güzel yiyecekler ve kralın şarapları ile kirletmemeye kararlı bir şekilde Aşpenaz’a ricada bulunur. Aşpenaz, Daniel’e Kral’dan korktuğunu ve eğer yüzlerinin diğer çocuklardan daha solgun olarak görülürse kendisinin suçlu olacağını ifade ederek Daniel’e bu sebepten ötürü başının belaya girebileceğini söyler.
Daniel, Baş Memurun yanlarına koyduğu muhafıza kendilerini sebze ve su ile beslemesini diğer çocukları ise kralın yiyecekleri ile beslemesini söyler. Bu yapıldıktan sonra önce kendi yüzlerine bakılmasını daha sonrasında ise kralın yiyecekleri ile beslenen çocukların yüzlerine bakılmasını ister. Muhafız bu ricayı kabul edip 10 günlük bir deneme yapmaya karar verdi. Denemenin sonucunda sebze ve su ile beslenen Daniel ve arkadaşları, kralın yiyeceklerinden yiyen çocuklardan daha zinde ve sağlıklı görünüyorlardı. Kral Nebukadnezar’ın önüne çıkma vakitleri geldiğinde Saray Baş Memuru onları kralın önüne çıkardı. Kral onlara sorular sordu ve gördü ki bu gençler, kralın topraklarındaki tüm büyücü rahiplerden on kat üstün bir konumdaydı. Nebukadnezar, krallığının ikinci yılında bazı düşler görmeye başlar ve sarayında bulunan büyücüleri, ruh çağıranları ve Kaldelileri çağırttırır. Kral, onlara bir düş gördüğünden bahseder. Düşü bilmelerini ve bu düşü yorumlamalarını ister. Fakat hiçbir büyücü ve ruh, kralın bu düşlerini bilemez.
Kaldeliler kraldan düşü anlatmasını isterler. Kral ise düşün kendisine bildirilmeyeceği takdirde paramparça edileceklerini Kaldelilere söyler. Kaldeliler, böyle bir meseleyi Kral’a kimsenin anlatamayacağını söyleyince Kral öfkelenerek Babil’in tüm bilge adamlarının öldürülmesini emrederdır. Bu arada Daniel ve arkadaşları da öldürülecek kişiler arasındaydı. Tanrı, Daniel’e kralın düşünü açıklar. Daniel, kralın bilge adamların öldürülmesiyle görevlendirdiği Aryok’a gidip Babil’in bilgelerinin öldürülmemesini ve kendisinin kralın huzuruna çıkarılmasını ister. Daniel, kralın önüne çıkarılır ve gördüğü düşün büyücüler ile ruh çağıranlar tarafından açıklanamayacağını söyler. Fakat göklerde, kralın bu düşlerini açıklayan bir Tanrı olduğunu bildirir.
Daniel: “Ey kral yatağında yatarken ileride olacaklara ilişkin düşüncelere daldın. Ve sırları açıklayan, ne olacağını sana bildirdi.” “Sen ey kral, düşünde dev bir heykel gördün. Işıl ışıl parlayan bu kocaman heykel senin önünde duruyordu. Görünüşü korkunçtu. Heykelin başı saf altın göğsü ve kolları gümüş, karnı ve kalçası bakır, bacakları demir, ayakları ise kısmen demir kısmen kildi. Sen bakarken bir taş el değmeden yerinden kesildi ve o taş, heykeli demir ve kil ayaklarından vurup parçaladı. O zaman demir, kil, bakır, gümüş ve altın birlikte ezilip yazın harmanda savrulan saman ufağı gibi oldular. Rüzgârda savrulup gittiler ve onlardan geriye hiçbir iz kalmadı.”
Daniel, kralın gördüğü düşü büyücüler ve ruh çağıranlardan farklı olarak doğru şekilde bilmiş, ardından ise bu düşün yorumunu yapmaya başlamıştır. “Sen ey kral, krallar kralı; göklerin Tanrısı krallığı, kudreti, kuvveti ve itibarı sana verdi. İnsanların yaşadığı her yerde, kır hayvanlarını, gökte uçan kuşları senin eline verdi ve hepsi üzerine seni hükümdar kıldı. Altın baş sensin. Senden sonra, senden aşağı bir krallık çıkacak. Sonra bir başkası, bakırdan üçüncü bir krallık bütün dünyada saltanat sürecek. Dördüncü krallığa gelince, demir gibi güçlü olacak. Demirin her şeyi ezip toz ettiği gibi, o da bunların hepsini ezip darmadağın edecek. Ayakların ve parmakların kısmen çömlekçi kilinden kısmen demirden olduğunu gördün; o da böyle bölünmüş bir krallık olacak. Ama yaş kil ve demiri karışmış gördüğüne göre, onda biraz demirin sertliği olacak. Parmakların kısmen demir kısmen kil olması ise, krallığın kısmen güçlü, kısmen dayanıksız olacağını gösterir. Mademki yaş kil ve demiri karışmış gördün, onlar da insan soyuyla karışacaklar; ama demirle kilin kaynaşmadığı gibi birbirleriyle kaynaşmayacaklar. Bu kralların zamanında göklerin tanrısı asla yıkılmayacak bir krallık kuracak. O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek. Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.” (5)
Yehova Şahitleri Kutsal Kitap’ta belirtilen bölümler doğrultusunda Tanrı’nın Krallığının günü geldiğinde tüm dünyaya hâkim olacağını savunurlar fakat bu Krallık Tanrı tarafından yönetilmeyecektir. Krallığın başına insanlardan birisi getirilecektir. (6) Krallığın başına geçecek kişi İşaya Kitabı’nın 9. Bölümünde şu şekilde anlatılır: “Çünkü bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi; hükümdarlık onun omuzlarında olacak ve o Harika Öğütçü, Kudretli Tanrı, Sonsuzluk Babası, Barış Hükümdarı diye adlandırılacak.” (7) Kitabında devamında ise bu kişinin Davut’un tahtına oturacağından ve onun hükümdarlık sürecinde barışın son bulmayacağından bahsedilir. Luka İncilinde Cebrail, Meryem’e gözükerek ona “Selam sana büyük lütuf gören kız, Yehova seninledir” dedi. (8)
Meryem, endişeli bir şekilde kendisine verilen selamın ne anlama geldiğini düşünmeye başlayınca Melek ona korkmamasını söyledi ve ona İsa Peygamber’in doğacağı haberini verdi. “Gebe kalacak ve bir oğul doğuracaksın; onun adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, ona Yüceler Yücesinin Oğlu denecek ve Yehova Tanrı, ona babası Davut’un tahtını verecek. Yakup evi üzerinde kral olarak sonsuza dek hüküm sürecek ve onun krallığı son bulmayacak.” (9)
Yehova Şahitleri, kurulacak bu krallıkta İsa Mesih’in hüküm süreceğini, kutsal kitaptaki bu bölümlere dayanarak savunurlar. Belirtilen kitap bölümleri göz önünde tutulduğunda Yehova Şahitlerine göre İsa Mesih, Tanrı tarafından seçilmiş bir hükümdardır. Yehova Şahitlerine göre İsa Mesih’in hüküm süreceği Tanrı’nın Krallığı dünya üzerinde huzur, barış ve istikrar sağlayacaktır. Daniel Kitabı ise Yehova Şahitlerine göre, İsa Mesih’in doğuşuna ve Tanrı’nın kuracağı krallığı işaret eden önemli bir kitaptır. Kitapta yer alan düşler ve yorumları, Tanrı’nın egemenliğinin başlayacağını haber verdiğine inanılmaktadır.
Bu yazıda dünya siyasetini etkileyen önemli bir inancı anlatmaya çalıştım. Siyaseti okurken bunun arkasında yatan inançları ve düşünceleri bilmenin ve tanımanın, siyaseti anlayabilmek adına önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Umarım buna katkı sağlamışımdır.
(1) “Yehova Şahitleri Kimdir? Tarihçesi ve İnanışları Nasıldır?”, KutsalKitap.org
(2) “Bu sebepten dolayı tanımlamalarımı yaparken Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi) üzerinden devam edeceğim.”
(3) “Dinle ey İsrail! Tanrımız Yehova tek Yehova’dır.” Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi), Kanunun Tekrarı, (6:4).
(4) “Bunların hepsini gördüm, güneş altında yapılan her işe kafa yordum; insanın insana egemen olması hep insanın zararına olmuştur.” Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi), Vaiz, (8:9).
(5) Daniel, (1: 2-21.), (2: 2-44.), Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi).
(6) Gözcü Kulesi, Tanrı’nın Krallığı Nedir?, Vol. 141, No. 6., 2020, s. 4.
(7) Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi), İşaya (9:6)
(8) Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi), Luka (1:28)
(9) Kutsal Kitap (Yeni Dünya Çevirisi), Luka (1:31-33)