İstenmeyen Davranışlara Karşı Öğretmenler Neler Yapabilir?
Yapılan bir araştırmaya göre, öğrencilerin sınıf ortamında en sık karşılaşılan istenmeyen davranışlarının başında yüzde 78 ile dikkatini toplayamamak, yüzde 77.6 ile bir yerde uzun süreli oturamamak ve yüzde 73.8’le ödevlerini eksik yapmak geliyor.
Öğrencilerin sınıf ortamında sergileyebileceği istenmeyen davranışlar, hem öğrenme sürecini hem de sınıf düzenini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sıkça karşılaşılan öğrencilerin istenmeyen davranışları ve bu davranışlara karşı öğretmenlerin neler yapabileceği konusu önem kazanmıştır.
İstenmeyen Davranışlar Nelerdir?
Yapılan bir araştırmaya göre, öğrencilerin sınıf ortamında en sık karşılaşılan istenmeyen davranışlarının başında yüzde 78 ile dikkatini toplayamamak, yüzde 77.6 ile bir yerde uzun süreli oturamamak ve yüzde 73.8’le ödevlerini eksik yapmak geliyor. Sıkça karşılaşılan bazı istenmeyen davranış türleri şunlardır:
Dikkat eksikliği ve odaklanamama: Öğrencilerin çoğunun dikkat sürelerinin kısa olduğu veya ders sırasında odaklanmakta zorlandıkları görülüyor. Bu durum, öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Ders sırasında başka şeylerle ilgilenmek (örneğin, cep telefonu kullanımı, çizim yapma), öğretmenin veya arkadaşlarının anlattıklarını dinlememek bu tür davranışlara örnek gösterilebilir.
Sınıf kurallarına uymama: Bu davranış türü için bazı örnekler şunlardır: Derse geç kalmak, öğretmene veya arkadaşlara saygısızlık yapmak, izinsiz konuşmak veya yer değiştirmek...
Aşırı hareketlilik: Özellikle küçük yaş gruplarında, uzun süre hareketsiz kalmak çocuklar için zorlayıcı olabilir. Bu, ders sırasında hareketlilik veya yer değişikliği isteği şeklinde kendini gösterebilir. Yerinde duramamak, sürekli hareket halinde olmak, ders sırasında oturması gerektiği halde dolaşmak gibi...
Sosyal sorunlar: Arkadaşlarına sataşmak veya fiziksel şiddet uygulamak, grupla çalışmalarda uyumsuz davranışlar sergilemek bu sorunlara örnek sayılabilir.
Görev ve sorumlulukları yerine getirmemek: Ödevlerini eksik veya hiç yapmamak, ders materyallerini getirmemek veya hazırlıksız olmak...
Dersin akışını bozmak: Sürekli konuşmak veya gürültü yapmak, derste uygunsuz şakalar yaparak dikkati dağıtmak...
Edilgen (pasif) davranışlar: Derse katılmamak, sorulan sorulara cevap vermemek, arkadaşlarından veya öğretmenden uzaklaşarak yalnız kalmak...
Teknolojiyi uygun kullanmamak: Derste izinsiz telefon, tablet veya bilgisayar kullanmak, dijital materyalleri eğitsel olmayan amaçlarla kullanmak gibi...
İstenmeyen Davranışlarla Baş Etme Yolları Nelerdir?
Peki, öğretmenler sınıf içinde çok sık karşılaştıkları istenmeyen bu davranışları önlemek veya azaltmak için nasıl bir yol izlemelidir?
Öğrencileri izlemek ve güdülemek: Ders esnasında öğretmen, gözleri ile sınıfın tümünü gözlemeli, öğrencilerin hepsini görebileceği yerlerde durmalıdır.
Öğrenciyi güdülemek için onlara aktif olma fırsatı verilmeli, öğretmen merkezli öğretim yöntemleri terk edilmeli, mümkün olduğunca fazla öğrenciye söz hakkı verilmelidir.
Öğrencilerin ilgilerini anlamak ve derse ilgiyi artırmak: Öğretmen; iyi bir gözlemle öğrencilerinin ilgi düzeylerini keşfetmeye çalışmalı, ilginin dağılması ve sıkılma belirtilerinin görülmesi durumunda güncel bir konuyu tartışmak, mantık ve zekâ oyunlarını kullanmak, birkaç dakika serbest faaliyet yapmalarına izin vermek gibi yolları kullanarak ilgilerini yeniden kazanmaya çalışmalıdır.
Sınıf kurallarını tespit etmek: Öğretmen; Öğrencileriyle tanıştığı ilk derste öğrencilerinden beklediği davranışlarla ilgili açıklamalar yapmalı, kurallar koymalı ve bu kuralların neden gerekli olduğu konusunda ikna edici olmalıdır.
Öğretim yöntemini çeşitlendirmek: Sürekli aynı yöntemleri kullanmak sıkıcı olabilir. Araç gereçleri değiştirmek, grup çalışmaları veya eğitsel oyunlar kullanmak öğrencilerin dikkatini artırabilir.
Öğretim sürecinde, öğretmen tarafından aşağıdaki basamaklar uygulanmalıdır.
- Sorunu anlamak: Yapılması gereken ilk iş, sorunu anlamak olmalı. Davranışı anlamak, gelecekte ortaya çıkabilecek olan istenmeyen davranışların kestirilmesi açısından da gereklidir.
- Görmezden gelmek: Davranış o an için hemen olup bitiyorsa, süreklilik göstermiyorsa görmezden gelinebilir. Ancak öğretmen, görmezden geldiği davranışı pekiştirmekten kaçınmak zorundadır. Çünkü istenmeyen bir davranışta bulunan öğrenci, bu davranışının görmezden gelinmesiyle kabul edilebilir bir davranış olduğunu düşünerek aynı davranışı tekrarlayabilir. Bu yöntemin dikkatli kullanılması gerekir.
- Uyarmak: Öğrenciye, davranışının kabul edilemez olduğu çeşitli uyarılarla hissettirilebilir. Öğretmen vücut dilini kullanarak, dokunarak, sözle doğrudan veya dolaylı olarak soru sorarak, söz hakkı vererek uyarabilir.
- Derste değişiklik yapmak: Sınıfta öğretmenin sürekli aynı yöntemleri kullanması, dersin sıkıcı bir hal almasına ve öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasına neden olur. Ortaya çıkabilecek istenmeyen davranışlar, dersin işlenişinde, öğretim yöntemlerinde, araç ve gereçlerde değişiklikler yapılarak ortadan kaldırılabilir.
- Sorumluluk vermek: Yapacak bir işi olmadığını düşünen veya işi kendisine ilginç gelmeyen öğrencinin istenmeyen davranışlara yönelmesi doğaldır. Bu durumda ona kendisini meşgul edecek bir iş vermek ya da işini kendisine daha ilginç gelecek başka bir işle değiştirmek istenmeyen davranışların önlenmesi konusunda yararlı bir yöntemdir. Sınıf başkanlığı yapmak, araç gereç getirip götürmek, ödevleri kontrol etmek gibi.
- Öğrenciyle konuşmak: Yapılan bütün uyarılara rağmen öğrencinin davranışlarında bir değişiklik görülmüyorsa sorunun konuşulmasında yarar var. İstenmeyen bir davranış görüldüğünde hemen sıcağı sıcağına öğrenciyle ders içinde veya ders dışında, davranışının nedenleri ve sonuçları hakkında konuşulabilir.
- Okul, aile ve rehber uzman işbirliği: Bazı davranış sorunlarının boyutları, öğretmenin üstesinden gelemeyeceği kadar büyük olabilir. Böylesi durumlarda öğretmenin okul yönetimi, rehberlik servisi ve çocuğun ailesinden yardım istemesi ve işbirliği yapması en doğru davranış modelidir. Düzenli iletişim ve koordinasyon, öğrencinin davranışlarının olumlu yönde gelişmesine destek sağlar.
Sonuç olarak; öğretmenlerin istenmeyen davranışlara karşı sergilediği bilinçli ve stratejik yaklaşımlar, yalnızca sınıf düzenini korumakla kalmaz, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, duygusal ve akademik gelişimlerini destekler. Bu nedenle, davranış yönetimi, eğitimin temel taşlarından biri olarak görülmeli ve hem bireysel hem de kurumsal düzeyde sürekli geliştirilmeye çalışılmalıdır.
Kaynakça
Arslan, E. (2019). "Sınıf Yönetiminde Öğretmenlerin Kullandıkları Davranış Yönetimi Stratejileri." Eğitim Bilimleri Dergisi, 10(2), 123-138.
Aydın, A. (2016). Sınıf Yönetimi. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.
Başar, H. (2009). Sınıf Yönetimi. Ankara: Anı Yayıncılık.
Çalık, T. & Sezgin, F. (2013). Eğitim Yönetimi: Teori, Araştırma ve Uygulama. Ankara: Pegem Yay.
Çetin, Ş. (2010). "İlköğretim Öğretmenlerinin Sınıf Yönetimi Stratejilerinin İncelenmesi." Milli Eğitim Dergisi, 187, 102-116.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) (2017). "Sınıf İçi Davranış Yönetimi Rehberi."