Site İçi Arama

ekonomi

Taklit Etmek Endüstriyel Gelişiminin Sırrıdır. Kimler Bunu Başarabildiler?

Konumuz; etik ve yasal olmayan davranışlar değildir, yani “patentli ürünü taklit etmekten” veya” markalı ürünü birebir taklit etmekten” bahsetmiyoruz.

Taklit etmek veya mühendislik disiplini ile izah etmek gerekirse; “Tersine Mühendislik” endüstriyel gelişimin temel inisiyatiflerinden ve “kuvvet çarpanlarındandır”.

Konumuz; etik ve yasal olmayan davranışlar değildir, yani “patentli ürünü taklit etmekten” veya” markalı ürünü birebir taklit etmekten” bahsetmiyoruz.

Ancak; sanayi gelişimini çok süratli başlatan ve yürüten başta Japonya, Güney Kore, Tayvan, Çin, olmak üzere; Hindistan, Güney Afrika, Türkiye, Meksika gibi ülkeler de satın aldıkları endüstriyel ürünlerin konseptsel tasarımını, detaylı tasarımını, ürün ailesinin içerisindeki ana ve alt komponentlerin tasarımlarını ve bütünleşik sistem içerisindeki fonksiyonlarını çok iyi analiz edip ve sentezleyerek, bu sistemleri sürekli monte ve demonte ederek, detaylı olarak algılayabilmişler ve akabinde birebirlerine yakın, alçak veya yüksek özelliklerde endüstriyel ürünler geliştirebilmişler ve bu ürünlerin bir çoğuna da “marka değeri” yükleyebilmişlerdir.

2. Dünya Savaşı öncesinde endüstriyel bir dev olan Japonya, 2. Dünya Savaşı sonrasında tamamen yerle bir edilmiş bir endüstriyel yıkıntı ile baş başa kalmıştı. Tepesine karabasan gibi çöken muhafızı ABD’nin neyi ne kadar ne ölçüde yapabileceğine dahi karar verdiği bir ortamda endüstriyel uyanışına otomobil tasarım ve imalatı ile başladı.

İlk otomobilleri Toyota’nın markasının isim kökü şirketin kurucu ailesinin soy ismi olan Toyoda'dan gelir. Ancak, şehir efsanesine dönüşen bir söylentiye göre; Amerikalılar, endüstriyel alt yapılarını harabeye döndürdükleri Japonları endüstride o kadar küçümsüyorlarmış ki; Japonlara sürekli aşağılayıcı bir tonda “siz auto değil, ancak toy auto/oyuncak araba yapabilirsiniz” diyorlarmış. Bu nedenle 1957’de yollara çıkan ilk Japon otomobiline toy auto’dan ilhamla Toyota adı verilmiş. Aynı Toyota 50 yıl sonra dünya üzerinde en çok otomobil üreten firma olan; Amerikan General Motors'u tahtından etti, üstelik Toyota otomobilleri dünyada en çok ABD’de satılmaktadır.

Evet; 2. Dünya Savaşı sonrasında çalışkan Japon Halkı müthiş bir endüstriyel kalkınma serüvenine başladı. İhtiyaçları olan her endüstriyel ürünü batılılardan önce aldılar, sonra o ürünleri “tersine mühendislikle” ürettiler, daha sonra daha da geliştirerek kendi özgün tasarımlarını yarattılar ve bir çok üründe dünya lideri olabildiler.

Aynı paterni Güney Kore, Tayvan ve Çin de izlediler.

AR-GE pahalı bir prosestir. Amaçsızca ve yeterli kaynak olmadan yürütülürse fayda değil zarar verir.

AR-GE pahalı bir prosestir. Eğer ürettiğimiz mal ve hizmetin katma değeri AR-GE’ye kaynak ayırabilmemize yeterli olmuyorsa; Japon paternini takip etmek en pragmatik hareket olacaktır. Önce asgari müşterekte üretebileceğimizi üretmeli, yeterli faydayı sağlamalı, finansmanı toplayabilmeli ve akabinde stokladığımız o finansmanın bir bölümünü AR-GE’ye ayırmalıyız. Aksi takdirde yapacağımız AR-GE “Prof. Zihni Sinir procelerine (projelerine)” harcanmış olacaktır. Arzu edenler deneyebilirler, işletmelerinin tekerleklerini ancak çevirebilecek sermayelerini AR-GE’ye harcayabilirler.

Prof.Dr.Zihni Sinir-GIRGIR

Endüstriyel kalkınmasını tamamlamadan gelişebilmiş ülkeler ve toplumlar nadirdir.

İnsanoğlu, tekerleğin icadından bu yana; endüstriyel gelişimini sağlayabildiği ölçüde kalkınabildi, bu yöntemle kalkınabiliyor. Kalkınmış toplumlar mutlu da oluyorlar.

Kalkınabilmenin katalizörü endüstridir, endüstrinin katalizörü üretmek, üretmenin aktivatörü taklit etmek, hızlandırıcısı da AR-GE’dir. AR-GE; para ve insan (yaratıcı, bilgili, tecrübeli, çalışkan) kaynaklarını gerektirir. Taklit ise; AR-GE’nin tetikleyici inişatörüdür.

Sonuç:

Taklit etmekten (tersine mühendislik) çekinmemeliyiz, dünyadaki okların, yayların, lokomotiflerin, otomobillerin, uçakların vd. her biri tek tek sıfırdan icat edilmediler. Ülkeler/şirketler; birinin yaptığı bir yeni endüstriyel ürünü tekrar icat etmek için zaman, para ve efor sarfetmediler, yani “Amerika’yı tekrar tekrar keşfetmediler”. Birinin yaptığı yeni bir şeyi önce taklit ettiler ve akabinde geliştirmeye çalıştırdılar ve bazen de geliştirdiler.

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 14.02.2024
  • Süre : 4 dk
  • 2467 kez okundu

Google Ads