Site İçi Arama

hukuk

Anayasaya Göre Bir Kişi Kaç Kere Cumhurbaşkanı Olabilir?

Bir kişi iki defadan fazla cumhurbaşkanı olamaz diyor. Açık ve net olarak, anlaşılır şekilde böyle yazıyor. Tek istisnası ikinci defa cumhurbaşkanı seçilmiş olan bir kişi görevini ifa ederken, yani görev süresi bitmeden eğer meclis seçimlerin zamanından önce yapılmasına karar verirse, bu durumda cumhurbaşkanlığı yapan kişi üçüncü bir defa daha aday olma hakkına sahiptir. Eğer isterse. Eğer süre dolar ve zamanında seçim yapılırsa iki defa cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişi üçüncü bir defa aday olamaz. Anayasa böyle diyor, ben demiyorum.

Dünkü yazımda boş tartışmalardan biri olan Cumhurbaşkanımızın diploması var mı konusundan yola çıkarak biraz diplomanın önemi üzerine görüşlerimi yazmıştım.

Hiç haz almıyorum bu konulardan, ama bugün de kısaca cumhurbaşkanımızın üçüncü defa cumhurbaşkanlığına aday olup olamayacağı üzerine bence boş bir tartışma olsa da görüşlerimi yazıp bu saçma sapan konuları aradan çıkartayım istedim.

Evet, cumhurbaşkanımız yürürlükte olan anayasamıza göre sizce üçüncü defa yasal olarak aday olabilir mi?

Bu konuya derinlemesine girmeden önce gelin sizinle bir istatistik paylaşayım.

OECD’nin bir araştırmasına göre Türkiye'de okuduğunu anlama yeteneğine sahip olmayanların nüfus içindeki oranı yaklaşık %39 çıkmış. Bu eğer tüm nüfus dikkate alınmışsa yaklaşık olarak 35 milyon insan demek. Bu hesabı yaparken ortaöğretim dahil çocuk sayısını hesaba kattılar mı bilmiyorum, ama ortaöğretim dahil çocuk sayımız da yaklaşık 20 milyon kadar. Yani eğer hesap yetişkin sayılabilecek nüfus üzerinden yapılsaydı oran belki de çok daha fazla olacaktı. Yani bu oran doğruysa aslında 65 milyonun 35 milyonu, yani yarısından fazlası okuduğunu maalesef anlayamıyor olabilir.

(Kaynak: OECD, 'Concept of Information-related Competencies' ve “Türkiye Eğilimleri” araştırması, 2020)

Bu bilgi ışığında gelin şimdi bu basit konuyu, yani cumhurbaşkanımız üçüncü defa cumhurbaşkanlığı yapabilir mi, bu sorunun cevabını bulmaya çalışalım.

Mevcut anayasamız 9 Kasım 1982 tarihinde yürürlüğe girmiş. Bugüne kadar üzerinde birçok değişiklik yapılmış olsa da (21 defa!) bu kalın kaplı kitapçığın cildi halen daha değiştirilmemiş durumda. Yani anayasa dediğimiz kitapçık dışarıdan baktığınızda aynı kitapçık. Adı 1982 anayasası.

Şimdi bu anayasada ne değişiklik yaparsanız yapın, eski maddeler silinir ve yerine anayasa maddesinin yeni hali neyse o konur. Artık anayasa son redaksiyonu ile geçerlidir. Sanki 1982 yılında yapılmış gibi muamele görür. 

Hatta adı Türkiye Cumhuriyeti anayasası olduğuna göre, bana göre en azından cumhuriyetin kabulünden itibaren geçerliliği vardır. Arada devletimiz yıkılıp yerine yeni devlet kurulmadığına göre, anayasanın tümden değişikliği bile yapılan değişikliğin geçmişte olanların sıfırlanması anlamına gelmez. Devlette devamlılık esastır, anayasada ne yazıyorsa yazılı olduğu şekliyle geçerlidir. 

Hepimizin bildiği gibi yapılan son değişikliklerle artık yönetim sistemimiz değiştirildi ve cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçildi. 

Demek ki artık anayasa üzerinde başka bir değişiklik yapmadığımız sürece bu haliyle anayasanın tüm maddeleri uygulanmak durumunda. Anayasada değişiklik yapılabilme koşulları yazılı olarak anayasanın içinde mevcut zaten.

Bu durumda cumhurbaşkanının seçilebilme koşulları da anayasada son yazılı olduğu şekliyle geçerlidir.

Peki anayasada ne yazıyor cumhurbaşkanının seçilebilme koşulu olarak?

Bir kişi iki defadan fazla cumhurbaşkanı olamaz diyor. 

Açık ve net olarak, anlaşılır şekilde böyle yazıyor.

Tek istisnası ikinci defa cumhurbaşkanı seçilmiş olan bir kişi görevini ifa ederken, yani görev süresi bitmeden eğer meclis seçimlerin zamanından önce yapılmasına karar verirse, bu durumda cumhurbaşkanlığı yapan kişi üçüncü bir defa daha aday olma hakkına sahiptir. Eğer isterse. Eğer süre dolar ve zamanında seçim yapılırsa iki defa cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişi üçüncü bir defa aday olamaz. Anayasa böyle diyor, ben demiyorum.

Bu değişikliği bu şekliyle siz yapmadınız mı? Bu şekliyle referanduma götürüp vatandaşın onayını da bu şekilde almadınız mı?

Eee, nedir o zaman sorun?

Anayasada bu kural şu tarihten itibaren geçerlidir veya eskiden, yani eski sisteme göre cumhurbaşkanlığı yapmış olan birinin bundan sonra her halükârda iki kere cumhurbaşkanı olma hakkı vardır diye bir ibare yazılı mı? 

Hayır! 

Anayasada yazan bir kişinin en fazla iki kere cumhurbaşkanlığı yapabileceği!

Sayın Erdoğan biri 10 Ağustos 2014 ve diğeri de 24 Haziran 2018 tarihlerinde olmak üzere iki kere cumhurbaşkanı olmadı mı?

Yani anayasa değişikliğini yaparken her türlü şeyi düşünmüşsünüz, ama bu konuyu atlamışsınız. Daha doğru söyleyecek olursak hata yapmışsınız.

Eğer geçici de olsa, yani sayın Erdoğan'ın adı ile ona özel bir istisna maddesi bile yazsanız bu tartışma olmazdı bugün. 

Öyle yazsanız bu millet onaylamayacak mıydı? Niye bu konuyu tartışmaya mahal verecek şekilde düzenlediniz? Onca profesör, aklınız mı durdu o günlerde? Jeton köşeli miydi? Yazdığınız şekliyle şu anda sayın Erdoğan'ın üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilmesi mümkün mü?

Yaptığınız bu hata yüzünden şimdi bin türlü bahane üretiliyor. Yok öyleydi, yok böyleydi. Efendim, yeni sistemin ilk cumhurbaşkanıymış da falan filan. 

Koskoca hukuk profesörleri bile mevcut anayasayı sanki okurken anlamıyorlarmış gibi gözümüzün içine baka baka yalan yere eğip bükerek yorumlar yapıyorlar, yalan yanlış durumu nasıl kıvırırız diye çareler arıyorlar.

Bu dediklerim benim açımdan konunun özetidir. Sayın Erdoğan anayasanın şu haliyle hakkını doldurmuştur. Üçüncü defa seçilmesi anayasaya aykırıdır. Meclis seçimi erken yaparsa o başka, ancak meclis böyle bir karar alırsa sayın Erdoğan'ın son bir kez daha aday olma şansı olur. 

Umarım buraya kadar yazdıklarım okunduğunda yeterince anlaşılır olmuştur. İstatistiğe göre okuyanların yarısının anlamama riski olsa da ben bu konudaki görüşlerime devam edeyim.

Şimdi anladığım kadarıyla sayın Erdoğan ilerleyen yaşına rağmen halen daha yorulmadığını ve bir kere daha cumhurbaşkanı olmak istediğini beyan etmiş durumda. Zaten başka şansı da yok. Yoksa partisi dağılıp gidecek. Eğer bir kez daha seçilebilirse belki Ak Parti bir süre daha dağılmaktan kurtulabilir.  

Seçilir veya seçilemez şu anda bu konuya girmek istemiyorum. Önemli olan kendisinin aday olacağı iradesini beyan etmiş olması.

Henüz resmi bir başvuruda bulunmadığı için durumun kararını verecek olan Yüksek Seçim Kurulu da doğal olarak henüz açıkça konu üzerine bir karar verme durumunda değil. Resmi olarak seçim takvimi başladığında adayların YSK'ya başvuru süreleri belli oluyor ve ancak o zaman YSK bir karar veriyor.

Gerçi Yüksek Seçim Kurulu başkanı sayın Muharrem Akkaya'nın DW muhabiri Alican Uludağ'ın ısrarlı sorularına vermiş olduğu cevabında, bu konuda kendisinin bir ön çalışma yaptığını söylemesi bile yeterince infial yaratmış durumda. 

Ne demek yani bu konuda bir çalışma yapmak, bu konunun önden çalışılmaya ihtiyacı mı var?

Evet, iktidar yanlıları için bu konunun tartışılmasına, hatta gündeme getirilmesine bile gerek yok. Zaten sayın Erdoğan'ın ilk cumhurbaşkanlığı sayılmaz diye düşünüyorlar. 

Niye saylanmazmış? 

Çünkü saylanmaz! Sebebi yok! Saylanmaz işte.

Çünkü sayın Erdoğan bir kez daha cumhurbaşkanı olmak istiyor, zaten ondan başka cumhurbaşkanı olacak kimse mi var sanki?

Ama anayasa? Saygı da duymuyoruz, kabul de etmiyoruz! Okuduğumuzu da anlamıyoruz zaten!

Gelin bu konuya artık bir nokta koyalım. Hak edene hakkını verelim, yani bu tartışmaya bir son nokta koyalım.

Benim önerim şöyledir:

Madem sayın Erdoğan üçüncü defa cumhurbaşkanlığı yapmak istiyor ve muhalefet de senden mi korkacağız, senden korkan senin gibi olsun diyor, öyleyse bırakın şansını denesin.

Sayın Kılıçdaroğlu bir anayasa değişikliği için meclis başkanlığına başvursun ve sayın Erdoğan için geçici bir anayasa değişikliği önerisi getirsin. 

Ancak bu seferki öneri başörtüsü konusu gibi olmasın, önce altılı masada bu konuyu gündeme getirsin ve ortak bir kararla bu öneri getirilsin. 

Unutmadan hatırlatayım, bu sefer yasa değişikliği değil, anayasa değişikliği metni hazırlansın!

Bu öneriyi de öyle siyasi mağduriyet yaratacak şekilde hemen her yerde dillendirmesinler. 

Madem böyle bir tartışma var, gelin bu tartışmaya bir son verelim diyerek teklif getirsin. Hatta bizce de anayasa sizin bir kez daha aday olabilmenize cevaz veriyor aslında, ama farklı düşünen insanlar var, gelin bu farklı düşüncede olanların seslerini keselim ve seçimlerde centilmence yarışalım diyerek alttan alsın ki iktidarı ürkütmesin. 

Hem şekil olarak da böyle daha anlaşılır bir anayasal destek olur desin mesela. Kısacası bir şekilde ikna etsin.

Muhtemelen bu öneri yine de cumhur ittifakı tarafından kabul görmeyecektir, ancak bence böyle bir öneri sayın Kılıçdaroğlu'nun elini yükseltir.  

Bence Kemal Bey açısından her halükârda meclise getirilmesi gerekli olan bir öneridir bu dediğim. 

Siyasal olarak da ileride gerekiyorsa meydanlarda dillendirilebilmesi bile mümkün olacaktır. 

Ama eğer bir mağduriyet yaratılması istenmiyorsa bence hiç dillendirilmese çok daha iyi olur. Çünkü samimiyeti konusunda soru işaretleri doğurur eğer bu konuyu meydanlarda dillendirirse. 

Başka yol yok mu?

Bir yol daha var tabii ki. Yine sayın Kılıçdaroğlu meclise bir öneri sunarak seçimin erkene alınmasını kendi isteyebilir.

Zaten kulislerde konuşuluyor diye haberler var. Seçim tarihi bile belirlenmiş. 14 Mayıs 2023.

Neden olmasın? Anayasa değişikliğine de gerek kalmaz. Ak Parti böyle bir teklifi Kılıçdaroğlu getirirse kabul eder mi? Yoksa inadına hayır mı der?

Belki kabul etmez gerçekten, ama yine biz elimizden geleni yaptık, ama anayasayı çiğnemeyi tercih ettiler der en azından. Yine kitleler önünde duruma çözüm arayan lider olarak öne çıkar.

Evet ben böyle düşünüyorum. Eğer millet ittifakı olarak anayasaya bağlı ve saygı duyduğunuzu iddia ediyorsanız, saygı bence bu şekilde olur. 

Erdoğan istiyor diye anayasayı çiğneyerek seçim yapılmasına izin verilirse seçimin meşruiyetine de gölge düşecektir. 

Aynı zamanda da anayasaya olan saygınız konusunda da en azından benim aklımda soru işareti oluşacaktır. Sanırım benim gibi düşünen çok insan vardır.

En iyisi bu konunun o ya da bu şekilde çözüme kavuşturulması ve herhangi bir soru işareti olmadan seçimin yapılmasıdır.

Çünkü ne kadar beğenmesek de yürürlükte olan anayasa mevcudiyetimizin bir garantisidir ve herkes tarafından saygı duyulması önemlidir.

Bu arada bu konu benim için bizleri yönetenlerin aslında ne kadar büyük hatalar yapabildiklerinin bir kanıtı olması açısından da çok ironik.

Umarım muhalefet bu seçimlerde anayasa değişikliği yapabilecek çoğunlukta milletvekili çıkarabilir de, seçimi kazanacak olduğuna gönülden inandığım millet ittifakı yapacağını söylediği yeni anayasa değişikliklerinde bu gibi saçma sapan hatalar yapmaz. Artık gerçekten yorulduk bu saçma sapan polemiklerden.

Her zaman dediğim gibi doğrusu ortak akıldır, çünkü ortak akıl hata yapma olasılığını azaltır. 

Sorunlara herkes başka bir açıdan bakacağı için çözümlerde her türlü koşul dikkate alınacaktır, böylece olası hatalar da çok daha az olacaktır. 

Zaten ben de bu yüzden ortak akıl diyorum ya. Ortak aklı bulmak için biraz vakit kaybı olur, arada tartışma da çıkar, ama çözümler daha sağlıklı kararlarla bulunur.

Umarım sayın Kılıçdaroğlu bu tavsiyelerime uyar.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 21.12.2022
  • Süre : 6 dk
  • 977 kez okundu

Google Ads