Site İçi Arama

kultur-sanat

Los Angeles

Los Angeles şehri Kaliforniya eyaletinin en kalabalık ve gezerken son derece keyif alınabilecek şehirlerinden birisidir. Ülkemizden buraya direk uçuş imkânı mevcut olup, oldukça büyük bir havalimanına sahiptir.

Los Angeles şehri Kaliforniya eyaletinin en kalabalık ve gezerken son derece keyif alınabilecek şehirlerinden birisidir. Ülkemizden buraya direk uçuş imkânı mevcut olup, oldukça büyük bir havalimanına sahiptir. Raylı sistem konusunda Amerika’nın diğer şehirlerine göre nispeten daha küçük bir ağa sahip olan bu şehirde, havalimanından kalacağınız otele en uygun yöntem araç kiralamadır. Trafiğin sağdan olması ve herkesin kurallara sıkı sıkı uyması nedeniyle zorlanmadan araç kullanılabilecek bu şehirde; gezilecek yerlerin birbirlerinden uzak mesafede olması ve daha büyük keyif alınabilmesi amacıyla kiralık araç ile tatilinizden daha büyük fayda sağlayabilirsiniz. Havalimanında araç kiralanması hem fiyat hem de geliş ve gidiş esnasında rahatlık ve kolaylık sağlaması açısından son derece etkin yöntem olarak tavsiye edilmektedir. Eğer araç kiralama işleminizi 20-30 gün gibi önce yaparsanız hem daha uygun fiyatlar bulmanız hem de varış tarihinize kadar upgrade imkânı ile aynı fiyata, daha büyük ve lüks araç teklifleri ile karşılaşmanız olasıdır. Buralarda büyük ve lüks arabalar ile gezmenin keyfi uzun yolculuklarda daha iyi anlaşılmaktadır. 

Şehrin çok kalabalık ve dağınık yapılaşma nedeniyle şehir merkezi genelde işyerleri tarafından donatılmış durumdadır. Sabah ve akşam saatlerindeki yoğun trafik dikkate alındığında kalınacak otel seçiminin şehir dışında olması sizlere son derece büyük avantaj sağlayacaktır. Çünkü buralara gelmişken gezilmesi ve görülmesi gereken yerler şehir dışında ve birbirinden oldukça uzak mesafelerde olduğundan dolayı konaklama yeri seçimi önem arz etmektedir. Yollar oldukça geniş ve çok şeritli olup, şehir merkezine girilmeden söz konusu yerlere ulaşım imkânı mevcuttur. Bununla birlikte; konaklama yerinin şehrin dış tarafına doğru tercih edilmesi, alışveriş merkezlerinin de buralarda olması sebebiyle diğer avantajlı yönünü ön plana çıkarmaktadır.  

Yeri gelmişken belirtmekte fayda gördüğüm bir hususu özellikle aktarmak istiyorum; 5 ve 6 şeritli yolların en soldakinin üzerinde baklava işareti görürseniz, “bu şeridi 3 veya daha fazla kişinin araç içinde olması durumunda kullanabilirsiniz” anlamındadır. Bu şekilde bu şeridi kullanırsanız göreceksiniz ki, diğer şeritlerde bekleyen araçların içinde tek kişi veya iki kişi göreceksiniz. Muhtemelen yüksek cezalardan dolayı kritere uygun olmayan şerit kullanımına rastlayamazsınız. Diğer bir farklılık ise ana karterlere bağlantı yollarından bağlanabilmeniz için bağlantı yolu üzerindeki trafik ışığının yeşil olmasını bekleme zorunluluğudur. Bu sayede ana yollarda trafik hiç tıkanmadan akmaya devam etmektedir. Diğer yandan normalde duymayacağınız korna sesini, tabelalarda gösterilen minimum sürat altında araç kullanmanız durumunda duyma olasılığınızdır. Dolayısıyla çok yoğun trafikte bile ciddi şekilde trafik akmaya devam etmektedir. Kaliforniya bölgesinde tarımsal üretim mevsim avantajı sayesinde de son derece yoğun olup, uçsuz bucaksız ekili alanları yol boyu görebilirsiniz. Dolayısıyla arabanız ile seyahatiniz esnasında sıkılmadan yolculuk yapabilirsiniz. 

Buralara gelmişken görülecek yerlerin başında meşhur Hollywood olarak adlandırılan ve çocukluğumuzdaki Amerikan filmlerinde gördüğümüz görüntüleri canlı olarak izlemek gelecektir. Burası şehir merkezine yaklaşık 1 saatlik mesafede olan bir yerdir ve araba/taksi haricinde ulaşım imkânı bulunmamaktadır. Amerika’da taksi kullanımına yönelik daha önceki yazılarımda belirttiğim üzere (kişi sayısına göre ücretin yükselmesi ve yarı zorunlu bahşiş beklentisi) yüksek ücret ödeme durumundan dolayı kiralık araba buralara gidiş için iyi bir seçenek olacaktır. Bölgeye gittiğinizde otoparkta arabanızı bıraktıktan sonra, içeride sizleri bekleyen araçlar ile daha önceleri seyrettiğimiz birçok ünlü filmin çekildiği stüdyoları gezeceksiniz. Kişi başı 20 dolar giriş ücreti ödeyerek yaklaşık 20’ye yakın ünlü filmin hafızalarımızda kalmış sahnelerini bazen aracınızla giderken yanınızdan çıkan JAWS köpekbalığı veya bir anda etrafınızda yaşanan kovboyların sokak çatışmasını canlı olarak hissedeceksiniz. Sonra bir bakacaksınız ki filmi izlerken çok büyük alanlarda çekildiğini zannettiğimiz sahnelerin aslında oldukça küçük ebattaki stüdyo ve alanlarda gerçekleştiğini göreceksiniz. 

Buradaki faaliyetlerin tamamlanmasını takiben sıra, meşhur tepelerde beyaz renkte bulunan HOOYWOOD panoları arkanızda olacak şekilde fotoğraf ve selfie çekimleri olacaktır. Şehrin kuzeybatısında bulunan bu tepedeki panoramik manzaradan Los Angeles şehrini ve yüksek binalarını keyifle seyredebilirsiniz. Bu şehre neden Melekler Şehri dendiğini de yeri gelmişken sizlere aktarayım. Biliyorsunuz Amerika kıtasının İspanyollar tarafından keşfedilip sömürge haline getirilmesini takiben, bu şehre İspanyolca Los Angeles ismi verilmiş olup aslından bunun kelime anlamı “Melekler Şehri’dir.” Zaman zaman bazı kaynaklarda bu şehre Melekler Şehri denmesinin aslında sebebi buradan gelmektedir.

Bu bölgeye nispeten yakın olan Hollywood Bulvarı olarak isimlendirilen yerdeki ünlülerin yıldızlarının bulunduğu kaldırım son derece ilginç bir mekan olup, gezi planlamanıza dahil edilmelidir. Hollywood tepesi gezildikten sonra buranın planlaması durumunda hem yorgunluğunuzu azaltacak çok sayıdaki cafe ve restoranlarda ihtiyaçlarınızı giderebilecek, hem de merak ettiğiniz ünlülerin yıldızlarını bularak fotoğraf çekme imkânı bulabileceksiniz. Burada yaşayabileceğiniz en önemli sorun araç park etme olacaktır. Söz konusu bulvarda park etmek istemeniz halinde hem uzun süre yer aramak ve beklemek zorunda kalacaksınız hem de 2 saat için 30 dolar gibi yüksek ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bunun yerine bulvarı araba ile gezmeyi takiben 2 veya 3 paralel sokağında çok daha uygun yerleri kolaylıkla, hatta ücretsiz olarak bulabileceksiniz. Sadece dikkat etmeniz gereken park yasağı olan yerleri kullanmamanız gerekliliğidir. Eğer park yasağına uymadan park yaparsanız emin olun dönüşünüzde park cezasını arabanın üzerinde bulacaksınız. Yaklaşık 2000 üzerinde ünlünün pembe renklerdeki yıldızını ararken biraz zaman alacağını da özellikle hatırlatmak isterim. Tabii buraya kadar gelmişken Oscar ödüllerinin dağıtıldığı törenin yapıldığı meşhur “Dollby Theatre” görülmeden dönmemek diğer bir amacımız olmalıdır. 

Los Angeles şehrinin en bilinen yerlerinden birisi de Beverly Hills bölgesidir. Bu bölgenin en önemli özelliği çok sayıda ünlünün paha biçilmez ev ve malikanelerinin burada olmasıdır. Bu bölgeye geldiğinizde arabanız ile gezerek tek tek bu ev ve malikaneleri dışarıdan görebilir ve azametleri hakkında fikir edinebilirsiniz. Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış misali bu bölgedeki çok güzel ve lüks evleri dışarıdan görebilir ve iç geçirebilirsiniz. 

Eğer bu şehre çocuklarınız ile geldi iseniz “Universal Studios” görülmeden dönülmez gerçeğini unutmamak gerekir. Büyük veya küçük herkesin keyif alabileceği bu çok geniş arazideki tema park için bir tam gününüzü ayırmanız gerekecektir. Sabah açılış saatini internetten kontrol ederek yeteri kadar zaman payı bırakarak orada olmanız, erkenden giriş için yer almanızı sağlayacak ve sınırsız biniş imkanını gün boyu keyifle kullanabileceksiniz. Buralarda gezerken 4 boyutlu filmlerden, her türlü rollercoaster’lara binerek adrenalin yüklemesini yakından hissedeceksiniz. Giriş ücretleri dönemsel ve mevsimsel olarak farklılık göstermesine rağmen ortalama gün boyu sınırsız kullanım için kişi başı 60 dolar civarında para ödemeyi göze almalısınız.

Los Angeles şehrine gelmişken Meksika sınırına yakın San Dieoga’ya uğramaz iseniz sonrasında çok pişman olabilirsiniz. Hele buraya gelirken veya dönerken John’s BBQ’ya uğramadan ve et yemeden dönerseniz benim gibi iştahlı insanlar için yapılabilecek en büyük hatayı yapmış olursunuz. San Diego’ya gidiş için öğlen yola çıkarsanız yaklaşık 1 saatlik mesafe yemek molası ve sonrasında sahilde olan San Diego’ya varış ve gezme, akabinde de muhteşem gün batımı için yer araması yapmanız gerekmektedir. Belki de hayatınız boyunca göremeyeceğiniz muhteşem gün batımı mekânı burasıdır. 

Bu şehirde özellikle şehir dışındaki bölgelerde çok sayıda büyük alışveriş mağazaları, outlet sahaları ve her türlü dünya mutfağına yönelik restoranlar çok sayıda mevcuttur. Ayrıca uzun sahillerde okyanusa girme imkânı bulabilecek ve çocukluğumuzdaki tek kanallı televizyon dizilerinden “Sahil Güvenlik” ortamını bayan ve erkek cankurtaranlar ile canlı olarak yaşayabileceksiniz. Denize uzanan uzun rıhtımlar üzerindeki “Bubba Gump” mekanlarda lezzetli deniz ürünlerini tüketebileceksiniz. Şimdiden keyifli ve bol lezzetli geziler dilerim.

Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Tüm Makaleler

  • 05.12.2021
  • Süre : 5 dk
  • 1069 kez okundu

Google Ads