Site İçi Arama

kultur-sanat

New York

New York şehri Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık şehirlerinden birisidir.

New York şehri Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık şehirlerinden birisidir. Buraya yapılan uçuşlar yakın zamana kadar sadece JFK-John F. Kennedy Havalimanına yapılırken EWR-Newark Liberty Havalimanı da Türkiye’den bu bölgeye yapılan uçuşlara dahil edilmiştir.

Buraya icra ettiğim tüm uçuşlar son derece zorlu ve değişik olaylar ile karşılaştığım görevler olarak hatıralarımda yer almaktadır. Çünkü genelde hem gidiş hem de dönüş uçuşları; uçağın tamamına yakın yüzlerce yolcu ile dolu olduğu için ve dünyanın hemen hemen her türlü bölgesinden yolcularımız gidiş ve dönüş yaptığı için, New York uçuşları genelde 'renkli' bir yolcu profiline sahiptir. Hasta ve kuraldışı yolcu olaylarına, bir de hava şartlarına ilave olarak, iniş yapılan meydan otoritesine ait yaklaşma/kule/ground-yer konuşma ve usulleri eklendiğinde sıradan bir uçuş olma özelliğinden sıyrılmaktadır. Çünkü bu meydanlarda çok sayıda iniş ve kalkış yapılan birden fazla pist bulunmaktadır. Pist sayısının çokluğu ve aynı anda trafiğin yönetilmek durumunda kalması, normal meydanlara göre ilave bir takım değişik usullerin devreye sokulmasını gerektirmektedir. New York da pilotlar için bu anlamda değişik bir meydandır. Bu farklı yapısına ilave olarak,  zaman zaman Amerikalıların bile kendi aralarında anlaşamadığı konuşma usulleri eklenince, ortam biraz daha, havacılık tabiriyle, hareketlenmektedir.

Bizim mesleğimizde kurallara ve talimatlara uyum son derece önemli ve elzemdir. Havacılığın doğduğu ve halihazırda son derece gelişmiş olduğu bu ülkede, diğer ülkelerden farklı olarak, 'penalty-pad', diğer bir ifade ile 'ceza alanları' uygulaması bulunmaktadır. Yer kontrol ünitesinin verdiği talimatları uygun şekilde yerine getirmeyen uçaklar, bu alanlara gönderilerek bekletilmekte, tabiri caiz ise uçuş kulesi tarafından cezalandırılmaktadır. Zaman zaman medyada haber olan yerde uçakların kanatlarının veya kendilerinin çarpışmaları hadisleri, genellikle bu son derece önemli talimatlara riayet edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu ülkeye yaptığım uçuşlarda, özellikle ceza alınmaması için, yerde ve havada son derece dikkatli olunması gerektiğini diğer meslektaşlarıma sıklıkla hatırlatırım.

Mesleki bilgilerden sonra biraz da diğer alanlara değinelim. Türkiye’den bu kıtaya yapılan uçuşlar genelde ülkemiz saati ile 14:30-15:30 gibi yapılan İstanbul kalkışlı uçuşlarla başlar. Gidilen bölgenin yerel saatine göre (çünkü büyük bir kıta olduğu için lokal saatler bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir) genellikle 16:30-19:30 dilimi arasında inişler gerçekleşir. Yolculuğun bundan sonraki bölümünde bizleri ilk önce Amerika Birleşik Devletleri gümrük polisi karşılar. Vize ve diğer kontrollerin tamamlanmasını takiben (bazen bu süreç yolcu yoğunluğuna göre 2 saat kadar sürebilir) bagajların alınması ve transfer işlemlerinin yapılması takip eder. Bagajlarınızı aldıktan sonra gümrük çıkışında bir kontrolden daha geçersiniz. Eğer uçakta size verilen formlarda bir uyumsuzluk tespit edilirse burada geçireceğiniz sürenin uzaması kaçınılmazdır.

Şahsi yolculuklarımda önceden rezervasyonunu yaptığım “kiralık araç” transfer için bana son derece uygun gelmektedir. Bu tercih kalacağınız yerin şehir merkezi ile yakından ilgilidir. Çünkü New York şehir merkezinde araç kullanmak hem zaman kaybıdır hem de sinirlerinizi yorar. Özellikle merkez bölgede çok sayıda trafik ışığı ve yoğun bir araç ve yaya trafiği bulunmaktadır. Bu nedenle şehir merkezinden uzakta otel seçip, metro ile merkez ve ilgili diğer noktalar rahatlıkla gezilebilmektedir. Tabii bu konu tamamen kişisel tercihe bağlıdır. Fikir vermesi açısından, şehrin en dış bölgesinden merkeze metro ile 30-35 dakikada gelmek imkanlar dahilindedir. Şehrin metro ağı oldukça gelişmiş olup; tarifeye uygunluk normal seviye, ücretleri kabul edilebilir fakat kullanılan metro araçları beklentinin oldukça altındadır.

Kalacak yerlere transfer sonrası ilk akşam saati başlamış ve “jetlag” denen olguyla karşılaşma zamanı gelmiştir. Türkiye ile arasında ortalama 8-9 saat zaman farkı olan bu coğrafyada, lokal olarak 18:00-19:00 itibariyle genelde uçuştan gelen kişilerin uykuları ağır basmaya başlar. Çünkü geldikleri bölgede saat gece yarısı 02:00-04:00 arasındadır. Genelde yapılan ilk uygulama uykunun geldiği ilk anda uyumayı tercih etmek şeklinde olunca yerel saat ile 01:00’da genelde uyanılmakta ve sabah bir şekilde olmamaktadır. Bunu kısmen önleyebilmek için yemek, alışveriş ve gezme faaliyetleri ile uykuya başlama zamanı yerel saat ile 23:00 ve sonrasına almaya çalışmak faydalı olmaktadır.

Ama ne yaparsanız yapın ilk akşam yerel saat ile 04:00 gibi uyanacak ve bir türlü uyuyamayacaksınız. Daha sonraki gecelerde vücudunuz yerel saat düzenine alışacağı için daha az etkileneceksiniz. Eve dönüş sonrası da benzer durumu yaşayacağınızdan emin olabilirsiniz.

New York şehri son derece kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bir tarafta dünyanın ticaret ve bankacılık merkezinin zenginliğine yönelik görüntüler ile karşılaşırken, diğer yandan son derece fazla sayıda evsizler ile gece ve gündüz karşılaşabilirsiniz. Özgürlükler ülkesi sloganı ile insanların kafasına yerleştirilmeye çalışan algı ve gerçekleri burada kendi gözleriniz ile gözlemleyebilirsiniz. Her zaman (CORONA salgın dönemi hariç) dünyanın her bölgesinden çok sayıda turistin bulunduğu bu şehri arzu ettiğiniz takdirde hop-in-hop adı verilen kırmızı renkli, iki katlı üstü açık otobüsler ile de gezebilirsiniz. Hemen hemen her köşe başında bu otobüsleri kullanabilmeniz gerekli biletleri satan kişiler ile karşılaşabilirsiniz. Ücreti genelde 30-40 dolar civarındadır.

Bu arada yeri gelmişken fiyatlarla ilgili önemli bir ayrıntıyı belirtmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Etiket, menü, fiyat listesi gibi her türlü rakamlar vergisiz rakamlardır. Ödeme esnasında bunlara eyaletten eyalete farklılık gösteren vergilerin ilave edildiğine şahit olacaksınız. Dolayısıyla ödeme için ortalama yüzde 10 vergiyi ilave ederek hesaplarınızı yapmanız, sonradan sürprizle karşılaşmanızı önleyecektir.

Bu şehirde kültürel gezi, gastronomi, gece hayatı, sanat, tarihi yapı, müze, açık alanda gezi gibi ne tür bir aktivite istiyorsanız mutlaka karşılığını bulabilirsiniz. Şehrin tam ortasında bulunan meşhur Central Park yürüyerek gezebileceğiniz ve piknik dahil her türlü aktivitenize cevap verebilecek büyüklükte bir alana ve güzelliğe yeşillikler içinde göller ile donatılmış bir mekandır. Bu parktan yaklaşık 1 saat yürüyerek 11 Eylül olaylarının yaşandığı, yıkılan eski Dünya Ticaret Merkezi binalarının anısına oluşturulan ZERO POINT denilen bölgeye giderek, o anları tekrar  hatırlayabilirsiniz. Yol boyu 5’nci cadde gibi ünlü mağazaları barındıran yerlerde alışveriş yaparken, hemen hemen her adım başı yiyecek ve içecek konusunda her türlü markaya rastlayabilirsiniz. Meşhur Empire State Building’i ziyaret edebilirsiniz.

Central parktan 20 dakikalık yürüme mesafesinde meşhur Time Square’de mola verip çok sayıda insanın toplandığı bu meydanda fotoğraf çekebilirsiniz. Buradan sonra, 10 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan, büyük şehir kütüphanesini ücretsiz gezebilirsiniz. Tavsiye ederim son derece büyük ve kapsamlı bir kütüphanedir. Eğer gezmek isterseniz, burada, en az 2 saat geçirebileceğinizi aklınızda bulundurmanızda fayda var. Günümüzde akıllı telefonlar ile bu tür yerlerin konumlarını kolaylıkla bulmak mümkün olmakla birlikte, benim gibi soran kişilerden iseniz, New York'ta aradığınız mekanları sora sora kolaylıkla bulabilirsiniz. Zaten bu kıtada yerleşim yerleri cetvelle çizilmiş gibi sayıları birbirini takip eden birçok paralel sokak ve caddeden oluşmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir yeri birisinden tarif ile öğrenmek istediğinizde 2 blok şu tarafta veya 3 blok aşağıda gibi ifadeler ile karşılaşırsınız.

Şehir içinde yine merkezde bulunan Büyük Tren Garından diğer yerleşim merkezlerine tren ile ulaşma imkânınız bulunmaktadır. Burada bir arkadaşımın gösterdiği Oyster Bar’ı sizlere tavsiye ederim. Kendisi de meslektaşım olan arkadaşım gençliğinde okuduğu İngilizce kitapların hikayelerinde geçen yerleri gezip oraları keşfetmekten büyük keyif alan birisidir. Kendisi ile bu gara girdiğimizde orta alandaki büyük kubbeli Geniş Hol ve üzerlerinde bulunan figürleri görmek beni çok etkilemişti. Hemen köşesinde küçük bir levhası bulunan Oyster Bar ise benim hayatımda o zamana kadar hiç yeri olmayan, istiridye üzerine tarihi bir mekan olarak mutlaka dikkatinizi çekecektir. İstiridye ile ilgili her türlü ürünün bulunduğu bu mekân, otantik bir ortamda son derece keyifli bir yerdir ve fiyatları son derece makuldür.

Zero Point olarak belirtilen bölgeden 15-20 dakika yürüme mesafesinde meşhur Özgürlük Anıtını da içeren tur teknelerinin kalktığı alana gidilebilir. Buradan kişi başı 20 dolar civarında bir ücretle Özgürlük Anıtı, Brooklyn Köprüsü gibi mekanların denizden görülmesini sağlayan ve yaklaşık 2 saat süren turlara katılım sağlanabilir. Bu iskelenin hemen yanında ücretsiz gezilebilen ve eski bir uçak gemisinin bulunduğu müze de mevcuttur.

Yeri gelmişken yine belirteyim, bu ülkenin diğer bir gerçeği ise bahşiş olgusudur. Bu ülkede her yerde bahşiş verilmesini "gözünüze sokan", yazılı olmayan kanuni bir zorunluluk gibi, bazen haddini aşarak, size verilen hizmetin doğal bir uzantısı olarak sizden talep edilen bir durumdur. Genelde yüzde 10 gibi bir oran kabul edilebilir düzeydedir. Hesap istediğinizde POS cihazlarında 'tip' yani bahşiş hanesi bulunur ve sizden ne kadar bahşiş vereceğiniz bazen sorulur, siz tip (bahşiş) bölümünü çizerek kart ile ödemek istediğinizde bu sefer nakit olarak verip vermediğinize bakarlar. Bahşiş bırakmadığınızda veya çok az bıraktığınızda bazıları gelip size "hizmetten memnun kalmadınız mı?" diye sorabilir.   

Ayrıca bu ülkede bizdeki gibi, içinde yolcu olmadan, 'boş gezen taksi'leri yollarda genelde göremezsiniz. Taksi çağırmak istediğinizde uygun vasıta ile internet, telefon vb. bulunduğunuz yere taksi talebinizi iletir ve bir süre bekledikten sonra (en az 15-20 dakika) gelen taksi ile arzu ettiğiniz yere gidebilirsiniz. Taksilerde kullanan kişi sayısına göre ücret artış gösterir ve burada da bahşiş beklentisi mevcuttur. 

Sizlere kısa bir New York turunu anlatmaya çalıştım. Umarım herkes gönlünce istediği yerleri gezerek öğrenir.

Keyifli gezmeler diliyorum.

Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Tüm Makaleler

  • 17.10.2021
  • Süre : 1 dk
  • 998 kez okundu

Google Ads