Site İçi Arama

savunma

Rusya’nın kırmızı çizgileri birer birer aşılıyor

Rusya’nın tehditlerine pek önem verilmiyor. Rusya’nın, nükleer silah kullanabileceğini söylemesi bile pek ciddiye alınmıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, Ukrayna'ya silah göndermeye devam ediyorlar.

Rusya, daha Ukrayna savaşı başlamadan önce, muhtemel bir NATO veya AB müdahalesinde vereceği karşılıklarla ilgili tehditkâr açıklamalar yapmaya başlamıştı. Bu açıklamalar genel olarak, Rusya’nın kırmızı çizgileri olarak ifade ediliyordu. Ancak, ABD ve Avrupa ülkelerinin savaşın başından beri bu kırmızı çizgileri aşmalarına rağmen, Rusya herhangi bir ciddi karşılık veremedi.

Halbuki tehditler çok ciddi ve endişe verici ifadeler içeriyordu. 2021 yılında Putin; "Umarım kimse Rusya’nın kırmızı çizgilerini geçmeyi düşünmez. Bu çizgilerin nerede olacağını kendimiz belirleyeceğiz." şeklinde sert bir açıklama yapmıştı.

Daha sonra, Rus devlet adamlarının yaptığı açıklamalarla kırmızı çizgiler daha somut olarak ilan edilmeye başlandı. Bu kırmızı çizgilerden biri, Rus topraklarına saldırmak için ABD ve Batı silahlarının kullanılmasıydı. Rus yetkililer, böyle bir şey gerçekleşirse tüm dünyadaki ABD karşıtı hareketleri destekleyeceklerini ve silahlandıracaklarını söyleyerek ABD’yi açıkça tehdit ettiler.

Başlangıçta ABD ve AB ülkeleri, bu tür tehditleri kısmen de olsa ciddiye alıyormuş gibi görünüyordu. Örneğin savaşın başlangıcından itibaren Ukrayna’ya sadece omuzdan atılan ve kısa menzilli hava savunma ve tanksavar silahları verdiler. Ama yine de bunlardan binlercesini gönderdiler. ABD ve Avrupa ülkeleri ayrıca, Ukrayna’ya verdikleri silahların sadece Ukrayna sınırları içinde kullanılabileceğine dair kısıtlamalar da getirdiler.  

Ancak, Rusya’nın tehditlerine gün geçtikçe daha az önem verilmeye başlandı. Hatta Rusya’nın, nükleer silah kullanabileceğini ima ve hatta ilan etmesi bile pek ciddiye alınmadı. ABD ve Avrupa ülkeleri, çok sayıda topçu, havan ve Çok Namlulu Roketatar (ÇNRA) silahı ile gelişmiş hava savunma sistemlerini Ukrayna’ya gönderdiler.

Bunun yanında, Türkiye de dahil birçok ülke, Ukrayna’ya çok sayıda dron ve SİHA satışı gerçekleştirdi. Daha sonra tanklar, uzun menzilli ÇNRA ve HIMARS gibi silahlar da verildi. Silah, araç ve teçhizatın yanında Ukrayna’ya, hibe ve borç olarak büyük miktarda para da verildi. Bu durum Ukrayna’nın savaşı  sürdürebilmesine imkân verdi ve böylece Rusya karşısında yapılan savunma başarılı oldu.

Ukrayna savunmasının başarılı olması, başarısızlığı kabul eden Rus birliklerinin önce cepheyi daraltması ve nihayetinde savunmaya çekilmesi ile sonuçlandı. Bu sürece paralel olarak Ukrayna’ya yapılan para ve silah yardımları da hem miktar hem de etkinlik açısından artırıldı.

Rusya, yaşadığı her başarısızlık ve Ukrayna’ya yapılan her yardımda yeni bir tehdit dili geliştirse de bu tehditleri gerçekçi bulmayan ABD ve AB ülkeleri yardımlarına devam ettiler. Bununla da kalmayıp daha önce Ukrayna’ya dayattıkları Batı silahları üzerindeki kısıtlamaları da kaldırdılar. Nitekim, Batı yardımı olarak verilen silahların Rusya topraklarına karşı ve taarruzi olarak kullanılmasına izin verdiler.

Bunun sonucunda Ukrayna, Rus stratejik hedeflerini (limanlar, hava savunma sistemlerini, havaalanları vb.) vurmaya başladı. Örneğin dronlar kullanılarak cephe hattından 300 milden daha uzak olan Akhtubinsk havaalanındaki Rus savaş uçaklarına saldırılar düzenlendi. Ruslar, daha önce birçok tehdit savurup bir sürü kırmızı çizgi çizse de buna etkili bir karşılık veremediler. Tehditler fos çıkarken kırmızı çizgiler de silinip gitti veya yeşile dönüştü.

Bunun sonucunda; Rusya’nın şiddetli uyarı ve tehditlerine rağmen Hollanda F-16'ları ve Fransa Mirage 2000 savaş uçaklarını Ukrayna’ya gönderme kararı aldı. Ukrayna, İsveç'ten de Saab Gripen uçakları göndermesini istedi. Böylece; NATO ülkelerinin Ukrayna'ya yardımları için belirlenen kısıtlamaların neredeyse tamamı kaldırılmış oldu.

Bu durum, Rusya’nın prestijini sarsıyor. Putin’in savaşın başındaki donuk bakışları ve tehditkâr yüz ifadesi artık kimseyi korkutmuyor. Bunu gören NATO ve AB ülkeleri, gün geçtikçe daha da cüretkâr hareket tarzlarını uygulamaya koyabiliyor.

Dr. Mehmet ÇANLI
Dr. Mehmet ÇANLI
Tüm Makaleler

  • 17.06.2024
  • Süre : 4 dk
  • 259 kez okundu

Google Ads