Hedef Battleship USS Missouri (BB-63): Körfez Savaşında Gemi Savunma Sistemlerinin İlk Testi (Bölüm 2- Son)
Battleship USS Missouri, 30 Mart 1992'de hizmet dışı bırakılarak dünya çapında bu sınıfta hizmet veren son savaş gemisi oldu ve bugün Hawaii'de müze gemisi olarak hizmet veriyor. Benzer gemiler HMS Gloucester ve USS Jarrett da daha sonra hizmet dışı bırakılarak hurdaya ayrıldı.
Bu makalenin 1. bölümünde USS Missouri'nin tarihsel arka planı, Körfez Savaşı'ndaki rolü ve gemisavar füze tehditlerine karşı savunma sistemleri detaylı biçimde ele alınmıştı. Bu bölümde yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
1. bölümü henüz incelememiş olan okuyucular için ilgili bağlantı aşağıda sunulmuştur.
Kapak görselinde yakıt ikmal gemisi USNS Kawishiwi'nin (T-AO 146) ortada, savaş gemisi USS Missouri'nin (BB-63) altta ve uçak gemisi USS Kitty Hawk'ın (CV-63) devam eden bir ikmal operasyonuna katılımının havadan görüntüsü görülmekte. Fotoğraf US Navy
USS Missouri Saldırısı Öncesinde Bölgedeki Tehdit Algısı
Basra Körfezi'nde konuşlandırılan ABD Donanması, kıyı savunma füzeleriyle ilgili daha önce tecrübe edinmişti. 1988'deki "Peygamber Devesi" Harekâtı sırasında İran, USS Gary'ye iki adet "Silkworm" füzesi fırlatmış, ancak bu füzeler geminin elektronik harp ve karşı tedbir sistemleri sayesinde etkisiz hale getirilmişti.
1990'da Çöl Kalkanı Harekâtı kapsamında USS Missouri ve USS Wisconsin gemileri Basra Körfezi'ne girdiğinde, bu II. Dünya Savaşı savaş gemilerine yönelik en büyük tehdit olarak kıyı füzeleri değil, mayınlar ve havadan fırlatılan gemisavar füzeleri (özellikle Exocet) görülüyordu. Bölgede Exocet füzesi tehdidi gerçekleşmezken, mayınlar ciddi bir endişe kaynağıydı.
Mayın Tehdidi ve Sınıflandırması
Irak'ın envanterinde Sovyet yapımı M-08 veya MYaM gibi temas mayınları ile İtalya'dan tedarik edilen modern dip mayınları bulunuyordu. Son derece tehlikeli olan bu dip mayınlarından biri, sonardan kaçınmak üzere tasarlanmış ve güçlü HBX-3 savaş başlıklarına sahip MN103 Manta mayınıydı.
Temas mayınları, Iowa sınıfı savaş gemilerinin torpidolara karşı tasarlanmış su altı koruması için önemli bir tehdit oluşturmuyordu.
Ancak, Manta gibi yüksek performanslı dip mayınları farklıydı. Bu mayınların neden olacağı bir patlama, geminin omurgasına ve hatta top taretlerini koruyan barbette ve zırhına dahi zarar verebilirdi.
Neyse ki, hem USS Missouri hem de USS Wisconsin savaş boyunca herhangi bir mayınla karşılaşmadı.
USS Missouri'ye Yönelik Füze Saldırısı (25 Şubat 1991)
USS Missouri, 25 Şubat 1991 sabahı USS Jarrett (firkateyn), HMS Gloucester (destroyer), HMS London (firkateyn) ve mayın tarama gemileri HMS Cattistock ile USS Avenger eşliğinde Kuzey Basra Körfezi'nde konuşlanmıştı. Bu grup, amfibi bir saldırı tehdidi yaratmak amacıyla aldatma operasyonu yürütüyordu ve USS Missouri, 16 inçlik toplarıyla iç kesimlerdeki hedefleri bombalıyordu.
Irak Tarafından Tespit ve Fırlatma
25 Şubat'ta, sabah 03:00'te Iraklıların ateşe verdiği petrol kuyularından çıkan duman gökyüzünü karartmış olsa da, USS Missouri'nin top atışları sırasında oluşan alevler kıyıdan net bir şekilde görülüyordu. Bu durum, Iraklıların geminin yaklaşık konumunu belirlemesine ve bir "Seersucker" füzesini önceden hedeflemesine olanak sağladı.
Saat 04:52'de, Kuveyt Şehri'nin güneyindeki El-Fintas bölgesinden bir çift "Seersucker" füzesi fırlatıldı. Füzelerden biri fırlatmanın hemen ardından denize düşerken, diğeri düz bir rotada doğuya, USS Missouri'ye doğru yöneldi. Koalisyonun iletişim ağındaki sorunlar nedeniyle, bu fırlatma bilgisi ne USS Missouri'ye ne de refakat gemilerine zamanında ulaşamadı.
Koalisyon Güçlerinin Müdahalesi
Yaklaşan füze, 21 deniz mili mesafede HMS Gloucester'daki radar tarafından tespit edildi ve uçuş profili ile transponder sinyalinin olmaması nedeniyle gemisavar füzesi olarak tanımlandı. Füze, yaklaşık Mach 0.89 hızla hızla yaklaşıyordu. HMS Gloucester'ın komutanlığı, füzeyi düşman olarak sınıflandırması ve çatışmaya girmesi için bir dakikadan az zamana sahipti. Atış kararı, ilk tespitten 43 saniye sonra alındı.
USS Missouri de yakından gelen tehdidi görsel gözlem noktalarından tespit etmişti. Gemi, savunma amaçlı olarak SRBOC sistemini ve elektronik harp paketini (muhtemelen sinyal karıştırıcıları) etkinleştirdi. Geminin dört Phalanx CIWS sistemi otomatik olarak bekleme modundan devreye girdi ancak ateş etmedi. Bu durumun olası nedenleri arasında, Phalanx sistemlerinin yeterli ısınma süresi bulamaması, geminin kendi sinyal karıştırması tarafından engellenmesi ya da füzenin uçuş yolunun CIWS radarları tarafından tespit edildiğinde zaten geniş bir açıda olması olasılıkları bulunuyordu.
HMS Gloucester, Sea Dart füze fırlatıcısının nişan alabilmesi için ani bir dönüş manevrası yaptı. Geminin sancak tarafından, neredeyse "omuz üzerinden" fırlatılan iki Sea Dart füzesinden ilki hedefi ıskaladı, ikinci füze ise Irak füzesini başarıyla önledi. Bu engelleme süreci, ilk tespitten itibaren sadece 89 saniye sürmüştü. Bu olay, tarihte bir savaş gemisinin gerçek bir çatışmada gelen bir füzeyi düşürmek için füze kullandığı ilk başarılı operasyon olarak kayıtlara geçti.
Yukarıdaki fotoğrafta BGM-109 Tomahawk TLAM seyir füzesi, USS Missouri (BB 63) gemisindeki Mk-143 zırhlı kutu fırlatıcısından fırlatılırken görülmekte. Hemen önünde ise Phalanx CIWS Sistemi.
Füzenin Rotası: "Seersucker", yakalanmasından önce USS Missouri'nin kıçından geçmişti. Görgü tanıkları, füzenin imha edilmesinden saniyeler önce keskin bir şekilde kuzeye doğru saptığını, muhtemelen savaş gemisinin parçacıkları veya sinyal bozucuları tarafından dikkati dağıldığını hatırlıyor. Ancak HMS Gloucester'daki taktiksel rota, parçacıkları görmezden gelip sonuna kadar sabit bir rotayı koruduğunu gösteriyor, bu da "Seersucker"ın arayıcı başlığının arızalı olduğu anlamına geliyor. Füzenin uçuş rotasına en yakın gemi, mayın tarama gemisi HMS Cattistock'tu.
İkinci Olay: Dost Ateşi Vakası (25 Şubat 1991 Öğleden Sonra)
Aynı günün öğleden sonra, USS Missouri kara hedeflerini bombalamak üzere aynı bölgeye geri döndü. Filoya bu kez HMS Gloucester yerine HMS Atherstone ve filonun komuta gemisi olarak görev yapan HMS Exeter eşlik ediyordu.
Yanlış Alarm ve Dost Ateşi Olayı
HMS Atherstone gemisindeki gözcüler, karada yüksek ve dikey olarak yükselen bir alev sütunu fark etti. Bu alev, aslında Irak askerlerinin bir petrol kuyusunu ateşe vermek için dinamit kullanmasından kaynaklanıyordu ancak başlangıçta potansiyel bir füze fırlatması olarak yanlış yorumlandı.
HMS Exeter, LINK sistemini kullanarak diğer gemilere potansiyel bir füze tehdidi yaklaştığını bildirdi. Bunun üzerine USS Missouri, tehdidi saptırmak amacıyla SRBOC (Super Rapid Blooming Offboard Chaff) fişeklerini fırlattı. Bu fişekler, USS Missouri ile otomatik olarak Phalanx sistemini devreye sokan USS Jarrett firkateyninin arasına düştü. USS Jarrett'ın Phalanx'ı, tehdit olarak algıladığı SRBOC bulutlarından birine kilitlendi ve hemen o yöne 220 mermilik bir atış gerçekleştirdi.
Kısa bir süre sonra, USS Missouri'den fırlatılan bir sonraki SRBOC fişeği, bu kez USS Jarrett'ın neredeyse tam üzerinde patladı. Fırkateynin Phalanx'ı tekrar ateşlemeye başladı, ancak bu kez USS Jarrett'ta görevli bir denizci, yaklaşık 100 mermi ateşlendikten sonra, patlamanın ortasında silahı manuel olarak kapatmayı başardı.
USS Missouri'deki Hasar:
USS Jarrett'ın Phalanx'ından çıkan 20 mm'lik mermilerin USS Missouri'ye çarptığı bildirildi. En sık alıntılanan sayı 4 ayrı mermidir. Bir mermi, 3/8 inçlik bir çelik levhayı ve bir iç bölmeyi delerek bir yatakhane alanına girdi. Diğer bir mermi güvertede istiflenmiş bir ekipmana isabet etmiş ve uçan bir plastik parçasıyla bir denizciyi hafif yaralamıştı. Ancak, yaralı denizcinin yatakhane bölmelerini delen mermiden çıkan şarapnel parçasıyla geminin içinde olduğu da söylenmektedir. ABD Donanması'nın olayla ilgili kısa açıklamasında "yüzeysel hasar"dan bahsedilse de, herhangi bir yaralanma olmadığı açıkça belirtilmektedir. Ancak, olayda bulunan USS Missouri mürettebatından SM1(sw) Debrah Levi, mermilerin gemiye çarptığını ve bir denizcinin kulağının şarapnel parçasıyla kesildiğini doğrulamıştır. Ayrıca iki merminin direğe çarptığını, birinin ışık dolabından (1/4 inç çelik) geçtiğini ve başka bir merminin HT departman şefinin sancak tarafındaki kamarasına çarptığını belirtmiştir.
"Seersucker" USS Missouri'ye Çarpsaydı Nasıl Bir Performans Sergilerdi?
Bu sorunun cevabı karmaşıktır, çünkü İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bir savaş gemisi mermisi ile Soğuk Savaş'tan kalma bir gemisavar füzesi arasındaki farklar çok fazladır.
Kinetik Enerji: Bir "Seersucker"ın ham kinetik enerjisi 121,4 MJ olarak hesaplanabilir, ancak bu, füzenin hafif yapısı (alüminyum, plastik) nedeniyle ağır kalibreli bir merminin çarpmasından farklıdır. Asıl etki, savaş başlığının patlamasından kaynaklanacaktı. Karşılaştırma olarak, İkinci Dünya Savaşı'nda USS Missouri'ye çarpan bir Japon kamikazesi (büyük ölçüde içi boş bir alüminyum nesne, savaş başlığı yok) savaş gemisine neredeyse hiç zarar vermemişti.
Savaş Başlığı ve HEAT Etkisi: "Seersucker"ın savaş başlığı, Sovyet "Styx"inden türetilmiş ve içinde "bakır kılıf" bulunan HEAT benzeri bir özelliğe sahipti. Bu HEAT özelliğinin amacı, tanklarda olduğu gibi zırhı eritmek değil, büyük gemilerde (kruvazörler, tankerler, uçak gemileri) geminin çok daha derinlerine ilerleyerek elektrik hatlarını kesmek, mühimmatı ateşlemek veya yangınlar çıkarmaktı. Teorik olarak, 30 inç çapında bir "Seersucker" savaş başlığı, USS Missouri'nin 1 fitlik kemer veya 1'7½ inçlik taret yüzeylerinin çok üzerinde, devasa 5 ila 17,5 fit çeliğe eşdeğer bir nüfuz sağlayabilirdi. Ancak, başlangıç çapları ve hedef kalınlıkları çok büyüdükçe, bu etkinin gerçek bir 1'e 1 oranına ulaşıp ulaşmadığı tamamen belirsizdir. Genel olarak, HEAT etkilerinin, birincil patlamanın neden olduğu hasarın ötesinde felakete yol açması pek olası değildi.
Zırh Koruması: USS Missouri, "ya hep ya hiç" anlayışıyla zırhlandırılmıştı, yani zırh, en öndeki 16 inçlik taretin önünden arkadaki 16 inçlik taretin hemen arkasına kadar uzanan merkezi bir "kale"de yoğunlaşmıştı.
Yan Kemer Zırhı:
Gövdenin kabuk kaplaması, APC mermilerinin kapağını koparmak için tasarlanmış yüksek gerilimli bir çelikti. Kemer zırhı, hava güvertesinin bir güverte altından su hattının altına kadar uzanıyordu. Üst kısım 12.1 inç kalınlığında A Sınıfı zırhtı ve alt kısım 12.1 inç aşağı doğru daralıyordu; 19° eğimli olması sayesinde 0°'de 17 inç kalınlığında olmakla aynı balistik etkiyi sağlıyordu. Birincil patlama tek başına bu kuşağı delemezdi.
Yatay Zırh:
"Bomba güvertesi" 1,5 inç sertleştirilmiş çelikten yapılmıştı ve küçük uçak bombalarını etkisiz hale getirmeyi amaçlıyordu. "Zırhlı güverte" ise 1,5 inç çelik üzerine 4¾ inç B Sınıfı zırhtan oluşuyordu ve ana korumaydı.
Ana Taretler:
16 inçlik taretler ve barbeleri çok sağlamdı. Bir "Seersucker" isabeti, taretin savaşma kabiliyetini devre dışı bırakır ve içeride zayiatlara neden olurdu, ancak tareti tamamen yok etmesi pek olası değildi.
5 İnçlik Taretler:
Gemide kalan 5 inçlik ikiz taretler ise sadece 1 inç ile 2,5 inç arasında zırhlandırılmıştı ve 1991'de herhangi bir şeye karşı yeterli koruma sağlamazdı. Bir isabet durumunda, içindeki denizcilerle birlikte yok olurdu ve savaş başlığının doğrudan patlaması ve tahrip olan taretten fırlayan çelik parçaları başka yerlerde ikincil hasara yol açardı.
İkincil Hasar ve "Görev Kaybı" (Mission Kill):
Bir "Seersucker"ın çarpması, büyük miktarda uçuşan enkaz ve şarapnel parçaları ortaya çıkaracaktı.
ABD Donanması, Iowa sınıfını yeniden faaliyete geçirdiğinde, radar antenleri, füze rampaları, güverte altı işlemciler gibi modern "yumuşak sistemlerin" sayısının arttığını ve bunların şok ve hasara karşı savunmasız olduğunu fark etmişti. Bu hassasiyetler mümkün olan en üst düzeyde azaltılmıştı (örneğin, helikopter yakıtı çelik silindirlerde saklanıyor ve acil durumda yakıt hortumu makarası denize atılabiliyordu).
IRFNA Tehlikesi:
En sık gözden kaçan bir tehlike, "Seersucker"ın IRFNA'sının oluşturduğu riskti. Füze isabet etmiş olsaydı, geminin bir kısmı şüphesiz IRFNA kalıntılarıyla kirlenmiş olurdu, bu da mürettebat için kimyasal yaralanmalara neden olabilirdi.
Özetle, tek bir "Seersucker" füzesi USS Missouri'yi tamamen batırmaz veya daha sonraki kaybına neden olmazdı. Ancak, hasar, geminin bölgeden çekilmesine neden olacak ve onu savaş dışı bırakacak ("görev kaybı") kadar şiddetli olurdu. Kongre zaten savaş gemilerinin kademeli olarak kullanımdan kaldırılmasına karar vermiş olduğundan, hasar önemliyse onarılmayıp USS Missouri'nin hurdaya ayrılması oldukça olasıydı.
Yukarıdaki fotoğraf Modelshipmaster firmasının ürettiği 1/350 ölçek modelden. Çok araştırmama rağmen USS Missouri ait silah sistemlerini gösteren tek bir fotoğrafta bu netlikte bir fotoğraf bulamadım. Bu yüzden bu görselden yararlandım.
Olayın Devam Eden Belirsizliği ve Kamuoyundaki Yeri
Dünyanın ilk füze-füze çarpışmasının üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen (kaynak olarak kullandığım yazının 2019 yılı itibarıyla kaleme alındığı dikkate alınmalıdır.) bu olayın bu kadar az ilgi görmesi şaşırtıcıdır, özellikle de hedefin efsanevi Amerikan savaş gemilerinden biri olduğu düşünüldüğünde. Zaman çizelgesinin hatalı bir şekilde bir araya getirilmesi, bazen olayı örtbas etme girişimi olarak gösterilse de, savaş koşullarında anıların kesin zamanları karıştırması anlaşılabilir bir durumdur.
ABD Donanması'nın bu olayı kısa ve öz bir şekilde açıklamasının nedenleri arasında şunlar olabilir:
Phalanx CIWS Sistemi:
1980'lerde, sistemin işe yaramadığı gerekçesiyle Kongre ve medyada acımasızca eleştirilmişti. 1987'de USS Stark'ın iki Exocet füzesiyle vurulması bu algıyı daha da kötüleştirmişti. USS Stark'ın vurulmasında bölgede dost unsurların sektörde yoğun uçuş trafiği olduğu gerekçesiyle gemi kaptanı tarafından Phalanx CIWS sistemi uyku moduna alınması emredilmişti. USS Jarrett'ın CIWS'sinin USS Missouri'nin chaff bulutlarına kilitlendiği garip sahne, sistemi ve durumu pek de iyi bir şekilde yansıtmıyordu.
AN/SLQ-32(V)3 EW Sistemi:
1990'ların başında bu sistem, ABD Donanması'nın en gizli silahlarından biriydi. Sistem hakkında hiçbir bilgi verilmeyeceği için,bu sistemi sorgulatıp boş yere kurcalattırmanın bir anlamı yoktu.
Battleship USS Missouri, 30 Mart 1992'de hizmet dışı bırakılarak dünya çapında bu sınıfta hizmet veren son savaş gemisi oldu ve bugün Hawaii'de müze gemisi olarak hizmet veriyor. HMS Gloucester ve USS Jarrett da daha sonra hizmet dışı bırakılarak hurdaya ayrıldı.
Yukarıdaki fotoğrafta 14 Haziran 2013 tarihinde, Hawaii'nin Oahu Adası üzerinde gerçekleştirilen Bayrak Günü anma uçuşu kapsamında, geçit töreni formasyonunda AH-1W Super Cobra ve UH-1Y Huey tipi helikopterler, USS Missouri savaş gemisi ile USS Arizona Anıtı'nın üzerinden geçiş yaparken görülüyor. Fotoğraf: Wade Spradlin/ US Marines
Sonuç
Modern harp sahasında otomatik savunma sistemleri, yüksek tepki hızı ve hedefleme hassasiyetiyle operasyonel etkinliği artıran kritik bileşenler arasında yer almaktadır. Ancak bu sistemlerin, özellikle elektronik karşı tedbir (ECM) yoğun olarak kullanıldığı bölge yada sahalarda, mutlak doğrulukla çalışmaları her zaman mümkün olmamaktadır. Dost unsurlara yönelik istenmeyen angajmanlar, sistemsel hata payının ve çevresel etkileşimlerin göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir.
Bu bağlamda yaşanan vakalar, insan denetiminin yalnızca tamamlayıcı değil, aynı zamanda düzeltici ve önleyici bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Otomatik savunma sistemleri ile elektronik karşı tedbir unsurları arasındaki entegrasyonun yüksek hassasiyet gerektirmesi, operasyonel karar alma süreçlerinde insan faktörünün vazgeçilmezliğini pekiştirmektedir. Sistemlerin algoritmik doğruluğu kadar, sahadaki taktiksel değerlendirme ve insanların alacağı etik sorumluluk da güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
Bu olay, askeri teknolojilerin evrimi, savaş gemilerinin savunma kapasiteleri ve savaşın karmaşıklığı hakkında önemli dersler sunmakla birlikte, kamuoyunun hafızasında hak ettiği yeri bulmakta zorlanmıştır. Ancak, olayda görev yapan denizcilerin kişisel anlatımları, yaşananların ciddiyetini ve karmaşıklığını gözler önüne sermektedir.
Sonuç olarak, teknolojik gelişmeler ne denli ileri düzeyde olursa olsun, insan gözetimi olmaksızın yürütülen savunma operasyonları, hem teknik hem de stratejik riskler barındırmaktadır. Bu durum, askeri sistem tasarımında hibrit denetim modellerinin gerekliliğini ve insan-makine etkileşiminin yeniden tanımlanması ihtiyacını gündeme getirmektedir. Bu olay, teknolojinin sağladığı imkanların yanı sıra getirdiği riskleri, dost ateşi tehlikesini ve en iyi planlanmış operasyonlarda dahi ortaya çıkabilecek beklenmedik hataları gözler önüne seren önemli bir vaka olarak tarihe geçmiştir.
Kaynakça
https://gulflink.health.mil/du/du_tabh.htm
https://wwiiafterwwii.wordpress.com/2019/07/21/missile-attack-on-battleship-uss-missouri/
https://en.wikipedia.org/wiki/USS_Missouri_(BB-63)
https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/283/Mehmet-M%C3%BCnir-Erteg%C3%BCn-(1883-1944)
Türkiye-Amerika ilişkilerinde milat: Missouri’nin Türkiye ziyareti
https://www.seaforces.org/wpnsys/SURFACE/Mk-143-missile-launcher.htm
https://www.modelshipmaster.com/products/modern_navy/uss_iowa.htm
https://www.historylink.org/File/5541
Bonner, K. ve Bonner, C. (2008). USS Missouri at War. Minneapolis, MN: Zenith Press. (ISBN: 978-0-7603-3219-1)