Site İçi Arama

savunma

F-35 Savaş Uçağının Artıları ve Eksileri Nelerdir? Uçağın Teknik Özellikleri: Bölüm-2

Halihazırda çoğu ülkenin hava kuvvetlerinin envanterlerindeki savaş uçaklarının çoğunluğu dördüncü nesil, nispeten eski tip uçaklardır. F-35’le birlikte ABD dışındaki müttefiklerinin de beşinci nesil uçaklara sahip olabilmesinin önü açılmıştır. Böylece, Batı dünyasında yer alan ülkeler, daha gelişmiş ve ağ merkezli düşük görünürlüklü bir savaş uçağıyla uçak filolarının modernize, esasında dönüştürme fırsatı yakalamışlardır. Artık dördüncü nesil uçak dönemi kapanmıştır.

Neden F-35 Satın Alınmak İsteniyor? 

F-35; çok rollü ve çok maksatlı bir savaş uçağıdır. Zamanını aşan yüksek teknoloji ürünü bir uçaktır. Klasik savaş uçağından beklenen rolü ve görevleri yerine getiren F-35; ilave olarak veri toplama, veriyi analiz etme ve anında işlenmiş veriyi dost unsurlara aktarma yeteneğine de sahiptir. Savaş alanındaki tüm hava, deniz ve kara unsurlarıyla çift yönlü iletişim kurabilen, ağ yetenekli gelişmiş bir uçaktır.

Halihazırda çoğu ülkenin hava kuvvetlerinin envanterlerindeki savaş uçaklarının çoğunluğu dördüncü nesil, nispeten eski tip uçaklardır. F-35’le birlikte ABD dışındaki müttefiklerinin de beşinci nesil uçaklara sahip olabilmesinin önü açılmıştır. Böylece, Batı dünyasında yer alan ülkeler, daha gelişmiş ve ağ merkezli düşük görünürlüklü bir savaş uçağıyla uçak filolarının modernize, esasında dönüştürme fırsatı yakalamışlardır. Artık dördüncü nesil uçak dönemi kapanmıştır. 1980’li yılların F-16’sı neyse, bugünün F-35’i de o derece öncü bir uçaktır. F-16 uçağı F-104’lerden ne kadar üstün ise, F-35’ler de aynı oranda F-16’lara karşı üstün bir uçak olarak hava harekâtlarında yerini almıştır. Görünen o ki, bugün olmasa bile yakın gelecekte Batı Blokundaki tüm ülkeler nesil uçaklarla Hava Kuvvetlerini F-35 veya eşiti kendi özgün uçaklarıyla (MMU benzeri) donatmayı tercih etmek zorunda kalacaklardır. 

F-35 programının ABD tarafında, üç kuvvet, (Hava, Deniz Piyade ve Donanma) için planlanan uçak sayısı 2.456 adettir. Ayrıca 14 adet uçuş test, araştırma ve geliştirme uçağına ihtiyaç duyulmuştur. Böylece ABD kendi ülkesi için 2470 adet F-35 üretilmesi gerektiğini hesaplamıştır. Amerikan Hava Kuvvetleri için 1.763 adet F-35A üretilecektir. Donanma için 273 adet F-35C ve Deniz Piyadeleri için ise 67 adet F-35C olmak üzere, toplamda 340 adet F-35C üretilecektir. Ayrıca Deniz Piyadelerinin kullanımına 353 adet F-35B uçağı verilecektir. 

Müttefik ülkeler, Kanada dahil, toplamda 976 adet F-35 uçağını satın almak için projeye katılım sağlamışlardır.

F-35 uçağının öne çıkan Teknik Özellikleri:

Düşük Görünürlük (VLO Stealth) Özelliği:

F-35; çok düşük görünürlükte (VLO) tasarımı yapılmış bir uçaktır. Düşman sistemlerinin uçağı tespit etme, izleme ve angaje olma yeteneklerini geciktiren veya engelleyen kendini koruma ve radar karıştırma yeteneklerine sahiptir. Ticari beklentiler doğrultusunda F-35’in görünmezlik özelliği olduğunun çok ötesinde bir ‘görünmezlik’ ile tanımlanmıştır. Bu da neredeyse bu uçağı ‘görünmez uçak’ haline getirmiş, bu yanlış algıyla uçağın anılır olmasına neden olmuştur. F-35'in düşman radarları tarafından görülemediğinden ziyade geç görüldüğünü söylemek daha doğrudur. Bu ‘geç görülme’ ise F-35’lere düşman hava sahasına süratle girme ve hedefleri düşman kendisine angaje olamadan vurup kaçma imkânı vermektedir. Uçağın üreticisi Lockheed Martin firması ve Pentagon, F-35'in rakiplerine karşı üstünlüğünün, neredeyse düşman radarları tarafından hiç tespit edilmeden düşman derinliklerine ulaşabilme yeteneğinde yattığını ve bu yeteneğin de bu uçaklara "ilk gören, ilk atış yapan ve ilk vuran" uçak olma özelliğini kazandırdığını iddia etmektedirler.

Düşük görünürlük özelliği, F-35’leri hayalet uçak haline getirmiştir. F-35’in özgün gövde tasarımı, düşman radarlarından gelen radar dalgalarını saptırmak ve dağıtmak suretiyle, görünmezliğini geciktirmek üzerine tasarlanmıştır. Uçağın gövdesinin tasarımı (kanopi hariç), radar dalgalarının çoğunu dağıtacak şekilde ‘açılı’ yapılmıştır. Ayrıca gövdenin tamamı RAM (radar emici malzeme) ile kaplanmıştır. RAM gelen radar dalgasını emerek (soğurma, absorbe etme) uçağı görünür kılan ‘radar dalgasının geri dönüşünü’ engeller. Açılı gövde yapısı ve RAM kullanımıyla, düşman radarının F-35’i ‘görememesi’ sağlanmış olur. 

Sırası gelmişken, kanopi için burada bir antrparantez açalım. Kanopiye doğrudan RAM uygulanamaz. Uygulanması halinde kanopi opak hale gelecektir. Bu nedenle F-35 kanopisine altın rengi bir görünüm veren İndiyum Kalay Oksit (Indium Tin Oxide - ITO) tabakası ile kaplama yapılmaktadır. ITO, kanopiyi elektriksel olarak uçağın geri kalan RAM yüzeylerine bağlar ve üzerinde topladığı radyasyonun diğer yüzeylere yayılmasına da engel olur. Böylece kokpitin radarlar tarafından görülebilirliğinin de önüne geçilir. Ayrıca uçağın taşıdığı karıştırıcıların (jammerların), elektronik harp sensörlerinin ve diğer platformlardan gelen radyasyonun kokpitte bulunan aviyonik ve elektronik ekipmanları, cihazları etkilemesini ve karıştırmasını önler. Kısaca kanopi camından elektromanyetik radyasyon ne girebilir ne de dışarı çıkabilir.

Tekrar uçağın görünmezlikle ilgili yapısal bütünlüğüne bakalım. Şüphesiz ortada uçağın tam manasıyla görülmemesi, havada uçağın bıraktığı izin tam manasıyla yok olması durumu söz konusu değildir. F-35'e kazandırılmaya çalışılan görünmezlik özelliği hiçbir şekilde bu uçaklara tam görünmezlik sağlamaz. Üretici firmanın zaten böyle bir iddiası da yoktur. F-35 mümkün olduğunca ‘görünmez’ ya da ‘az görünür’ özellikli bir uçaktır. Bu uçağa kazandırılan görünmezlik özelliği, sadece radar kesitini, yani radar alıcılarının bir uçaktan geri yansıyan sinyali görmesini büyük ölçüde azaltabilir ama tamamen ortadan kaldırmaz. Uçak düşman radarında aynı büyüklükteki klasik uçaklara nazaran daha küçük görünür. Bir uçaktan ziyade bir kuş gibi görünür ancak görünmez değildir. 

F-35 orta büyüklükte bir savaş jetidir. Bir F-35'in önden bakıldığında hesaplanan radar kesit alanı (Radar Cross Section - RCS), açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre yaklaşık olarak 0.005m2'dir. Bu neredeyse ihmal edilebilir büyüklükte bir RCS değeridir. Uçağa üstten, alttan ve yanlardan bakıldığında bu RCS değerinde ufak değişiklikler olabilir ancak konumuz açısından bu bir detay olarak görülebilir. Öte yandan görünmezlikte şeytan detaylarda gizlidir. Örneğin, F-35’in motorundan yayılan ısı, uçağın kızıl ötesi (IR) görünürlüğünü artırmaktadır. Bu açıdan özellikle egzoz bölgesi önemlidir. VLO perspektifinden bakıldığında, çift motorlu F-22'nin egzozun IR maskelemesinin tek motorlu F-35'inkinden daha iyi olduğu, uçağı daha görünmez kıldığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte F-35'in görünmezlik kaplamalarının bakım idamesi daha kolaydır, parça değişiminin bile yapılabildiği söylenmektedir. F-22 bu açıdan zor bir uçaktır, kaplamaların bakım idame yeteneğinin bulunmaması, F-22 uçakları için büyük bir eksikliktir.

F-35’in görünmezliği üzerine kafa yoran tasarım mühendisleri; öncelikle havadan havaya muharebelerde, önlemelerde yaygın kullanımı olan X-bant radar frekans aralığında uçağın görünmemesi için ne yapılabilir sorusuna cevap vermeyi amaçlamıştır. X-bant yerine başka bir bant aralığını kullanan radarlar F-35’i ‘klasik uçakları’ nasıl görüyorlarsa, F-35’leri de aynı şekilde problemsiz görebilirler. Ama bu tür farklı frekans bandını kullanan hedef tespit, önleme radarları neredeyse yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla, diğer radar frekanslarında, F-35 o kadar da gizli bir uçak değildir. Bu zafiyeti, F-35’lerin de düşman hava savunma silah ve sistemlerine karşı ‘savunmasız’ hale getirmektedir. 

F-35’lerin Silah Taşıma Kapasitesi

F-35, görünmezlik konfigürasyonunda sadece dahili silah/mühimmat yuvalarında yük taşıyabilir. Daha fazla silah/mühimmat atması gereken durumlarda harici istasyonlara da yükleme yapılması gerekmektedir. Bu durumda uçağa yüklenen harici yükler, uçağın görünmezlik özelliğini ortadan kaldıracağından, harici yüklü F-35’lerin klasik uçaklardan bir farkları olmayacaktır. 

Eğer F-35 uçaklarını, görünmezlik özelliğini dikkate almadan klasik uçak gibi kullanmak istersek, aslında üzerinde çok daha iyi sensörleri olan, daha uzun menzilli ve daha gelişmiş elektronik harp yeteneği olan bir F-16 uçağına F-35’i dönüştürmüş oluruz. Görünmezlik ortadan kalktığında ise artık F-35; savunmasız ve düşürülme olasılığı yüksek bir uçak haline gelecektir. Bununla birlikte görünmezlik modu (sadece dahili mühimmatlı) ile canavar modu (harici mühimmat yüklü F-35) arasında gerektiğinde geçiş yapabilme esnekliğine bir hava kuvvetlerinin sahip olması, bazı durumlarda paha biçilmez artıları beraberinde getirebilir.

F-35 uçağı, ABD’nin diğer görünmez özellikli uçağı F-22’den çok daha küçüktür. Buna rağmen, F-35 uçakları, F-22'lerden daha fazla yakıt taşır. Yine sahip olduğu dahili ve harici istasyonlar ile F-22'nin taşıyabildiğinden iki kat daha ağır bomba yüklerini (F-35’ler 2,000 poundluk bombaları taşıyabilirken, F-22’ler sadece 1,000 pound ve aşağısındaki bombaları) taşıyabilmektedir. Bu özelliği, F-35’leri savunma baskısı (SEAD) ve yakın hava desteği (CAS) görevlerinde F-22’lere göre daha tercih edilen bir uçak haline getirmektedir. F-35’ler 11 adet yük taşıma istasyonuna sahiptir. Her üç F-35 varyantında da 11 istasyon bulunmakla birlikte, uçak varyantına göre bazı istasyonlarda taşınabilen yüklerde farklılıklar vardır.

F-35B (STOVL) varyantının yük istasyonları, F-35A ve F-35C'dekilere göre biraz zayıf evsafta (özellikte) yapılmıştır. F-35B'lerde daha zayıf alüminyum yapısal elemanlar kullanılmıştır. A ve C varyantlarında ise daha güçlü alüminyum ve titanyum yapısalları kullanılmıştır. A ve C varyantları, 2/10 ve 4/8 istasyonlarında 2.500 poundluk yük taşıyabilirken, F-35B uçakları bu istasyonlarda en fazla 1.500 poundluk yükleri taşıyabilmektedir. F-35B, STOVL uçuşuyla ilişkili ağırlık gereksinimlerini karşılamak için bu daha zayıf (ancak daha hafif) yapıları kullanmaktadır.

Hava Kuvvetleri varyantı olan F-35A'larda sol kanadın gövdeyle birleştiği bölümde 25 mm GAU-22/A topu bulunmaktadır. F-35A’larda, F-35B veya F-35C'nin taşıdığı top poduna (gun pod) ilave olarak ihtiyaç duyulmamıştır. Bir başka deyişle 6 numaralı istasyon, F-35A varyantında kullanılmamaktadır. Bununla birlikte, F-35'in top podu istasyonu, gelecekte sinyal bozucular gibi diğer sistemleri potansiyel olarak barındırabilecek bir "çoklu görev podu" yuvasını taşıyıcı olarak hizmet edebilir. Bu yeteneğin kazanılması halinde, F-35A’lar da yeni yetenekleri bu istasyona entegre edebilir esneklikteki yapısını korumaktadır.  

F-35 Silah ve Mühimmat Taşıma İstasyonları (Hardpoints)

Süpersonik Hız ve Genişletilmiş Menzil

F-35 uçakları Pratt & Whitney üretimi PW F135 motorlarını kullanmaktadır. Bu jet motoru, halihazırda bilinen en güçlü savaş uçağı motorudur. F-35, tüm dahili istasyonlarında silah ve yakıt yükü olduğu şartlarda 1.6 mach hıza ulaşabilen, uzun menzilli, süpersonik bir avcı uçağıdır. Hava Kuvvetleri (ABD dahil) F-35A varyantını satın almaktadır. Bu varyant, geçmişte yaygın kullanımı olan F-16C uçaklarının yerini alacaktır. Bununla beraber, F-35 uçakları F-16'nın iki katından fazla dahili yakıt taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır. Daha fazla yakıt taşıyabilmesi, F-35 uçaklarının harekât yarıçaplarının F-16 uçaklarına göre çok daha büyük olması sonucunu doğurmaktadır. F-35A uçakları 670 nm harekât yarıçapına sahipken, F-16C uçakları ise sadece 300 nm.lik bir harekât yarıçapına sahiptir. F-35’ler görünmezlikle optimize edilen gövde yapılarıyla, F-16’lardan çok daha iyi bir uçuş profiliyle, daha uzun menzillere erişebilmektedir. 

Yarın yayınlanacak Bölüm-3’te Uçağın Kalan Teknik Özelliklerini (Ağ Merkezli Harekât, Radar, EOTS, DAS ve Diğerlerini) anlatacağım.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 12.01.2023
  • Süre : 6 dk
  • 9639 kez okundu

Google Ads