Site İçi Arama

savunma

“Tek Silahı Süratiydi”, SR-71 Blackbird, “Dünyanın En Hızlı Uçağı”

Özellikle soğuk savaş döneminin simgelerinden olan ikonik Blackbird, kendinden sonra en süratli uçak olan MiG-25 Foxbat Mach 3+ (2,190 MPH) tarafından bile önlenememiştir. MiG-25’in maksimum sürati SR-71’e çok yakındı, ancak bu sürati uzun süre devam ettiremiyordu. Blackbird’ün silahı yoktu, “Tek Silahı Süratiydi”.

Lockheed SR-71 Blackbird; gelişmiş, uzun mesafe, stratejik keşif (casus) uçağıdır. Servisten alınmış olmasına ragmen halen dünyanın en hızlı uçağıdır; Mach 3+ (2,275 MPH). Radar yansımalarını önleyen siyah rengi ve görevi (gizli bilgiler toplamak) yüzünden "Blackbird (Karakuş)" olarak adlandırılmıştır. Özellikle soğuk savaş döneminin simgelerinden olan ikonik Blackbird, kendinden sonra en süratli uçak olan MiG-25 Foxbat Mach 3+ (2,190 MPH) tarafından bile önlenememiştir. MiG-25’in maksimum sürati SR-71’e çok yakındı, ancak bu sürati uzun süre devam ettiremiyordu. Blackbird’ün silahı yoktu, “Tek Silahı Süratiydi”.

SR-71 Blackbird nasıl doğdu?

1950’lerden itibaren ABD ve SSCB arasında dünya imparatorluğu yarışı başlamış ve ivmeleniyordu. Düşmanın taktik ve stratejik kabiliyetlerini izleyebilmek kritik önem arz ediyordu. Toplam istihbaratın içerinde; havadan gözetleme ve keşfetme kabiliyeti büyük öneme haizdi. SR-71’den önce ABD’nin en etkili ve değerli casus uçağı, 1957’de servise giren Lockheed U-2 Dragon Lady, "Ejderha Kadın’dı". Ancak, 1960 yılında Adana-İncirlik’ten kalkan bir U-2’nin SSCB üzerinde keşif görevindeyken düşürülmesi ABD ve SSCB arasında ciddi bir krizin doğmasına neden olmuştu.

Resim 1: YA-12 & SR-71 Üretim Hattında.

Düşürülemeyecek Bir Uçak Lazımdı!

Bu tarihlerde; Lockheed'in Skunk Works gizli araştırmalar departmanında istihbarat toplamayı iyileştirmek için daha önce ve daha sonra tüm uçaklardan daha hızlı uçabilen, daha yüksek irtifada ve minimum radar kesitiyle yenilikçi bir uçak üzerinde çalışmalar çoktan başlamıştı. U-2 krizinden sonra ABD devleti Lockheed’den imkansızı istedi; “düşürülemeyecek bir uçağı” inşa etmek ve bunu çok hızlı bir şekilde yapmak.

Yirminci yüzyılın önde gelen “sihirbaz” uçak tasarımcılarından biri olan Kelly Johnson ve onun Skunk Works ekibi, "imkansız" teknolojileri inanılmaz derecede kısa, stratejik açıdan kritik teslim tarihlerinde sunma konusunda efsanevi bir geçmişe sahipti. U-2’yi de onlar tasarlamıştı ve bu uçak başarıların sadece bir örneğiydi. Grup, şaşmaz görev duygusu, teknolojik bir meydan okuma karşısında yaratıcılığı ve yılmaz azmi ile biliniyordu. Kısacası Skunk Works “her ülkeye lazımdı” (detay bilgi için bknz. Ref.-1).

Her şeyin yeniden icat edilmesi gerekiyordu!

Bu yeni uçak, daha önce gelen her şeyden farklı bir kategorideydi. “Her şeyin yeniden icat edilmesi gerekiyor, her şeyin yeniden...”diye hatırlattı ekibine Kelly Johnson ve Skunk Works'ü bugüne kadarki en zorlu görevini yerine getirmeye adadı; yenilikçi, zorlu, çağının ötesinde bir uçağı yalnızca yirmi ayda uçurmak!?!.

Yeni uçağın hızı saatte 2.000 mili aşacaktı. Dönemin diğer uçakları, teorik olarak, bu hıza yaklaşabilirdi, ancak yalnızca çok kısa süreler için, art yakıcı (afterburner)’nın devreye girmesi sonrası patlamalarda. Bu yeni uçağın ise; her seferinde saatlerce rekor kıran bir hızı sürdürmesi gerekiyordu. Böyle bir hızda, atmosferle sürtünme, geleneksel gövdeyi eritecek sıcaklıklar üretecekti.

SR-71 Blackbird Düşürülemedi...

Kelly Johnson ve Skunk Works ekibi; müşterileri Amerikan Devleti’nin onlardan istediği uçağı tasarlamışlardı. Düşürülemeyecek bir uçak istenmişti, yaptılar; SR-71 Blackbird Sovyet Hava Savunma güçlerinin tüm teşebbüslerine rağmen düşürülemedi...

SR-71 Blackbird’deki Sihirbazlıklar-1: 

Titanyum Gövde Kaplaması

Uçağın ön kenarlarında 1.000 Fahrenheit dereceyi aşan beklenen sıcaklıklarla, ısıyla uğraşmak, görünüşte aşılmaz görünen bir dizi tasarım ve malzeme sorununu gündeme getirdi. Gövde için tek seçenek titanyum alaşımıydı. Titanyum; paslanmaz çeliğin sağlamlığını, nispeten hafifliğini ve aşırı sıcaklıklarda dayanıklılığı sağlıyordu.

Bununla birlikte, titanyum, bir uçak yapmak için özellikle hassas bir malzeme olduğunu kanıtladı. Kırılgan alaşım yanlış kullanılırsa paramparça oluyordu, bu da Skunk Works montaj hattında büyük hayal kırıklığı anlamına geliyordu. Kısa süre sonra, geleneksel kadmiyum kaplı çelik aletlerin temas anında titanyumu kırılganlaştırdığı öğrenildi; böylece titanyumdan yeni aletler tasarlandı ve üretildi.

Sürtünme, uçağın ön kenarlarında inanılmaz bir ısı üretirken, kokpit penceresinin dışındaki ortam sıcaklığı -60 Fahrenheit derece olacaktı. Skunk Works uzmanları, ısının tüm gövde boyunca nasıl dağılabileceği sorununu çözmek için saatler harcadı. Sonra üniversite derslerinden birindeki basit bir bölüm hatırlandı; “Siyah boya ısıyı hem yayar hem de emer”. Uçak siyaha boyandı ve çok geçmeden "Kara Kuş" adını aldı.

Orijinal Blackbird, A-12 olarak adlandırıldı ve ilk uçuşunu 1962'de yaptı. Tek kişilik A-12 kısa süre sonra daha büyük SR-71'e dönüştürüldü ve uçağa, bir Keşif Sistemleri Uçuş Subayı için ikinci bir koltuk eklendi, ayrıca daha fazla yakıt alabileecekti. A-12'den sonra SR-71'in ilk uçuşunu 1964'te yaptı.

SR-71 Blackbird’deki Sihirbazlıklar-2:

Stealth’in (Gizlilik/Radarda Küçük İz Bırakmak) Öncüsü

Blackbird’ün radar görüntüsünün boyutunun küçültülmesi, uçağın algılanıp düşürülme olasılığının daha da azaltılması anlamına geliyordu. İlk test sonuçları iyi olsa da, Sovyet radar ilerlemelerine dair istihbarat, ABD hükümetinin daha da küçük bir radar profili istemesine yol açtı.

Radar sinyallerini yansıtmaktan kaçınmak için yüzeylerin yeniden tasarlanması gerekiyordu, motorlar daha ince bir orta kanat konumuna getirildi ve boyaya bir radar emici eleman eklendi. Daha sonra Blackbird'ün tam ölçekli bir modeli, Skunk Works'ün Nevada çölündeki gizli bir tesisinde (muhtemelen 51’inci Bölgede) radar testine alındı. Sovyet uydu gözlemlerinden kaçınmak için dikkatle planlanmış testlerin sonuçları etkileyiciydi; 100 ft’ten daha uzun olan Blackbird modeli, Sovyet radarında bir kuştan daha büyük ama bir insandan daha küçük görünecekti. Ekip, radar kesitini yüzde 90 oranında azaltmayı başarmıştı.

Son Uçuşunda Bile Hız Rekorunu Egale Etti...

Muazzam sürati, çok yüksek irtifadan uçabilmesi, düşük radar kesit izi sayesinde; en iyi hava savunma sistemlerinin bile Blackbird’ü yakalama imkanı ve ümidi yoktu. Hava savunma füzeleri ateşlendiğinde kontrol panelinde kırmızı bir uyarı ışığı yanıyordu. Ancak, karadan havaya füzeler sürekli olarak çılgınca ıskaladığından ve amaçlanan hedeften kilometrelerce uzakta patladığından, Blackbir kendi gökyüzünde emniyetteydi.

Kırdığı rekorlar sayısızdı; Blackbird, dünyanın en hızlı ve en yüksekten uçan insanlı uçağıydı ve halen de öyle, rekoru henüz kırılamadı. 1990'da Los Angeles'tan Washington'a yaptı emekli uçuşunda, Smithsonian Air & Space Müzesi koleksiyonundaki son dinlenme yerine giden uçak, kıyıdan kıyıya 67 dakikada uçtu. Blackbird son uçuşunda da kendi rekorunu egale etti.

SR-71 Blackbird’deki Sihirbazlıklar-3: 

Bütünleşik bir “Turbojet ve Ramjet/Turbo-Ramjet” motor, Dünya’da ilk ve tek...

ABD’li Pratt & Whitney tarafından üretilen ve Blackbird’de iki adet bulunan J58 motoru, uçağa Mach 3 hıza (3.540 km/s) çıkmasını sağlıyordu. J58’i eşsiz kılan özellik ise motorun turbojet’ten turbo-ramjet hale uçak havadayken geçebilmesiydi. J58 normal turbojet motorlarındaki hiçbir sıkıştırma parçasına sahip değildir. Motora giren hava sıkıştırılmadan direk yakıtla buluşturulup yakılır. Bu da uçağa ciddi performans sağlıyordu. Bu sayede her bir J58 art yanma (afterburner) modunda 32 bin pound’luk itki sağlıyordu. Tüm bunların 1950’li yıllarda başarılmış olması ise ayrı bir takdir konusudur.

Figure 2: PW J58 Turbojet (Turbo-Ramjet)

Figure 3: J58 Turbojet’in “Turbo-Ramjet” çalışma şekli.

Sonuç:

Dünyanın en süratli uçağı SR-71 Blackbird; hem aerodinamik yapısı, hem gövde kaplaması hem de halen türünün tek örneği olan motorlarıyla çağının çok ötesinde bir uçaktı. Stratejik keşif sorumluluklarını mükemmel bir şekilde yerine getirerek Amerika Birleşik Devletleri'ne yirmi yılı aşkın bir süre ayrıntılı, taktik ve stratejik görevler açısından kritik, havadan keşif hizmeti sağladı. Blackbird'ün sağladığı istihbaratın Soğuk Savaş'ta oynadığı rolün gerçek ama “çok gizli” boyutunu yalnızca birkaç kişi biliyor. Oyunun kurallarını değiştiren mirası, gelecek nesiller tarafından hayranlıkla izlenecek. SR-71 Blackbird ülkelerin genç havacı nesillerine “bir başarı hikayesi” sunuyor, sunacak. Blackbird’ün başarı hikayesinden esinlenilmesi dileğiyle...

Kaynakça:

1. Skunk Works...Her Ülkeye Lazım

https://strasam.org/savunma/havacilik-ve-uzay-sanayii/skunk-worksher-ulkeye-lazim-1353

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 31.03.2023
  • Süre : 6 dk
  • 7169 kez okundu

Google Ads