Site İçi Arama

savunma

Türkiye’nin Hava Savunma Silah Sistemleri (HSS) Zayıf veya Yetersiz mi?

Türkiye çok doğru bir adım atarak, kendi özgün HSS sistemini kurmak 2024 yılında Çelik Kubbe projesini başlatmıştır. 2030 yılına kadar büyük oranda hazır olacağını değerlendirdiğim Türk Çelik Kubbesi, katmanlı ve çepeçevre özgün hava savunma yetenekleriyle (silah sistemi bileşenleri, Hâkim komuta kontrol merkezi ve Alp serisi AESA radarlarıyla, hava savunma uçaklarıyla birlikte Türk hava sahasında tam bir koruma kalkanı olarak görev yapacaktır.

NATO üyeliği Ankara’nın jeopolitik kimliğinin ve uluslararası sistemdeki rolünün belirleyici bir unsurudur. Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katıldığından bu yana İttifak’ın güneydoğu kanadını koruyan en kritik erken ihbar ve radar üslerine ev sahipliği yapmaktadır. Geçmişten günümüze bu ağ, Sovyet bombardıman uçaklarını izleyen analog sistemlerden, bugün atmosfer dışındaki balistik füzeleri takip eden uzay destekli dijital ağlara dönüşmüştür.

Hava Savunma Radar Ağı

NATO ülkelerinin hava sahasını korumak için radarların oluşturduğu hava resimlerini anlık paylaşan, tüm hava platformlarının görüntülenmesini sağlayan entegre yapılanma olan NADGE (NATO Air Defence Ground Environment) gereği 1950'lerde Türk topraklarında çok sayıda AN / FPS-400 tipi sabit radarın (gözetleme, yüksek irtifa tespit, erken ikaz ve ihbar) konuşu yapıldı. 1960’larda bu radarlar radomlu AN/FPS-88 radarlarına yerini bıraktı. Bu radar ağı, Norveç'ten Türkiye'nin doğusuna kadar uzanan kesintisiz bir radar zinciriydi.

1990’larda NATO Güvenlik Yatırım Programı (NSIP) fonlarıyla Türkiye’deki radarlar modernize edildi, yenilendi. Hedefin yönünü, menzilini ve irtifasını aynı anda milimetrik hassasiyetle ölçebilen 3 boyutlu modern radarlar (AN/FPS-117 ve TRS-22XX) aldı.

Mobil Radar Projesi ihtiyaçları kapsamında, 14 adet radar sisteminin Ankara’da kurulan Thomson-Tekfen ortak girişimi bir şirket tarafından yurtiçinde üretilmesi sağlandı. Ortak girişim şirketi daha sonra HAVELSAN bünyesine girerek HAVELSAN, Teknoloji Radar firmasına dönüştü. 2016 yılında ise tamamen millî Erken İhbar Radar Sistemi Projesi başlatıldı.

Bu arada ASELSAN, 1991 yılı SSİK kararı doğrultusunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin radar ihtiyaçlarının gelişmiş teknolojiye sahip radar sistemleri ile karşılanmasına yoğunlaştı. Adeta Türkiye’nin Radar Teknoloji Merkezi rolüne soyundu. ASELSAN, özellikle taktik hava savunmasından uzun menzilli erken ihbar ve güdümlü füze atış kontrolüne sahip çok fonksiyonlu radarlardan oluşan bir radar ailesi geliştirme konseptini hayata geçirdi, geçirmeye devam ediyor. Örneğin, KALKAN- Hava Savunma Erken İkaz Radarı, Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi Mobil Arama Radarı, Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi Atış Kontrol Radarı, Uzun Menzilli Erken İhbar Hava Savunma Radarları yanında Alp serisi AESA radarları da ASELSAN ürünüdür. Alp serisi radarlar, yeni nesil AESA teknolojisi ve sayısal hüzme oluşturma mimarisiyle, düşük görünürlüklü (stealth) hedefleri ve balistik füzeleri uzun menzilden tespit edebilen, Türk Silahlı Kuvvetleri Çelik Kubbe hava savunma sisteminin temelini oluşturan, modüler, mobil ve yüksek performanslı (S-Bant) radar ailesidir.

ALP 100-G (Alçak İrtifa Radarı): 8x8 taktik araç üzerinde taşınan, 100 deniz milinden (>100 NM) fazla menzile sahip, Gap Filler (boşluk doldurucu) ve mobil hava savunma radarıdır.

ALP 300-G (Taşınabilir Erken İhbar Radarı - TEİRS): Hava soluyan hedefler, balistik füzeler ve düşük RKA'lı (stealth) hedefleri uzun menzilden tespit eden, yüksek hareket kabiliyetine sahip mobil radardır.

ALP 500-G (Sabit/Uzun Menzilli Radar): Serinin en uzun menzilli sabit mevzi arama radarı olup, geniş alan gözetlemesi ve detaylı takibi tek bir platformda birleştirir.

ALP 400 UHF (Anti-Stealth Radarı): Düşük görünürlüklü hedefleri tespit etmek için geliştirilmekte olan, özellikle stealth tehditlere karşı uzmanlaşmış bir UHF radar sistemidir.

Hava Savunma Silah ve Sistemleri (HSS)

Nike Hercules

TSK’nın envanterindeki tek yüksek irtifa hava savunma füzesi, 1959 tarihli ve ABD menşeli ‘Nike Hercules’ sistemidir. Hughes HR-3000, AN/FPS-71 ve AN/FPS-75 radarları desteğinde füzelerin İstanbul ve boğazları koruması hedeflenmişti. Soğuk Savaş sonrası Nike-Hercules sistemlerinin bakım ve idamesi giderek zorlaştı, sayısı azaldı. İstanbul çevresindeki son hava savunma sistemleri 2007 yılında hizmet dışı bırakıldı. Sadece Ege kıyılarında iki adet sabit Nike mevzii kaldı. Yerli üretim karşılığı SİPER. 15’inci Hava ve Füze Savunma Üs Komutanlığı (Alemdağ - İstanbul) bağlı, 1.Nike Filo Komutanlığı (Datça) ve 6. Nike Filo Komutanlığı Ayvacık görev yapıyor.

MIM-23 HAWK

Mobil, orta irtifa hava savunma sistemi, menzili 40 km.dir. Genellikle stratejik noktaları korumak için konuşlandırılır. Lançerinde 3 füze taşımaktadır. 2001’de ABD’nin envanterden çıkardığı HAWK sisteminin (8 adet Atış ünitesi, 24 adet Füze bataryası, 175 adet MIM-23B Hawk füzesi, 8 adet MPQ-64 Sentinel 3D hava savunma radarı) tedarik edildi ve 2005 yılına kadar modernize edilerek Türk Hava Kuvvetlerinde TURK HAWK XXI ismiyle kullanıma sunuldu. 15’inci Hava ve Füze Savunma Üs Komutanlığı (Alemdağ - İstanbul) bağlı, 1’inci HAWK Filo Komutanlığı (Alemdağ) ve 2. HAWK Filo Komutanlığı (Fenertepe) görev yapıyor. Bataryalar Libya’da, Datça’da, Hatay’da ve Gaziantep’te konuşludur. Yerli üretim karşılığı HİSAR.

Rapier

BAE Systems ürünü, kısa menzilli (irtifa 5 km, menzil 8 km.) otonom, radarlı (Alenia Marconi Systems) elektro-optik güdümlü alçak irtifa hava savunma sistemi. Türkiye, 1980’li yıllarda 72 adet satın alma ile 1995’te ABD’den 14 adet hibe yöntemiyle toplamda 86 adet lançer ve 983 füze tedarik etti. Sonradan 78 adedi B1X seviyesinde Roketsan öncülüğünde modernize edildi. Her lançer 8 füze taşıyabiliyor. Yerli üretim karşılığı Hisar-A.

Stinger

ABD General Dynamics yapımı, IR güdümlü ateşle-unut tipi hava savunma füze sistemidir. MANPADS (Omuzdan atılarak) veya araca monteli olarak kara birliklerinin hava savunmasında kullanılan 8 km etkili menzile sahip bir sistemdir. Yerli üretim karşılığı SUNGUR.

Bofors L70 Uçaksavar Sistemi

Radarlı L70, alçak irtifa hava savunma sistemi olup, 40 mm çapında, tek namlulu, 12,5 km. menzilli, manüel, yarı otomatik ve tam otomatik kullanımı. Hava üslerinde alçak irtifa hava savunması için kullanılır. Her bataryada 4 mevzi, her birinde 3 adet L70 topu bulunur.

(İsviçre) Oerlikon GDF-003 Uçaksavar Sistemi

Otomatik alçak irtifa hava savunma sistemi, namlu atım sayısı 550/dakika. 1100 mermi kapasiteli. Sabit hedeflerin savunmasında (örneğin boğazdaki köprüler) kullanılır. Radar 40 km menzilli olup, angajman mesafesi 12 km. Kendi ekseni etrafında 360 derece dönebilen namlusunu 90 derece dikey olarak konumlandırabilen çok etkili bir sistemdir. Yerli üretim karşılığı Korkut.

Hava Füze Savunma Komutanlığı - Eskişehir (5 Ağustos 2014) Kuruldu

2002 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Konsepti, Hava ve Füze Savunma Konsepti ile değiştirilmiş ve Hava Kuvvetleri füze savunmasının sevk ve idaresi ile görevli kılınmıştır. İkinci olarak, Savunma Sanayi Müsteşarlığı Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi’ni başlatmıştır. Yine, 2014 Ağustos’unda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde Muharip Hava ve Füze Savunma Komutanlığı kurulmu, yine bu komutanlığın bünyesindeki kara ve deniz koordinasyon üniteleri ile Türk hava ve füze savunmasını tek merkezden yönetecek ve angajman yetkisini kullanacak olan "Hava Savunma Komutanlığı" ise Eskişehir'de oluşturulmuştur. Türk hava ve füze savunma unsurları tek merkezden sevk ve idare edilebilir hale getirilmiş, HSS boyutunda tam bir emir komuta birliği tesis edilmiştir.

Bilindiği üzere Eskişehir’deki hava harekât merkezinde, Türkiye'nin "Ortak Hava Resmi" oluşturulur. Eskişehir'deki görüntü üretim merkezinde, millî ve NATO olmak üzere ayrı ayrı hava resmi oluşturulmaktadır. Millî bağlamdaki resim Genelkurmay ve Kuvvet Harekât Merkezlerine; NATO bağlamında oluşturulan Türk hava sahasındaki hava resmi ise yüksek hızlı fiber ve uydu bağlantılarıyla eş zamanlı olarak İspanya'nın Torrejón kentindeki NATO Güney Avrupa Birleşik Hava Harekat Merkezi'ne (CAOC) kesintisiz 7/24 aktarılır. Benzer şekilde NATO ülkelerinin hava resmi de Türkiye'deki NATO ağı üzerinden kullanıcılarla paylaşılır. Böylece NATO ve Türkiye, yaklaşan bir tehdidi anında görebilmenin yanında, NATO yönergelerine göre işleyen bir sistem sayesinde ortak savunma mekanizmalarını birlikte devreye sokabilmektedirler. İran'dan fırlatılan ve Türk topraklarını hedef alan balistik füzelerin önlenmesinde bu işbirliği kritik bir rol oynamış, füzelerin havada NATO unsurlarınca imha edilmesi mümkün olabilmiştir.

Kürecik AN/TPY-2 Radarı:

Eylül 2011’de alınan kararla; NATO’nun balistik füze savunma mimarisi (EPAA) kapsamında, ABD’ye ait ancak NATO komutasına bağlı olan füze savunma radarı Kürecik (Malatya) konuşlandırıldı. Benzerleri Romanya ve Polonya’da da konuşlandırıldı. SHAPE shared early warning (SEW plus) (erken ikaz paylaşım sistemi) çerçevesinde görev yapar. Türkiye’de SEW plus merkezleri Eskişehir ve Diyarbakır'da bulunan hava harekât merkezleridir. 

Sistemin İşleyişi:

Ortadoğu'dan (örneğin İran'dan) Avrupa'ya doğru fırlatılacak bir balistik füzeyi Kürecik radarı fırlatıldığı anda tespit eder. Füzenin rotasını, hızını ve düşeceği yeri milisaniyeler içinde hesaplayarak bu veriyi Almanya'daki Ramstein Hava Üssü'ne (NATO hava komuta merkezi) aktarır. Oradan da Romanya'daki veya Akdeniz'deki Amerikan (NATO adına) hava savunma muhriplerinde bulunan önleyici füzeler (SM-3) ateşlenerek düşman füzesi uzay sınırında imha edilir.

Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi (HSS) (PAC-3, HQ-9, SAMP-T, Antey-2500) Projesi

Türkiye NIKE sistemlerinin yerine alacak şekilde 2006 SSİK kararıyla, 4 batarya HSS alınmasına karar verilerek, 2010 yılında ‘Teklife Çağrı Dosyası’ yayımlandı. Hedeflerin yüzde 70’i ‘hava soluyan araçlar’ olup; bunlar daha ziyade, başta ‘seyir füzeleri’ olmak üzere, İHA, savaş helikopteri, savaş uçağı vb. tür hava araçlarıdır. Geriye kalan yüzde 30’luk hedef grubunu ise, balistik füzeler oluşturmaktadır. Türkiye tedarik edeceği HSS’nin ortak üretimle birlikte mülkiyet haklarını (tasarım/üretim teknolojisi) almayı hedefledi. Gelen teklifler:

ABD, Patriot PAC-3:

4,5 milyar USD. Teknoloji transferine ve hatta milli IFF sisteminin kullanılmasına izin verilmiyor. Yerli katkı oranı yüzde 10-12 ile sınırlandırılıyor.

Rus Antey-2500:

5,2 milyar USD. PAC-3’ten daha gelişmiş. Teknoloji transferi tam net değil. NATO ağlarına bağlanama sorunu.

Çin; FD-2000 HQ-9 (PAC-3 muadili):

3,44 milyar USD. Teknoloji transferine açık. NATO ağlarına bağlanamama sorunu. Çin teklifine Türkiye sıcak bakmış ancak NATO ve ABD, bu sistemin alınmaması için Türkiye’nin dikkatini çekmiştir.

İtalyan (MBDA)/Fransız (Thales) Eurosam (SAMP/T Aster-30 Block-1):

4,4 milyar USD. Ortak üretime ve teknoloji transferine kapalı. Yerli katkı oranı %10-12.

Bunun üzerine Ankara Hükümeti, 9 Şubat 2015 tarihinde teknoloji transferi tabanlı görüşmelerin istenen şekilde neticelenmemesi nedeniyle, HSS tedarikinde yurtiçi üretim kararı aldı.

Rus S-400 HSS Sistemi:

2019 yılında tedarik edildi. Teknoloji transferi yok. S-400 HSS yüksek irtifa hava savunma sistemidir. Her bir sistemde 4 batarya bulunuyor. Her bataryada (her birinde 8 veya 9 lançer) radarlar, komuta kontrol sistemi, füze lançerleri (her birinde 4 tüp). Bataryalar Türkiye’de 4 ayrı noktada konuşlandırılabilir. Lançer başına 32-36 adet olmak üzere toplamda ise 128-144 atışa hazır füze bulunur. 48 adet de yedek füze satın alındı. Sistem NATO radar/savunma ağına bağlı olmadan münferit görev yapabiliyor. Türkiye’nin S-400 sisteminin yanında Avrupa üretimi SAMP-T HSS alması da bekleniyor, görüşmeler devam ediyor.

Çelik Kubbe Projesi

SSİK’in 6 Ağustos 2024 kararıyla Çelik Kubbe projesi başlatıldı. Katmanlı hava savunma sistemleri ile tüm algılayıcı ve silahların bir ağ yapısı altında birbirleriyle entegre çalışması, ortak hava resminin oluşturulması, gerçek zamanlı olarak harekat merkezlerine ulaştırılması ve yapay zekâ destekli karar vericilere sunulmasını temin eden yerli ve milli olarak geliştirilmesi hedeflenen sistemler sistemi bir projedir.

Çelik Kubbe’nin Bileşenleri

Çelik Kubbe'nin omurgasını oluşturan silah sistemleri, farklı irtifa ve menzil sınıflarına göre çeşitlendirilmiş milli teknoloji ürünlerinden oluşuyor. Bu yapının en alt katmanında, özellikle dronlara karşı geliştirilmiş İhtar ve Gökberk sistemleri bulunuyor. Bunları, kundağı motorlu topçu sistemi Korkut ile 35 milimetre uçaksavar topçusu takip ediyor. Üs, birlik ve tesis yakın hava savunmasına yönelik geliştirilmiş Korkut 110/35S ve Korkut 100/25 SB ile birlikte, tüm bu uçaksavar topçu ailesi, ASELSAN üretimi ATOM adlı parçacıklı akıllı mühimmatla etkinliğini daha da arttırabilmektedir.

ASELSAN ve ROKETSAN ortaklığında geliştirilen Hisar hava savunma füze sisteminde, Hisar-A+ (alçak irtifa) ve Hisar-O+ (orta irtifa) sistemleri 2021 itibarıyla envantere girmeye başlamıştır. Hisar-A+, FNSS tarafından üretilen ACV‑30 paletli zırhlı araç şasisi üzerine yerleştirilen radar ve elektrooptik sensörler ile 4 adet dikey fırlatıcıdan ateşlenen 15 kilometre menzilli kızılötesi güdümlü füzelerden oluşuyor. Hisar A+, alçak irtifada uçan dronlar, seyir füzeleri ve helikopterlere karşı savunma sağlıyor. Hisar-O+ ise, taktik tekerlekli araca konuşlu, 25 kilometre menzile sahip orta irtifa savunmasında görev alan bir sistem olarak katkı sunuyor. Muharip gemiler için geliştirilen Hisar-D RF ile entegre Milli Dikey Lançer Atım Sistemi (MİDLAS), İstif sınıfından başlayarak milli savaş gemilerinin hava savunma kabiliyetlerini bir adım ileriye taşıması bekleniyor.

Stratejik altyapı, üs ve tesislerin hava savunmasına yönelik olarak, ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE ortak ürünü Siper; aktif radar güdümlü füzeleri, gelişmiş komuta-kontrol altyapısı ve uzun menzilden hedef tespit, teşhis ve takip edebilen radarı ile Türkiye'nin stratejik hava savunmasının belkemiğini oluşturuyor. Halihazırda 100 km menzilli "Siper Ürün 1" füzesi kullanıma verilmiştir. Envantere girmesi planlı olan; 150 kilometre menzilli Siper Ürün 2 ve 180 kilometre menzilli Siper Ürün 3'ün de geliştirme ve test faaliyetleri devam ediyor. Ardından uzay boyutlu Siper türevlerinin gündeme alınması bekleniyor.

Bahse konu HSS’ler, hava sahası ve hedef verilerini, Alp serisi erken ihbar ve Kalkan serisi hava savunma radarlarından alıyor. Tüm bu ağ yapısının omurgasını ise yine bir ASELSAN ürünü olan ve 2020 yılı Mart ayında başlatılan Hakim Hava Komuta Kontrol Sistemi (C4I) oluşturuyor. Hakim, kara ve deniz sensör verilerini de kullanarak "müşterek resim" oluşturabiliyor. Yine NATO ACCS (Air Command & Control System) mimarisiyle de uyumlu altyapısıyla NATO hava resminin oluşturulmasına katkı sunabiliyor. Hakim sayesinde harekât merkezleri, hava harekât sahasına giren tehditlerin tespiti, teşhisi, takibi ve önlenmesi, gerektiğinde imhası artık daha yüksek başarı oranlarında gerçekleştirilebiliyor.

Sonuç

Türkiye’nin HSS ihtiyacının karşılanması, son birkaç yılın problemi değildir. 1990’ların başından itibaren Türk siyasi ve askeri otoritelerinin farkında olduğu, bu kapsamda tedarik mekanizmalarının devreye sokulduğu ancak çeşitli nedenlerle satın almaların gerçekleşemediği (S-400 hariç) süreçlere işaret ediyor. Bununla birlikte 2003 Irak İşgali öncesinde müttefiklerin Patriot bataryalarını intikal ettirmek suretiyle Türkiye’ye destek oldukları, halihazırda devam etmekte olan ABD/İsrail ile İran arasında yaşanmakta olan ve şu ana kadar gerçekleşen üç adet balistik füze saldırısının müttefik ülkelerin sahadaki unsurlarınca bertaraf edilmesinde görüldüğü üzere, bu dinamik sürecin zaman zaman Türkiye’nin talebi doğrultusunda NATO’nun 4. Maddesi kapsamında yapılan danışma mekanizması çerçevesinde işletilmekte olması, Türkiye’nin HSS ihtiyacının bir ölçüde karşılanmasına hizmet etmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin envanterdeki sistemleriyle birlikte düşünüldüğünde, halihazırda Türkiye’nin hava savunmasında büyük bir zafiyet bulunmuyor.

Bununla birlikte, uzun vadede Türkiye çok doğru bir adım atarak, kendi özgün HSS sistemini kurmak 2024 yılında Çelik Kubbe projesini başlatmıştır. 2030 yılına kadar büyük oranda hazır olacağını değerlendirdiğim Türk Çelik Kubbesi, katmanlı ve çepeçevre özgün hava savunma yetenekleriyle (silah sistemi bileşenleri, Hâkim komuta kontrol merkezi ve Alp serisi AESA radarlarıyla, hava savunma uçaklarıyla birlikte Türk hava sahasında tam bir koruma kalkanı olarak görev yapacaktır.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 13.03.2026
  • Süre : 4 dk
  • 43910 kez okundu

Google Ads