Site İçi Arama

siyaset

Yerel Seçim Arkada Kaldı. Şimdi Ne Olacak?

Normale dönüşten bunu anlayabilir miyiz? Artık kanunlara, kurallara tam olarak uyulacak, ülke yönetiminin standardı neyse ülke öyle yönetilecek, bu işin ölçüsü neyse tüm devlet kadroları ölçülü bir düzene oturtacak! TÜİK bile artık gizlediği listeyi açıklayacak!

Seçimlerden devletin en üst makamları bile ne mesaj aldıklarını beyan ettiler.

Bu beyan oldukça değerli.

Ancak doğrusunu isterseniz geçmişte yapılanlar akla geldiği için insanın inanası gelmiyor.

Her şey normale dönecek mi dersiniz?

***

Nedir normal olan?

Normlara uygun olan!

Norm: kural, standart, ölçü demek. Fransızcadan geçmiş bizim dilimize.

Normale dönüşten bunu anlayabilir miyiz?

Artık kanunlara, kurallara tam olarak uyulacak, ülke yönetiminin standardı neyse ülke öyle yönetilecek, bu işin ölçüsü neyse tüm devlet kadroları ölçülü bir düzene oturtacak!

TÜİK bile artık gizlediği listeyi açıklayacak! (Bu arada mahkeme kararıyla enflasyon paketi listesini açıklaması zorunlu hale gelmiş, ama halen daha bu karara uymuyor!)

Bu mudur yani?

Millet bize ne mesaj verdiyse o mesajı biz anladık!

Tam olarak ne anladınız?

Düne kadar millet başka bir şey mi diyordu size?

Bu ülkeyi kafanıza göre yönetebilirsiniz mi diyordu millet size?

Usulsüzlükse usulsüzlük, yolsuzluksa yolsuzluk, yargıyı dinlememekse yargıyı dinlememek, anayasa mahkemesi kararlarına işinize gelmediğinde saygı da duymamak, bırakın saygı duymamayı, anayasa mahkemesi kararlarını işinize gelmiyorsa uygulamamak, gerektiğinde anayasayı çiğnemeyi kendinize hak görmek, hatta her itiraz edeni çeşitli şekillerde yaftalamak, esnafı bile terörist olarak suçlamak.

Bunlar neydi?

Ne istiyorsanız yapabilirsiniz mi diyordu millet size?

Ama bu seçimlerde millet başka bir şey söyledi öyle mi?

***

Evet, artık yeni bir dönem başladı!

Biz milletin bize ne dediğini anladık!

Millet ne diyorsa o!

Bu mudur yani?

***

Muhalefet cephesinde büyük bir sevinç var.

Seçimlerde büyük bir başarı kazanıldı ve bunu bir zafer olarak görenler hemen yelkenleri indirdiler.

Başarıya bir sözüm yok. Sevinelim tabii.

Ancak her şey hallolmadı!

Sevinmek için henüz çok erken!

Bakın Van’a, bakın kimi başka şehirlere!

Mantık değişmedi daha.

Sayın cumhurbaşkanımız belki bunca yılın tecrübesiyle bu işin sonunun iyi olmayacağını görüyor olabilir, o yüzden de dikkatli bir durum değerlendirmesi yapılması gerektiğini söyledi. Mümkün olduğunca ılımlı konuştu balkon konuşmasında.

Şu balkon konuşmaları da bu iktidarın sembolü oldu bu arada! Bazen bana komik geliyor bu tabir.

Neyse, konumuz ciddi, ben iktidarın yeterince ders almadığını düşünüyorum.

En azından iktidar çevresinde herkes aynı tevazuya, aynı kaygıya sahip değil.

Hatta vakur olanlar azınlıkta.

Halen daha her zamanki aymazlıkla kaba güç ile milletin tercihini hiçe sayıp, iktidarın o sert gücünü kullanmayı tercih edenler var iktidar çevreleri içinde.

Belediyeleri boşaltanlar, seçimi kaybettiler diye iftar çadırlarına kilit vuranlar, evrakları yakanlar, son dakikada kasayı boşaltmak için olmadık talimat vermeye çalışanları hiç saymıyorum.

***

Seçimler bir şekilde neticelenir, bu millet düne kadar yapılan onca haksızlığı bile unuttu gitti, bu seçimlerde de yapılan haksızlıklar varsa, ya bir şekilde haksızlığın önüne geçilir, olmuyorsa da ortalık sakinleştikten sonra unutulur gidilir.

Olmaz öyle şey demeyin, inanın böyle olur.

Çünkü iktidar halen daha geçen seçimleri kazanan Cumhur ittifakının elinde.

Ak Parti olarak kendi içlerinde yerel seçim yenilgisinin sebebi olarak sayın Şimşek’i suçlayanlar olsa da, yönetim katları yerel seçim yenilgisini çoktan unuttular.

Durumun hiç de iç açıcı olmadığı ortada.

Ekonomik olarak çok büyük hatalar yapılmış durumda ve bugüne kadar iktidarda kalınması için oraya buraya, en çok da zengin kesime verilen onca tavize, halk içinden de yandaşlara verilen onca yardıma rağmen seçmen bu yerel seçimlerde şakası olmadığını açıkça belirtmiş durumda.

Tabii bunda sayın cumhurbaşkanımızın bizzat parti yetkilileri tarafından yine aldatılmasının da büyük payı var.

Durumun bu kadar kötü olabileceğini söylemiş olsalardı, belki o kıvrak zekasıyla birtakım önlemler bulabilirdi. Belki şapkadan birkaç tavşan daha çıkartıp, her zaman olduğu gibi bu seçimleri de zafer ile tamamlayabilirdi.

Ama olmadı, sebebi ne olursa olsun bu sefer bir hezimet oldu.

***

Peki şimdi ne olacak?

Önümüzde dört yıl var! Dört yıl çok uzun bir süre.

Ekonomik durumu düzeltmek için de oldukça yeterli bir süre.

Partinin geleceği için, siyasetin finansmanı açısından, bir yandan da etrafında yeterince yandaş tutabilmek için yerel seçimlerde belediye başkanlıklarını elde etmek önemliydi.

Bu şans kaçırıldı.

Kanunen millet meclisinde çoğunluk Cumhur ittifakı ellinde olduğu için hiç kimse erken seçim diye zorlayamaz. Bu önemli!

MHP ile araları bozulsa bile seçime zorlamaya kimsenin sayısal gücü yetmiyor. Bu anlamda sorun yok.

Ancak bu seçimlerdeki yenilginin planlarda şaşma yapacağı kesin.

Bir sonraki genel seçimlerde yine iktidarı elinde tutabilmesi gerekli. Bunun başka çaresi yok.

Çünkü aksi takdirde bugüne kadar yaptıklarının hesabını vermek durumunda kalacaktır.

Eğer muhalefet önümüzdeki seçimlerde iktidarı ele geçirirse hesap vermeden olmaz, bundan kaçış yolu yok.

Hiçbir şey olmadıysa bile bir şeyler oldu diyerek, iktidarı ele geçiren bir muhalefet bunca yılın acısını çıkartmanın yollarını arayacaktır.

En başta da suçlanacak kişi belli.

Demek ki o son nefese kadar iktidarda kalınmalı, iktidar değil muhalefete, kendi partisinden bile bir başka güç odağına kaptırılmamalı!

Belki bir zaman sonra aileden bir gence devredilebilir. Ama o da ne o damat ne bu damat, ne de şu evlat olmaz!

Neyse, bunun kararı sonra da verilebilir.

Belki kızlardan birini düşünmek gerek. Aralarında en akıllıları belli zaten.

***

Bu amaçla bence bu dört yıllık dönem iktidar açısından var oluş ile yok oluş arasındaki o cehennem yılları olacak.

Bir süre vatandaşın gözünün yaşına bakılacağını zannetmiyorum. Sözde ılımlı bir söylem tutturulabilir.

Hatta mecliste CHP dışında yerel seçimlerde darmadağın olmuş diğer muhalefet milletvekillerine de kanca takılabilir.

Eğer birtakım zaafları da kaşınabilirse neden olmasın, belki anayasa değişikliği için gerekli milletvekili sayısına bile ulaşılabilir.

***

Kısaca ben bu dönemde iktidarın sadece önümüzdeki dönemde iktidarda kalabilmek için hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan elinden ne geliyorsa onu yapacağını, öyle davranacağını düşünüyorum.

Bu amaçla milletten yana bir tavır alabilirler mi?

Bilmem, işlerine öyle geliyorsa öyle yapıyorlarmış gibi de görünebilirler.

Önemli olan iktidardan düşmemek olacak.

Çünkü iktidardan düşmenin bedeli kendileri için felaket demek!

Bu amaçla gerekiyorsa ekonomik durumu bile düzeltmeyi demeyebilirler. Muhalefete bile şirin görünüp, gelin, ekonomi ülke için çok önemli, bir el atın, birlikte halledelim bile diyebilirler.

Açılım saçılım işlerine bile girebilirler.

Kim tutar sizi, davranın!

Tam tamına dört yılınız var! Belki biraz daha az. Neticede anayasa değişikliği ile şu iki defa seçilebilirlik sınırlaması kaldırılmazsa, belki de daha az bir süre kaldı.

Zaman su gibi akıyor, elinizi çabuk tutmanız lazım!

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 04.04.2024
  • Süre : 3 dk
  • 131 kez okundu

Google Ads