Site İçi Arama

strateji

Üniformasını Çıkarıp, Vizyonunu Giyinenler...

Askerlik boyunca her şey netti. Emir, komuta, vazife vd. Şimdi önünüzde gri bir deniz var. Kimileri “Rahatına bak” diyor, kimileri “bir süre kafa dinledikten sonra bir iş bulsan iyi olur” diyor. Bazıları ise fısıldıyor: “Askerlik bambaşka bir hayattı, biz sivil hayata kolay uyum sağlayamayız.” Durun; tam burada, elinizi kaldırıp “Yanlış” deyin.

FedEx’ten Dassault Aviation’a uzanan başarı hikâyeleri…

Şimdi sıra sizde...

Deniz Piyadesinden FEDEX’e, toplama kampından DASSAULT AVIATION’a, Vietnam’dan emlak devi RE/MAX’a, Bakü Fatihi’nden Sütlüce’deki silah fabrikasına: Askerlikten sivil hayata geçerek iş dünyasında iz bırakan bazılarının hikâyeleri… Ve henüz yazılmamış olan hikayeler...

İstifa veya emeklilik kararınızı verdiniz, günleriniz yaklaşıyor ve aklınızın bir köşesinde o soru dönüp duruyor: “Sivil hayatta ne yapacağım?”

Askerlik boyunca her şey netti. Emir, komuta, vazife vd. Şimdi önünüzde gri bir deniz var. Kimileri “Rahatına bak” diyor, kimileri “bir süre kafa dinledikten sonra bir iş bulsan iyi olur” diyor. Bazıları ise fısıldıyor: “Askerlik bambaşka bir hayattı, biz sivil hayata kolay uyum sağlayamayız.”

Durun; tam burada, elinizi kaldırıp “Yanlış” deyin.

Çünkü bugün sizlere, sizlerden önce üniforma giymiş, istifa etmiş, terhis veya emekli olmuş ve iş dünyasına atılıp bir çok şeyi değiştirmiş bazı asker kökenli iş insanlarının hikâyelerini anlatacağım. Her biri farklı zorluklardan geldi ama hepsinin ortak bir yanı var; askerlikte öğrendiklerini sivil hayatta sermayeye dönüştürdüler.

Marcel Dassault; Toplama Kampından Mirage Savaş Uçaklarına... Dassault Aviation’ın Kurucusu

Birinci Dünya Savaşı. Genç bir Fransız, Hava Kuvvetleri’ne katılıyor. Pilot oluyor. Savaş sırasında öyle bir pervane tasarlıyor ki, her dört Fransız uçağından birine onun icadı takılıyor. Soyadı Bloch.

Yıllar geçiyor. İkinci Dünya Savaşı çıkıyor. Yahudi olduğu için Nazilerle işbirliği yapmayı reddediyor. Bedeli: Buchenwald Toplama Kampı.

Bir mühendisin, bir pilotun, bir vatanseverin düştüğü yer burası; dikenli tellerin ardı, açlık, ölüm. 1945’e kadar orada kalıyor. Kurtulduğunda soyadını değiştiriyor. Artık o, Marcel Dassault.

Ve yaptığı işe bakın: Sıfırdan bir uçak fabrikası kuruyor. Avrupa’nın ilk süpersonik uçağı Mystère’ü tasarlıyor ve üretiyor. Ardından Mirage (Çöl Serapı) uçakları geliyor. Delta kanatlı bu efsane, İsrail Hava Kuvvetleri’nin 1967’de Altı Gün Savaşı’nı kazanmasının bel kemiği oluyor.

Sonra Falcon iş jetlerini tasarlıyor ve üretiyor. 

Öldüğünde Fransız Başbakanı Jacques Chirac şöyle dedi:

“O, dünya havacılık tarihinde parlak bir miras bırakan son öncülerden biriydi.”

Askerlik Marcel Dassault’a ne öğretti? Hayat seni ne kadar kırarsa kırsın, yeniden ayağa kalkmayı.

Mikhail Kalashnikov; AK-47’nin mucidi

Mikhail Kalashnikov; AK-47’nin mucidi, Kızıl Ordu’da tank komutanı olarak görev yapmış, savaşta yaralanmış, hastanede yatarken “ordumun sağlam, arıza yapmayan bir silaha ihtiyacı var” diyerek tasarımlara başlamış bir asker. Tasarladığı silahlardan en bilineni AK-47; dünyanın en çok üretilen, en fazla tercih edilerek kullanılan efsane silahlarından biridir hala...

Aslında o üniformasını hiçbir zaman tam olarak çıkarmadı. Hayatı boyunca hep “Ben bir askerim” dedi. 

Bob Parsons; Vietnam Gazisinden Milyarder Girişimciye, GoDaddy’yi kurdu

1968, Vietnam. Bir Deniz Piyadesi, ağır çatışmaların ortasında ölümü o kadar yakından hisseder ki bir anksiyete krizi geçirir. “Burada öleceğim galiba” diye düşünür. Ve o anı kabullenir. Kabullenmek onu rahatlatır.

O gencin adı Bob Parsons.

Savaştan döndüğünde cebinde ne para var ne de bir plan. Ama askerliğindeki maddi birikimi sayesinde üniversiteye gider. 15 bin dolarlık bir yatırımla Parsons Technology’yi kurar. Sonra GoDaddy’yi kurar, dünyanın en büyük domain şirketi. Bugün net serveti 3.6 milyar dolar. Üstelik bir de PXG golf ekipmanları şirketi var.

Bob Parsons bugün şöyle der:

“Sahip olduğum herşeyi Deniz Piyadeleri’ne borçluyum. Onlar bana sorumluluğun kutsal olduğunu öğretti.”

Ve en vurucu sözü: “Hayatın asla adil olmasını beklemeyin. Adaleti kendiniz yaratırsınız. Mutlu olmaya karar verdiğimiz için mutluyuz.”

Askerlik Bob Parsons’a ne öğretti? Ölümü gören birinin başarısızlıktan korkmayacağını.

Dave Liniger; Hava Erliğinden RE/MAX İmparatorluğuna

ABD Hava Kuvvetleri’nde 6 yıl görev yapan genç bir er. Maaşı yetmiyor. Ne yapıyor? Üç ayrı yan işte çalışıyor; gazete dağıtımı, benzin istasyonu, sinema bileti satışı. Biriktirdiği parayla küçük bir ev alıyor, elden geçiriyor, 5 bin dolar kârla satıyor.

O gencin adı Dave Liniger.

1973’te eşi Gail ile RE/MAX’i kuruyor. Bugün 110 ülkede 9 bin ofis, 140 binden fazla emlakçı. Şirket değeri yaklaşık 275 milyon dolar.

Dave Liniger’in sırrı ne? Küçük başlamaktan utanmamak. Askerde üç işte birden çalışan bir erin, dünyanın en büyük emlak zincirini kurması tesadüf mü? Hayır. O, askerliğin ona öğrettiği “idare etme” becerisini “girişimcilik” becerisine dönüştürdü.

Tümgeneral David Fraser; Komutandan Bankacıya, Generalden Yazara

NATO güçlerine Afganistan’da komuta eden Kanadalı bir general. “Medusa Operasyonu”nun yöneticisi. 30 yıllık kariyerin ardından 2011’de emekli oluyor.

David Fraser sivil hayata geçişin en zorlu kısmını şöyle anlatıyor:

“Planlamaya terhisten 18 ay önce başlayın. Bu başka bir tayin değil, bambaşka bir hayat. Terhis olduğunuzda başlarsanız çok geç.”

Emekli olduktan sonra Ivey Business School’da finans eğitimi alıyor. Organik gıda şirketinde COO oluyor. Zırhlı araç üreticisinde COO’luk yapıyor. Çok satan bir kitap yazıyor. Şimdi BMO Bank’ta asker ailelerine finansal eğitim veriyor.

David Fraser’ın en önemli tavsiyesi şu: “Kendinize yeni hayata başlamadan önce 6 ay ara verin. Stresi atın, hayattan tekrar zevk almayı öğrenin.”

Askerlik David Fraser’a ne öğretti? Planlamanın ve zamanlamanın her şey olduğunu.

Frederick W. Smith; Deniz Piyadesinden Dünya Devi FedEx’e

Vietnam. Bir Deniz Piyadesi yüzbaşısı, düşman ateşi altında yaralı askerleri kurtarmak için koşuyor. Ateş desteğini yönlendiriyor, karşı saldırıyı püskürtüyor. Göğsünde Silver Star, Bronze Star ve iki Purple Heart.

Frederick W. Smith.

1973’te Federal Express’i kurduğunda elinde sadece 14 Dassault Falcon uçağı ve bir fikir vardı: “Paketleri gece uçurup sabah teslim edelim.” İlk gece sadece 186 paket taşıdı. Kimse inanmadı. Bankalar kredi vermedi.

Ama Frederick Smith, Deniz Piyadeleri’nde öğrendiği bir şeyi asla unutmadı: “Görev teslim tarihinden önce bitirilir, teslim tarihinde değil.”

Bugün FedEx’in 500 binden fazla çalışanı var. 220 ülkeye hizmet veriyor. Her gün 17 milyon paket taşıyor. Frederick Smith defalarca şunu söyledi:

“FedEx’i bugün olduğu şey yapan her şey, Deniz Piyadeleri’nde öğrendiklerimle ilgilidir. İş hayatına dair uygulamalı işletme diplomamı ben Deniz Piyadeleri’nden aldım.”

Askerlik Frederick W. Smith’e ne öğretti? Lojistiğin ve liderliğin dünyayı değiştirebileceğini.

Nuri Killigil; Bakü Fatihi’nden Yerli Silah Sanayicisine

Ve şimdi sıra geldi Türkiye’den bir isme. Belki de bu listedeki yerini en çok hak ettiği halde en az bilinen kahramanımıza.

1889’da Manastır’da doğan Nuri Killigil, Gagauz Türkü kökenli bir aileden geliyordu. Ağabeyi Enver Paşa, amcası Kut’ül Amare fatihi Halil Paşa’ydı. Askerlik onun damarlarında akan bir mirastı.

1909’da Manastır Harp Okulu’ndan üsteğmen olarak mezun oldu. Trablusgarp’ta Mustafa Kemal’le birlikte İtalyanlara karşı savaştı. Ancak ona asıl şöhretini getiren görev, Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas İslam Ordusu’nun komutanı olmasıydı. 12 bin askerle yola çıktı, 15 Eylül 1918’de Bakü’yü kurtardı. O günden sonra “Bakü Fatihi” olarak anıldı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra İngilizler tarafından tutuklandı, hapisten kaçtı ve Milli Mücadele’ye katıldı. 1929’da İstiklal Madalyası’na layık görüldü.

Ama asıl büyük dönüşümü, üniformasını çıkardıktan sonra yaşadı.

Nuri Killigil (Nuri Paşa), İngilizler tarafından tutulduğu Batum'daki cezaevinden Kafkasyalıların yardımıyla kaçtıktan sonra 1921 yılında Berlin'e gitti, çinicilik öğrendi. Dönüşte Kütahya’da bir çini fabrikası kurdu. Ardından İstanbul Zeytinburnu’nda bir demir eşya fabrikasını satın alarak burayı silah üretim merkezine dönüştürdü. Nuri Killigil, Türkiye’nin ilk özel sektör savunma sanayicisi oldu.

Fabrikasında neler yoktu ki: “Killigil Tabancası” (bir örneği bugün Harbiye Askeri Müzesi’nde sergileniyor), havan topları, uçaksavar mermileri, uçak bombaları, gaz maskeleri… Ürettiği silahları sadece Türk ordusuna değil, Mısır’a, Pakistan’a, Suriye’ye, hatta Filistinli direnişçilere gönderdi.

2 Mart 1949 akşamı, Sütlüce’deki fabrikada peş peşe üç büyük patlama meydana geldi. Nuri Killigil ve 27 çalışanı hayatını kaybetti. Onun naaşı bir daha asla bulunamadı. Edirnekapı Şehitliği’ndeki kabri, boş bir tabutla kaldı.

Nuri Killigil’in hikâyesi, bu yazıdaki en trajik olanıdır. O, sadece bir komutan değil; üniformasını çıkardıktan sonra vizyonunu giyen, savaş meydanından sanayi cephesine geçen, bir milletin savunma sanayisini sırtlanan bir kahramandı.

Askerlik Nuri Killigil’e ne öğretti? Vatan için sadece cephede değil, fabrikada da savaşılabileceğini.

Evet, üniformasına veda edeceği gününe gün sayan, bir yanda özlem bir yanda belirsizlikle boğuşan sizler. Askerlikte konvoy planladınız, malzeme sayımı yaptınız, nöbet tuttunuz, baskı altında karar verdiniz, ekibinizi ateş altında yönettiniz.

Biliyor musunuz? Frederick Smith’in Deniz Piyadeleri’nde yaptığı da buydu. Bob Parsons’ın Vietnam’da yaptığı da. Dave Liniger’in Hava Kuvvetleri’nde üç işte birden çalışırken yaptığı da. Nuri Killigil’in Trablusgarp’ta, Bakü’de, Sütlüce’de yaptığı da.

Sizlerin onlardan hiçbir farkınız yok. Tek farkınız, onların hikâyelerinin yazılmış olması. Sizinki ise henüz yazılmadı. Ama yazılmak için bekliyor.

Şimdi Ne Yapacaksınız?

Yaptığınız her askeri görevin sivil hayattaki karşılığını bulun. 

Evet, sizler; konvoy planladınız, sistem tedariği yaptınız, sistemlerin bakım ve idamelerini yürüttünüz, malzeme yönettiniz, baskı altında karar verdiniz, insan yönettiniz...

Biliyor musunuz? Bunların hepsi sivil hayatta da geçerli ve aynı veya başka isimlerle geçiyor:

Lojistik, operasyon, kriz yönetimi, liderlik....

“Nöbet planlama” = “Vardiya çizelgeleme”. “Malzeme sayımı” = “Stok kontrol uzmanı”. “Konvoy planlama” = “Lojistik koordinasyon”. 

Bunları yan yana koyun, göreceksiniz; siz aslında sıfırdan başlamıyorsunuz. Sadece bildiğiniz şeylerin adını değiştiriyorsunuz.

Son Söz;

Askerlik, sizlere hayatınızın en değerli sermayesini verdi: Disiplin, dayanıklılık, baskı altında karar verme, ekibinizi ateş altında yönetme.

  • Bob Parsons bunu Vietnam’da öğrendi, GoDaddy’yi kurdu.

  • Dave Liniger bunu Hava Kuvvetleri’nde öğrendi, RE/MAX’i kurdu.

  • David Fraser bunu Afganistan’da öğrendi, generalden bankacıya dönüştü.

  • Frederick Smith bunu Deniz Piyadeleri’nde öğrendi, FedEx’i kurdu.

  • Marcel Dassault bunu pilotlukta ve toplama kampında öğrendi, Dassault Aviation’u kurdu, Mystère’ü, Mirage’ı, Falcon’u yarattı.

  • Nuri Killigil bunu Trablusgarp’ta, Bakü’de ve Sütlüce’de öğrendi; bir milletin savunma sanayisinin temelini attı.

Şimdi sıra sizde. Üniformalarınızı çıkarın. Ama vizyonlarınızı giyinin.

Kaynakça:

1. Mikhail Kalashnikov 

https://en.wikipedia.org/wiki/Mikhail_Kalashnikov

2. Bob Parsons 

https://en.wikipedia.org/wiki/Bob_Parsons

3. Dave Liniger 

https://www.linkedin.com/in/dave-liniger/

4. David Fraser 

https://www.veterans.gc.ca/en/news-and-media/articles-veterans-and-families/veteran-success-story-david-fraser

5. Frederick W. Smith

https://en.wikipedia.org/wiki/Frederick_W._Smith

6. Nuri Killigil, Bakü Fatihi

https://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_Killigil

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 10.05.2026
  • Süre : 3 dk
  • 3229 kez okundu

Google Ads