logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
tarih

27 Ocak’tan 15 Mayıs’a “Hava Şehitlerini Anma” Günü

“Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Senin kanınla yoğruldu bu kutsal topraklar. Senin kanınla yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçlar gözün arkada kalmasın, ey şehidim!”

T

Türk Hava Kuvvetlerinin İlk Şehitleri:

İki gün sonra 15 Mayıs, son yolculuğunu gökyüzünde yapanların “15 Mayıs Hava Şehitlerini Anma Günü”. Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun ilk yıllarında düzenlenen İstanbul-Kahire Seferi uçuşunu yaparken Suriye’de Tabariye Gölü’ne şehit düşen ve Türk Hava Kuvvetleri nin ilk şehidi olan Plt.Yzb.Fethi ve Plt.Ütğm. Sadık, yine aynı uçuşta şehit düşen Plt.Ütğm.Nuri, Kurtuluş Savaşı’nda görev yaparken şehit düşen Pilot Bnb.Fazıl ve Kıbrıs Harekatı’nda şehit düşen Pilot Yzb. Cengiz Topel başta olmak üzere bugüne kadar görevlerini başarıyla yerine getirmek ve vatanımızı savunmak uğruna canlarını seve seve feda ederek şehit olan bütün pilotlarımızı ve tüm hava şehitlerimizi saygı, rahmet, minnet ve şükran duyguları ile anıyoruz.

Kahire Seferi:

Türk havacılık tarihinin en önemli hava olayları arasında dünya havacılık tarihinde önemli yer tutan ve iz bırakan İstanbul-Kahire seferi yer almaktadır. Kahire Seferi; 1914 yılının Ocak ayında Osmanlı Devleti'nin Arap toprakları üzerindeki hâkimiyetinin korunması hususunda psikolojik harekât unsurlarından yararlanarak devlet otoritesinin etkinliğini sürdürmek, Osmanlı İmparatorluğu azalan saygınlığını yeniden kazanmak, Türk havacılığının kaydettiği ilerlemeyi vurgulamak ve havacılığın önemini anlatmak, İslam ülkeleriyle bir dostluk ve dayanışma vesilesi olmak. Balkan Savaşı’nın acı hatıralarını silmek ve Türk pilotlarına hayranlık duyulmasını sağlamak amacıyla İstanbul–Kahire arasında politik gezi olarak sefer yapılmasına karar verilmiştir. Böylece Türk Hava Gücü’nün tanıtılması ve Osmanlı havacılığının dönemin en ileri hava gücüne sahip ülkeleriyle rekabete girişme hamlesi olarak İstanbul-Kahire seferi düzenlenmiştir.

Türk havacılık tarihine altın harfler ile İstanbul-Kahire uçuşu iki ekip ile yapılması kararlaştırılmıştır. İstanbul-Yeşilköy Meydanı’ndan 2515 km’lik seyahatin ilk başlangıcı tören ile 8 Şubat 1914 saat 09.12’de başlamıştır. 27 Şubat 1914 saat 08.00’de Şam’dan hareket ile Kudüs’e doğru uçuşa başlamıştır. Uçakları Tabariye Gölü yakınlarında Cehennem Vadisi-Şimiriye bucağının 500 metre doğusundaki Küfr-i Harib nahiyesindeki kayalıklara düşmüştür. 28 Şubat günü şehit olan Yzb. Fethi ve Ütğm. Sadık’ın cenazeleri trenle Şam’a getirilmiş ve Emeviye Camisi bahçesindeki Büyük Komutan Selahattin Eyyubi Türbesi’nin yanına defnedilmiştir. Türk havacılığının ilk şehitleri olmuşlar ve uçağın enkazı İstanbul’da Askeri Müzeye konulmuştur.

Yine aynı uçuşun devamında 11 Mart 1914 tarihinde, ikinci ekip Plt.Ütğm.Nuri ve Rasıt Yzb.İsmail Hakkı’nın uçurduğu uçak, Yafa’dan kalkış esnasında Yafa’da denizdeki kayalıklara düşmüştür. Bu uçuşta şehit olan Ütğm. Nuri, Şam’daki şehitliğe, diğer şehitlerin yanına defnedilmiştir. Rasıt Yzb.İsmail Hakkı ise bölgeye gelenler tarafından kurtarılmış ve İstanbul’a sağ salim dönmüştür.

İstanbul-Kahire seferinin tamamlanması için 3’üncü ekip Plt.Yzb.Salim İlkuçan ve Rasıt Kur.Yzb.Kemal şeklinde teşkil edilmiştir. Bu ekibin uçuşu, Fethi ve Sadık’ın şehit düştüğü yer olan Yafa’dan 1 Mayıs’ta başlanmıştır. Salim ve Kemal, 9 Mayıs 1914 tarihinde Kahire-Helipolis havaalanına, müteakiben Tanta’ya ve akşam 19.00’da İskenderiye’ye ulaşarak İstanbul-Kahire seferinin başarı ile tamamlamışlardır. Böylece, Türk havacılığının azim ve cesaret bayrağı Kahire’ye üçüncü ekibin elinden ulaştırılmıştır.

İstanbul-Kahire seferi sırasında şehit olan havacılarımız, kendilerine verilen vazife uğrunda her türlü zorluğu göze alacak cesaret ve kararlılığa sahip birer kahraman olduklarını Türk milletine ispatlamışlardır. Bu kahramanlar, o günün şartlarında oldukça zor ve tehlikeli olan bu Kahire Seferine, inandıkları ilkeler ve değerler ile ülkelerinin şanını ve şerefini yüceltmek uğruna bu yolculuğa çıkmışlardır. Hiçbir zorluğun yıldıramadığı bu cesur havacılar, isimlerini altın harfler ile Türk havacılık tarihine yazdırmışlardır. Türk havacılığına ruh ve özgüven veren bu öncü isimler, adeta birer can suyu olmuşlardır. Bu uçuş büyük yankılar uyandırmış ve tarih sayfalarında yerini almıştır. Osmanlı ordusu, bu seferde hem en yetenekli subaylarını hem de elindeki sınırlı sayıdaki uçak gücünü kaybetmesine karşılık, seferi bir onur ve gurur mücadelesi gibi görüp başarıyla tamamlamıştır. 

Türk Hava Şehitleri Anıtının İnşa Edilmesi:

İlk Hava Şehitlerinin anısına, İstanbul’un Fatih-Saraçhane’deki Fatih Parkı’nda 2 Nisan 1914 tarihinde temeli atılan ANIT’ın inşaatı Birinci Dünya Savaşı’na rağmen devam ettirilmiş ve 1916 yılında tamamlanarak açılışı yapılmıştır. Anıtın açılışında yapılan tören, aynı zamanda “Türk Hava Şehitleri” için düzenlenmiş olan ilk anma töreni olmuştur.

1926 yılına kadar geçen dönem içinde, Hava Şehitleri’nin anılması için müstakil olarak bir tören düzenlenmemiştir. Türk Havacılığının kurucusu, öğretmeni ve üstün niteliklere sahip bir pilotu olan büyük havacı Plt.Bnb. Fazıl, 27 Ocak 1923 günü İzmir Uçuş Okulu’nda eğitim uçuşunda öğrencisi Astsb.Mehmet Emin ile birlikte şehit olmuştur. Plt.Bnb.Fazıl, Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı’nın birçok cephesinde ve Milli Mücadele Döneminde etkin ve başarılı pilot olarak görev yapmış olup, Türk havacılığının simge isimleri arasında olduğundan, şehadeti derin iz bırakmıştır.

İzmir Hava Şehitliğine defnedilen büyük havacının şehadet tarihi Hava Şehitlerimiz için “Hava Şehitleri Anma Günü” olarak ilan edilmiştir. Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından 16 Şubat 1925 tarihinde kurulan Türk Tayyare Cemiyeti’nin kuruluş yönergesinin 33’ncü maddesi ile, Yzb.Fazıl’ın şehit olduğu tarih olan 27 Ocak tarihi, “Türkiye Tayyare Şehitlerini Anma Günü” olarak kabul edilmiştir. Böylece, Türk Hava Şehitleri’nin anılması için müstakil olarak tören düzenlenmesine 1926 yılında itibaren başlanmış ve 1926 yılından 1935 yılına kadar her yılın 27 Ocak gününde “Hava Şehitlerinin Anma Günü” ismiyle törenler düzenlenmiştir.

Hava Şehitleri Anma Günü Tarihleri:

Türkiye’de her yıl, o dönemde, her 27 Ocak günü öğleyin Türkiye semalarında uçuş faaliyetlerine bir saat ara verilmesi uygulaması yaygınlaşmış ve Tayyare Cemiyeti şubelerinin düzenledikleri törenlerle Hava Şehitliklerinin ziyaret edilmesi gelenek haline getirilmiştir.

1935 yılına kadar 10 yıl süreyle her yılın 27 Ocak gününde Hava Şehitlerini Anma Günü adıyla tören düzenlenmiştir. Ocak ayının, Türkiye’nin en soğuk aylarından biri olması, “Hava Şehitlerini Anma Günü”nün arzu edilen şekilde yapılamamasına neden olmuş ve yurdun birçok yerinde törenler iptal edilmiştir. Bu nedenle, Türk Hava Kurumu’nun 1935yılında yapılan 6’ncı kurultayında yerel yöneticilerin de görüşleri alındıktan sonra, daha önce her yılın 27 Ocak gününde yapılmakta olan Hava Şehitlerini Anma Günü’nün 1935 yılından itibaren her yılın 15 Mayıs gününde yapılmasına karar verilmiştir. 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgal edilmesi esnasında Albay Fethi ve gazeteci Tahsin ile beraberinde 9 Türkün şehit edilmesi tarihi de olduğundan, özellikle 15 Mayıs üzerinde karar verilmiştir. Bu karar gereğince, 1935 yılından itibaren “15 Mayıs Hava Şehitlerini Anma Günü” olarak resmî törenler şeklinde kutlanmaktadır.

“Hava Şehitleri”, ölümü hiçe saymışlar, göklerde kanat olmuşlardır. Onlar ki ister asker ister sivil olsun yarınlar bizim diyebilmişlerdir. Onlar ki sonsuz maviliği mesken tutup inançlardan hiçbir şey kaybetmeden havacılık tarihimizde yer etmişlerdir.

Türk milleti için vatan denilen şeyin sadece bir toprak parçasından ibaret olmadığı, onu vatan yapanın içinde yaşayan insanların, kültürlerin, dinlerin, örflerin, adetlerin, uğruna verilen emeklerin ve uğruna yitirilen canların akıttığı kanlı topraklardır vatan. Türkler, vatanı tehlikeye sokabilecek her fırsatta düşmanın önüne kendini siper etmiş, geride bıraktığı ailesini, sevdiğini hatta kendisini bile düşünmeden canı pahasına vatan için savaşmıştır. ATATÜRK, “İstikbal Göklerdedir. Çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlardan asla emin olamazlar. Ey Türk Genci! Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek seviyede, göklerde bizi bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Yoksa o yeri başkaları istila eder ve işte o zaman bu ülke ve ulus elden gider.” sözleriyle, gelecekte savaşların göklerde olacağını ve hâkimiyetin göklerdeki gücümüze bağlı seyredeceğini vurgulamıştır.

Havacılığın, Türk istiklal ve bağımsızlığının bekası için önemi belirtilerek, ulusuna günümüze kadar ulaşılması gereken hedefi göstermiştir. “İstikbal Göklerdedir” özdeyişiyle dile getirdiği vizyoner bakış açısı Türk ulusu tarafından da benimsenmiştir.

“Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Senin kanınla yoğruldu bu kutsal topraklar. Senin kanınla yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçlar gözün arkada kalmasın, ey şehidim!”

Türk havacılığına büyük emek ve uğraş veren Ebedi Başkomutan Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere vatan ve toprak uğruna kan döken tüm şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnet ile anıyoruz. Kahramanlarımızın ruhları şad, mekanları cennet olsun.

KAYNAKÇA;

TATAR, Cengiz, “İstikbal Göklerdedir.” Mustafa Kemal ATATÜRK ve Türk Havacılığı, Galeti Yayıncılık, 2021, Ankara.


Reklam

reklam