Site İçi Arama

ua-iliskiler

İsrail’de Netanyahu Hükümeti İçerde ve Dışarıda Endişe Kaynağı

Netanyahu'nun koalisyon ortakları, İsrail-Filistin sorununda ortak başkentleri Kudüs olan ve Batı Şeria'da bağımsız bir Filistin devleti öngören uluslararası destekli barış formülünü reddediyor. Hükümette yer alan Dini Siyonizm Partisi'nin lideri, Batı Şeria'nın İsrail tarafından ilhak edilmesini savunuyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da 600 binden fazla Yahudi yerleşimci yaşıyor. Normalde bu yerleşimciler uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak Doğu Kudüs’te ve Batı Şeria’da bulunuyorlar ancak İsrail bunu kabul etmeye yanaşmıyor.

İsrail siyasetinde en ön plandaki isim olan Binyamin Netanyahu, 21 Mart 2021 tarihinde yapılan seçimlerin ardından hükümeti kuramadı. Böylece, 12 yıllık başbakanlık dönemi sona erdi. Sonrasında koalisyon hükümetleriyle yönetilen İsrail’de Netanyahu ana muhalefet lideri olarak güç toplama fırsatı buldu.

Sağ kesimdeki ırkçı partileri dahil aynı çatı altında toplamayı başaran Netanyahu, sağ blokun lideri olarak girdiği 1 Kasım 2022 tarihindeki seçimlerde, 120 sandalyeli Knesnet’te (İsrail Meclisi) 64 sandalyeyi kazanma başarısını gösterdi. Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi 32 sandalye ile birinci, eski Başbakan Yair Lapid'in lideri olduğu Yesh Atid 24 sandalye ile ikinci, Benny Gantz liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi ise 12 sandalye ile mecliste üçüncü parti olmuştu. Sandık sonuçlarına göre Netanyahu’nun aşırı sağcı müttefikleri Dini Siyonizm Partisi, Yahudi Gücü ve Noam'ın oluşturduğu Dini Siyonizm Listesi 14, Ultra Ortodoks partiler; Şas 11 ve Birleşik Tevrat Yahudilik 7 sandalye elde etmişti.

Yeni hükümetin 24 Aralık 2022 tarihinde güvenoyu almasıyla birlikte, Netanyahu da 29 Aralık’ta altıncı kez başbakanlık koltuğuna oturmuş oldu. Böylece 1948 yılında kurulan İsrail’in kısa tarihindeki en uzun süre başbakanlık yapan kişi unvanına sahip oldu.

Daha önce başbakanlık döneminde yolsuzluk yaptığı iddia edilen Netanyahu, aynı zamanda görev başındayken yargılanan ilk İsrail Başbakanı olarak biliniyor. Şimdilerde Netanyahu’nun savcılık makamıyla bir anlaşma yoluna gitmek istediği konuşuluyor. Nitekim koalisyon ortakları Netanyahu'nun rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla devam eden davasını sona erdirebilecek yasal bir reform yapmak istiyorlar.

Yeni İsrail hükümeti, bugüne kadar İsrail’de kurulan hükümetler içinde en sağcı hükümet olarak biliniyor. Likud Partisi'nin lideri meclisteki güven oylamasında 120 milletvekilinden 63’ünün desteğini aldı. 54 milletvekili karşı oy kullandı. Yeni hükümet, Arap karşıtı ırkçı bir siyasi oluşum da dahil aşırı sağcı partilerden oluşuyor ve İsrail'in tarihindeki en sağcı hükümet olarak nitelendiriliyor.

Tamamen sağ partilerden oluşan Netanyahu'nun kabinesi, 5'i kadın 30 bakandan oluşuyor. Netanyahu’nun partisi Dışişleri, Savunma ve Adalet Bakanlıkları gibi önemli bakanlıkları elinde bulunduruyor.

Bu arada yeni hükümetteki partilerinden Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partisi lideri Itamar Ben-Gvir, Arap karşıtlığıyla tanınıyor. "Irkçılığa tahrik" ve "bir terör örgütünü desteklemek" suçlarından yargılanıp hüküm giymiş biri. Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, İsrail ve Batı Şeria'da polisi sert güç politikalarına sevk etmesinden korkuluyor.

Netanyahu'nun koalisyon ortakları, İsrail-Filistin sorununda ortak başkentleri Kudüs olan ve Batı Şeria'da bağımsız bir Filistin devleti öngören uluslararası destekli barış formülünü reddediyor. Hükümette yer alan Dini Siyonizm Partisi'nin lideri, Batı Şeria'nın İsrail tarafından ilhak edilmesini savunuyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da 600 binden fazla Yahudi yerleşimci yaşıyor. Normalde bu yerleşimciler uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak Doğu Kudüs’te ve Batı Şeria’da bulunuyorlar ancak İsrail bunu kabul etmeye yanaşmıyor.

Hükümetin diğer ortağı, LGBT karşıtı Noam Partisi'nin lideri Avi Maoz da Kudüs'teki Onur Yürüyüşünün yasaklanmasını talep ediyor. Orduda kadınlara fırsat eşitliğini onaylamıyor. İsrail'e göçü sadece Yahudilerle sınırlamak istiyor.

Hükümeti kurmadan önce ABD merkezli haber platformu NPR'a konuşan Netanyahu, “Kimsenin LGBT haklarını değiştirmesine, Arap vatandaşlarımızın haklarını inkâr etmesine izin vermeyeceğim" demişti.

Buna rağmen Netanyahu’nun kendisine destek veren aşırı sağcılar ve dindar gruba ihtiyacı var. Koalisyon ortağı partilere ister istemez taviz vermek zorunda kalması bekleniyor. Bu durum Netanyahu’nun başbakan olarak önündeki en büyük açmazı olarak görülüyor. Zayıf bir başbakan olması söz konusu. Bu nedenle, yerel ve uluslararası alanda karşılaşacağı sorunları Netanyahu’nun çözme kapasitesi oldukça sınırlı olacak gibi gözüküyor. 4 yıllık görev süresini başarılı bir şekilde tamamlaması mümkün olamayabilir.

Bazı ülkeler yeni hükümetin icraatlarını görmeden karar vermek istemiyorlar ancak Netanyahu ismi bile başlı başına bir tedirginlik konusu olarak nitelendiriliyor. Yeni Başbakan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin hukuki sonuçları hakkında Uluslararası Adalet Divanından (ICJ) "istişari görüş" talep edilmesi yönünde karar alınmasına tepki gösterdi. Ayağının tozuyla uluslararası sisteme meydan okudu.

11 Kasım 2022'de de BM Genel Kurulu Özel Siyasi ve Dekolonizasyon Komitesinde, 1967'deki savaştan bu yana İsrail'in faaliyetleri sonucunda Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme hakkının reddedilmesinin yasal sonuçları hakkında Uluslararası Adalet Divanından görüş bildirmesini talep eden karar tasarısına ilişkin Genel Kurulda yapılan oylamada, 87 üye ülke lehte, İsrail ve ABD dahil 26 ülke aleyhte oy kullanmış, 53 ülke ise çekimser kalmıştı.

Dış siyasetinde tedirginliğe neden olan Netanyahu hükümetinin içerde de ilişkileri germesi bekleniyor. İsrail Başsavcısı ve muhalefet partileri yeni hükümetin atmayı söz verdiği adımlarla ülkede demokrasiyi tehdit ettiğini öne sürüyorlar. Bu adımlar arasında, milletvekillerine Yüksek Mahkeme kararlarını geçersiz kılma hakkı veren bir yetki de yer alıyor.

Sonuç olarak, İsrail’in altıncı başbakanı 37’nci hükümeti kurdu. Bu bir koalisyon hükümeti. Sadece Netanyahu ve partisi Liküd’un söz sahibi olduğu bir hükümet değil. Bu nedenle İsrail’i içerde ve dışarda zor bir dönem bekleniyor. Hükümetin dört yıl ayakta kalması şüpheli görünüyor.

Netenyahu'nun Filistin halkının tamamını bir anlamda “terörize ederek” masayı devirmek istemesi muhtemel. Buradan yola çıkarak terörizmle mücadele adı altında Filistinlilere tekrar yaşam hakkı tanımamak için elinden geleni yapmak isteyecektir. “İki devletli çözüm" seçeneğini gündemden kaldırmak için Müslümanları ve Filistinlileri ötekileştirmek, Batı toplumuna “terörist” olarak sunmak amacıyla hareket edecek bir Netanyahu hükümeti, nihayetinde Türkiye’yi karşısında bulacaktır. Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerindeki ‘yumuşak karın’ Filistin sorunudur. İki ülke arasındaki ilişkiler temelde Filistin sorunu nedeniyle bozulmuştu. Cumhurbaşkanı Herzog’un çabalarıyla Türkiye-İsrail ilişkisi yeniden düzeldi. Umarım yeni hükümet döneminde tekrar bozulmaz.

Araştırmacı Yazar İkra  KÜÇÜKOĞLU
Araştırmacı Yazar İkra KÜÇÜKOĞLU
Tüm Makaleler

  • 04.01.2023
  • Süre : 4 dk
  • 858 kez okundu

Google Ads