Site İçi Arama

ua-iliskiler

Kosova’da Gerginlik Neden Bitmiyor? Sırbistan'ın Ruslardan Beklentisi Nedir?

Geçen yıl Ekim ayında Priştine'deki karargahında Kosova’da tansiyonun oldukça yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşen bir törenle, İtalyan Tümgeneral Angelo Michele RISTUCCIA, NATO liderliğindeki KFOR misyonunun KFOR Komutanlığı görevini Tümgeneral Özkan ULUTAŞ'a devretti.

KFOR’un komutası bu yıl Türkiye’de

Geçen yıl Ekim ayında Priştine'deki karargahında Kosova’da tansiyonun oldukça yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşen bir törenle, İtalyan Tümgeneral Angelo Michele RISTUCCIA, NATO liderliğindeki KFOR misyonunun KFOR Komutanlığı görevini Tümgeneral Özkan ULUTAŞ'a devretti. Tümgeneral Özkan ULUTAŞ’ın, bu yılın Ekim ayına kadar KFOR'un Komutanı olarak görev yapması bekleniyor. 

Yaklaşık 15 yıl önce Kosova, Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etti. Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülkeden 115'i Kosova’nın bağımsızlığını tanıdı. Bunlar arasında G7 üyesi 7 ülkenin tamamı da bulunuyor. Bununla birlikte Kosova Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk kapsamındaki konumu tam olarak netliğe kavuşamadı. Öte yandan Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerin (Yunanistan, Romanya, Slovakya ve İspanya) Kosova'yı bağımsız bir ülke olarak tanımaması siyasi açıdan Avrupa Birliği’nin bu konuya ilişkin genel politikalarıyla tezat bir görünüm arz ediyor. Yine küresel bağlamda, aralarında BRICS kurucu beş üyesinin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ile Arjantin, Endonezya ve Meksika'nın da bulunduğu sekiz G20 ülkesi Kosova'yı henüz tanımaması, Kosova açısından sorun teşkil etmeye devam ediyor. Uluslararası akademik literatürde bu tür ihtilaflı coğrafi bölgelere, "de facto devletler" deniyor. Devlet olarak tanınmanın reddedilmesi sıklıkla siyasi sınırların etnik sınırlarla uyuşmadığı ve ortaya çıkan ‘müstakbel’ devletlerin ayrılıkçı eğilimlere karşı harekete geçtiği durumlarda ortaya çıkıyor. 

Tarih ve etnik düğüm noktası olarak Kosova

Kosova'nın etnik çoğunluğu Arnavut olup, Kosovalı Sırplar kuzeydeki Mitrovica bölgesinde yoğunlukla yaşamaktadırlar. Diğer azınlıklar arasında Türkler, Boşnaklar, Romanlar ve Balkan Çingeneleri bulunmaktadır. Kosova topraklarında tarih boyunca çeşitli bölgesel güçler (Napoli, Venedik, Osmanlı İmparatorluğu) hüküm sürdü. 1918 yılından sonraysa günümüzün Kosova’sı kendisini Yugoslavya'nın bir parçası olarak buldu.

Sadece İtalya'nın Arnavutluk'u işgali sırasında (1939-1943) sınırlar, Kosova ve Makedonya'nın Arnavut bölgelerinin Arnavut devletinin bir parçası olacağı şekilde çizilmişti. Ancak bu hudutlar sadece Mihver güçleri tarafından tanındı ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra geçerliliği de kalmadı.

Yugoslavya’nın 1992 yılında dağılmasından sonra Kosova, Sırbistan'ın bir parçası olarak kaldı, ancak 1998 yılında Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'in Kosova’nın özerkliğini kaldırması, Kosova’da bir savaşın patlak vermesine neden oldu. Kosovalı Arnavutların (Kosova Kurtuluş Ordusu) liderliğindeki direniş Sırplarla Kosovalılar arasında Avrupa’nın ortasında bir savaşa dönüştü. Savaş, NATO'nun Mart 1999'da Sırp mevzilerine düzenlediği hava saldırıları sonucunda Sırpların Kosova'dan çekilmesiyle sona erdi.

Haziran 1999'da Yugoslavya Federal Cumhuriyeti hükümeti Kosova'nın bir BM geçiş hükümetinin kontrolü altına verilmesini kabul etti. 9 Haziran 1999'da 1244 sayılı karar, Kosova’da kapsamlı siyasi ve askeri yetkilere sahip bir sivil ve askeri yapının varlığını öngörüyordu. NATO'nun öncülüğünde kurulun Kosova Gücü (KFOR) başlangıçta 30 ülkeden (Türkiye dahil) 48.000’den fazla asker Kosova’da konuşlandırıldı. 

Kosova Cumhuriyeti'nin karışık durumu 

NATO’dan sonra Birleşmiş Milletler de Kosova Geçici Yönetim Misyonunu (UNMIK) devreye soktu. UNMIK başlangıçta insan haklarının korunmasından yeniden inşaya, mahkeme operasyonlarından polislik ve idareye kadar neredeyse tüm sivil görevlerden sorumlu oldu. Bu arada Kosova’da Sırp kökenli Kosovalılara yönelik mevcut intikam duygularına ek olarak, aşiretler arasındaki anlaşmazlıklar da sık sık şiddete yol açıyordu.

Bununla birlikte, ateşkes ve BM misyonu ile NATO liderliğindeki Kosova Gücü'nün (KFOR) kurulmasından sonra, Arnavut olmayanların Kosova topraklarından kitlesel olarak sürülmeleri söz konusu oldu. Bir çalışmaya göre yaklaşık 230.000 kişi Kosova topraklarından kaçmak zorunda kaldı.

Ancak KFOR, kontrol noktalarını ve ev aramalarını kullanarak Kosova'da hala mevcut olan büyük miktarda silah ve patlayıcıya el koymayı başardı. Bu silahlar Kosova’ya Yugoslavya ordusundan ve hatta Wehrmacht stoklarından geliyordu. El koymalar yasadışı silahlı şiddetin hızla azalmasına yol açtı. 

Kosova'daki yerleşik aşiret yapıları da tehlike arz ediyordu. Sırp kökenli Kosovalılara karşı var olan intikam duygularına ek olarak, aşiretler arasındaki anlaşmazlıklar sık sık silahlı şiddete yol açıyordu. Buna ek olarak, Kosova’da organize suçlar da hızla kök saldı. Silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi büyük ölçekli kaçakçılığın dizginlenmesi gerekiyordu. Sahadaki çeşitli aktörler - ve 2008 yılından itibaren Kosova'daki polis, yargı ve idareyle ilgilenen daha teknik bir misyon olan Kosova'daki Avrupa Birliği Hukukun Üstünlüğü Misyonu (EULEX) - birçok projeyi destekledi, ancak bunların etkinliği ülkede yine de sınırlı kaldı.

Uluslararası Adalet Divanı Kosova'nın ayrılmasının uluslararası hukuku ihlal etmediğine karar vermiş olsa da cumhuriyetin statüsü tartışmalı durumunu koruyor. Kosova, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu üyesidir. Ancak Rusya ve Çin'in vetosu nedeniyle Kosova'nın BM üyeliği henüz gerçekleşememiştir.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve futbolda FIFA ve UEFA gibi önde gelen spor federasyonları tarafından tanınan Kosova, uluslararası spor turnuvalarına ve yarışmalarına ulus olarak katılabilme şansını yakalamıştır.

Sırp baskısı halen devam ediyor

Kosova devletinin egemenliği bugüne kadar tüm topraklarını kapsamamıştır. Çoğunlukla Sırpların yaşadığı kuzey, cumhuriyete tam olarak entegre olmayı reddediyor. Sırp araç plakalarının hala kullanılıyor olması, Kosova yönetiminin otoritesini bölgeye yaymakta ne kadar başarısız olduğunu gösteriyor.

Kosova Polisi Mitroviça'nın kuzeyine neredeyse hiç hükmedemiyor. Buradaki Kosovalı Sırpların Arnavut kökenli Kosovalılara tahammülü yok. Bu bölgede yaşamakta olan Sırp azınlığın Kosova’daki seçimlere katılmayı ısrarla reddetmesi, seçimleri kazanan adayların durumunu zora sokuyor. Arnavut kökenli adaylar bazen çok az oyla seçilmekte ve göreve getirilmekte, bu da halk desteğinin eksikliğine yol açmaktadır. Bazı durumlarda, seçilmiş yetkililer iş yerlerine ulaşmak için korumaya ihtiyaç duyacak hale gelmektedir.

Kısa bir süre önce, 23 Eylül 2023'te, Kosova sınırı boyunca, Kosova Savaşı'nın sona ermesinden bu yana görülmemiş ölçekte ağır teçhizatın konuşlandırıldığı bir Sırp ordusu yığınağı olmuştu. Yaşanan gerginlik esnasında bir noktada 30 Sırp askeri bir Kosova köyüne girdi. Sırp askerler birkaç Kosovalının ölümüne neden oldular.

Kısa bir süre önce görevden dönen üst düzey bir KFOR subayının kişisel ifadelerine göre, barış gücü askerlerinin Kosova'nın kuzeyinde nasıl davranmaları gerektiğine ilişkin talimat genel olarak muğlak. Buna ek olarak, tüm savaş birimleri ve ağır teçhizat yıllar içinde geri çekilmiştir, bu da daha ciddi bir kriz durumunda KFOR’un etkisinin ne olabileceğinin sorgulanmasına neden oluyor. Yine de Eylül ayındaki gerginlikten itibaren NATO ülkeleri, KFOR’daki asker sayısını 3.700'den 5,200'e çıkarma yoluna gittiler.

Sırbistan, AB üyeliğini tercih etmekle birlikte Rusya'yı ‘bekliyor’

Kosova'nın bağımsızlığının tam anlamıyla uluslararası kabul görmesi için öncelikle Kosova'daki savaş sonrası istikrarsız durumun ve Belgrad ile ilişkilerin önemli ölçüde iyileşmesi ve istikrara kavuşması gerekecektir. Ancak Sırbistan'ın davranışlarında bu senaryoyu istediğini gösteren çok az şey var. Brüksel'in Sırbistan'ın AB'ye entegrasyonu için olmazsa olmaz koşulu olan Kosova'nın Sırbistan tarafından resmen tanınması da hâlâ gerçekleşecekmiş gibi görünmüyor. 

Sırbistan, Ukrayna'daki savaşın sonucunu ve Rusya'nın savaş sonrası Avrupa'daki konumunu görmeyi bekliyor izlenimini veriyor. Bu savaştan Rusya'nın güçlü çıkması halinde Belgrad, Kosova üzerindeki baskısını arttırma eğilimine girebilir ve Kosova'nın bağımsızlığını ortadan kaldırmaya yönelik güçlü bir adım atabilir. Tabii ki bu durumda KFOR’un arkasında duran NATO’nun ne yapacağını da hesaba katarak bunu yapmak durumunda kalacaktır. Bu durumda 1999 şartlarına dönüş, tekrar bir NATO bombardımanı olabilir.

Sonuç

Sırbistan ve Kosova, 2023 yılının Şubat ayında kimlik kartlarının, diplomatik temsilciliklerin, eğitim sertifikalarının, ulusal amblemlerin ve diğer bazı pratik konuların karşılıklı olarak tanınması planı üzerinde ‘kerhen’ anlaştılar. Kerhen diyorum, zira bu plan Belgrad ve Priştine’in isteğinden ziyade, AB ve ABD tarafından iki tarafa da dayatılan bir plandı. Taraflar arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi hedefleyen bu plana rağmen Sırbistan'ın Kosova Cumhuriyeti'ni tanıma eğiliminde olmadığını biliyoruz. 

Sırbistan'ın askeri güç kullanmadan Kosova'yı kendi vilayeti olarak yeniden entegre etme olasılığını, son derece düşük bir olasılık olarak görüyorum. Sorulması gereken asıl soru, Sırbistan'ın stratejik hedefinin iddia ettiği gibi AB'ye entegre olmak mı yoksa yeniden dirilen bir güç olan Rusya'nın Sırbistan'ın geleceğini kardeş bir ulus olarak şekillendireceği varsayımına mı dayanıyor? Ukrayna'daki savaşın sonucu ve Rusya'nın savaş sonrası Avrupa'daki konumu, Batı Balkanların bu bölümünün geleceği açısından belirleyici bir rol oynayabilecek bir potansiyeli harekete geçirebilir kanaatindeyim. Her halükârda Kosova'nın kaderi büyük ölçüde Sırbistan'ın tutumuna bağlıdır. 

Kaynakça

NATO KFOR Change Of Command, 10 Ekim 2023, https://jfcnaples.nato.int/kfor/media-center/archive/news/2023/nato-kfor-change-of-command#:~:text=He%20also%20welcomed%20the%20new,add%20value%20to%20this%20mission.

Beat Eberle, “Kosovo: Scenarios for an unfinished secession”, 22 Ocak 2024, https://www.gisreportsonline.com/r/kosovo/

Sertif Demir, “Kosova’da Neden Durulmuyor? Kosova Krizini Nasıl Anlamak Gerekir?”, STRASAM, 11 Ocak 2023, https://strasam.org/analiz-ve-raporlar/analiz/kosovada-neden-durulmuyor-kosova-krizini-nasil-anlamak-gerekir-1552

Hüseyin Fazla, “Kosova ile Sırbistan Arasındaki Gerginlikte Türkiye’yi Bekleyen Rol Nedir?”, STRASAM, 27 Eylül 2023, https://strasam.org/ua-iliskiler/uluslararasi-sorunlar/kosova-ile-sirbistan-arasindaki-gerginlikte-turkiyeyi-bekleyen-rol-nedir-2404

 

 

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 01.02.2024
  • Süre : 4 dk
  • 884 kez okundu

Google Ads